You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Zindandan Kurtulmak

Forumcu
Zindandan Kurtulmak
Asıl yurdumuz olan ruh aleminden ayrılmakla biz muztaribiz. Mesnevî’nin en başında bu ayrılıktan acı acı şikayet edilmektedir. Mevlana’ya göre ölüm nedir? Ölüm ıstırab dünyasından kurtulmak asıl vatanımıza dönmektir. Bu sebeple ölüm bir kurtuluştur.

Ruhun beden zindanından kurtulması ruh alemine dönmesi hüsn-i mutlaka kavuşması ölümü korkunç
olmaktan çıkarmış tatlılaştırmıştır.

Büyük Mevlana'nın ölüm gecesine “Şeb-i Arus”(düğün gecesi) demesinin sebebi budur. Burası bizim için bir sürgün yeridir ve ruhlarımız da vücutlarımıza hapsedilmiştir. Mevlana bir şiirinde, “Ben neredeyim hapishane nerede? Ben kimin malını çaldım ki bu beden zindanına hapsedildim?” demektedir.

Öldüğüm gün tabutum giderken bende bu cihânın derdi tasası var sanma. Cenazemin götürüldüğünü görünce ‘Ayrılık ayrılık!’ deme. Ölüm günü benim için sevgiliye kavuşma ve buluşma günüdür

Hallac-ı Mansur teessür duymadan darağacında can vermişti

Feridüddin-i Attar kendisini köle olarak satmak isteyen Moğol askerini kızdırmış ölümü göze almıştı

Seyyid Nesîmî şikâyet etmeden derisini yüzdürmüştü...

Bu dünyada gördüğümüz her varlık gelip geçicidir. Bu sebeple bizim bu hayallere gönlümüzü kaptırmamamız örneklerin örneğini güzellerin güzelini aramamız lazımdır. Bir başka deyimle bu hayal aleminin ötesine geçmemiz fani alemden beka alemine doğru yönelmemiz gerekir.
Mevlana'ya göre bu dünyaya sürgün edildikten sonra Allah bize kurtulmak için imkanlar vermiştir:

“Bu varlık alemine geldiğin andan beri kaçabilmen ve kurtulabilmen için önüne bir merdiven konuldu”



Mevlana her vesile ile ruhumuzun beden zindanında hapsedilmiş olduğunu düşünmekte ve kurtuluş
yollarını tahayyül etmektedir. Bir ilkbahar günü bahçelerde dolaşırken kış mevsiminde ölü gibi cansızlaşan kuru dalların canlandığını tomurcuklandığını yapraklandığını görüyor. Tomurcukların dalların sert kabuklarını yararak
çıktıklarını ve zafer sancakları gibi neşe ve heyecanla yapraklarını açtıklarını müşahede ediyor. Bu narin yeşil yapraklar hangi kuvvetle kuru sandığımız dalların sinesinden baş kaldırdılar kabukları delerek karanlık bir dünyadan günün ışığına çıktılar ve hapisten kurtuldular.
Büyük mütefekkir aynı zamanda büyük şair Mevlana yaprağa soruyor:

“Ey yaprak! Elbette bir kuvvet buldun da dalı yarıp çıktın ne yaptın da zindandan kurtuldun? Söyle söyle de biz de bu hapishaneden kurtulmak için senin yaptığını yapalım”



Bu madde aleminin hapishanesine atılan insanın esaret ve hapis hayatına alışması ve buradan çıkmanın kurtulmanın yollarını aramaması bulunduğu bu hayal alemini gerçek bir alem sanarak ggönlünü buraya
bağlaması nereden geldiğini unutması ne acıdır...

Senelerce kafeste yaşayan bir kuşun bir ilkbahar sabahı kafesini açsak da onu hürriyete kavuşturmak istesek esaret hayatına alışmış olan kuş dışarıdaki hürriyetin zevkini bilemeyeceği için şaşkın şaşkın kafes etrafında uçarak dolaştıktan sonra yine kafese dönecek ve unuttuğu vatanını hürriyetini istemeyecektir. Çünkü o kafes hayatını benimsemiştir. Çünkü o esareti gerçek hayat sanmaktadır

Mevlana ruh aleminden bu fani aleme sürgün edilen insana kendisinin ne olduğunu nereden geldiğini anlamaya çalışmasını ve buradan uzaklaşmasının asıl vatanına dönmesinin gerekli olduğunu sık sık hatırlatır:


“Kendini halini düşün kendini anlamaya çalış. Dışarı git seyahate çık asıl yurdunu ara madde aleminin hapishanesinden uzaklaş mana alemine sefer et. Sen kutsal ruh aleminin kuşusun. Bu fani dünyayı benimser burada kalmak istersen sana yazık olur”

Hazret-i Ali, “Sen kendini küçük bir şey zannediyorsun. Halbuki sende en büyük bir alem gizlidir” dedi

Şeyh Galip de bir şiirinde şöyle demektedir:
“Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen
Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen

İnsan hayal alemine dalmış dikkatini kendine çeviremiyor. Etrafını ve kainatı anlamakta çok ileri gitmiş dünyadaki keşif ve icatlarıyla yetinmiyor. Şimdi de gökyüzünü keşfe çalışıyor. Sunî peyklere binip dünyanın etrafında dönüyor. Resimlerini çektiği Ay’a gitmeye uğraşıyor. Merih’te hayat olup olmadığını anlamak için gayretler sarf ediyor fakat kendi gönlüne inip de kendini keşfedemiyor.

“Efendi! Sen kendinden kendine sefer et kendinde kendini ara!” diyen gönüller sultanı Mevlana insan gönlünün derinliklerine indi. Hakikî insanı ve insanda bulunan cevheri keşfetti.


“Ey can! Sevgilin kimdi haberin var mı?
Ey gönül! Sende misafir olan kimdir haberin var mı?”

Kendinde misafir olanı bulan ve onu seven için artık ayrılık mevzubahis olamaz. Başkaları vuslat diye çırpınırken Sevgiliye kavuşmak için yanıp tutuşurken o

“Ben Sevgiliye kavuşmaktan dem vurmuyorum vuslattan bahsetmiyorum çünkü ben Sevgiliden ayrı değilim” diyor

Mevlana'ya göre madem ki insanda ilahî bir emanet vardır insan bu emanetin değerini ve kendi kıymetini daha doğrusu insanlığını bilmelidir. İnsan Allah tarafından kendisine lütfedilen ilahî emaneti kabul ederek yeryüzünde onun halîfesi olmuştur.

Böyle hareket ederse insan ihtiraslarını ve beşerî zaaflarını öldürerek daha ölmeden evvel aslını bulacak ve gurbetten kurtulacaktır. Sözümü Hazret-i Mevlana’nın bir rubaisi ile bitireyim:

“Dostun varlığının sana açılıp aydınlanmasını istiyor isen özün içine gir. Kabuktan yukarı çık yüksel dost bir zattır ki etrafında örtüler kat kattır. O kendi varlığına gark olmuş iki cihan da onda gark olmuştur...”

Şefik Can...
Deliye her gün  bayram...
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: Zindandan Kurtulmak
Allah subhanehu ve teala razı olsun..
Göz sayesinde görüyor olsaydın gece uyurken rüya göremezdin.
Demek ki görmüyorsun, sana gösteriliyor.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Üye
RE: Zindandan Kurtulmak
Allaha şükürler olsunki okuyup anlayabiliyoruz Rabbimin rahmetini faydalı bi yazı Rabbim faydalan kullarından kılsın bizi teşekkürler.
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.