RE: Zeytin dalı
Kaynak türkiyegazetesi.com.tr hedef kızıl elma"
*kızıl elma Türk milliyetçiliğinin önemli sembollerindendir. Kızıl Elma ilkesini Ziya Gökalp, Turan Ülküsü ile birleştirerek yeni bir anlam kazandırmıştı. Kızıl Elma, Türk mitolojisinde Oğuz Türkleri için üzerinde düşünüldükçe uzaklaşan ancak uzaklaştıkça cazibesi artan ülkülerdir
hedefi ve amacı simgeler. Ulaşılması gereken yeri, fethedilmesi gereken beldeyi devlet kurma idealini, cihan hakimiyetini, veTürk birliğini ifade eder Kızıl Elmanın ne zaman, nerede ve nasıl ortaya çıktığı bilinmez, Osmanlı ile birlikte tarihe ve edebiyata mal olmuştur Osmanlılar döneminde Batıya doğru yürütülen cihadın sembolüdür
*Kızıl Elma ülküsü yeniçeriler arasında yaygınlaştırılmış ve savaşma azmini yüksek tutmak için kullanılmıştır Kızıl", Türk kültüründe kıymetli bir renktir "elma" ise mistik bir yanı bulunan; bolluk, bereket, şifa kaynağı bir meyvedir. Ancak Kızıl Elma sembolü Eski Türklerde Güneş ve Ay’ı anlatan kızıl toptur muncuk’ adıyla bayrak ve tuğların tepesini süslemiş zaferin işareti hakimiyetin sembolü, fetih ülkesini ifade etmiştir.
Kızıl Elma ilk kez Orta Asya Türklerinde doğmuş Ergenekon’dan dışarıya çıkma ve kaybedilmiş yurdu alma idealini simgelemiştir Türkistan'dan Hazar Denizi'ne gelen Oğuzların Hazar kağanının ipek çadırındaki hakimiyetinin ifadesi altın topu yani Kızıl Elma'yı ele geçirmeyi ülkü edindikleri düşünülür.
"*Devletler insanlar gibidir. devletlerin hedefleri, bir milletin geleceğidir çok yüksek olmalıdır.
Osmanlıyı Osmanlı yapan en büyük etken hedefin yüceliğidir Osman Gazi’nin oğullarına söylediği şu ifadeler manalıdır:Ertuğrul Osman oğlusun
Oğuz Karahan neslisin Hakkın kulusun İstanbul’u aç gülzar yap Osman Gazi, “babanı, atanı sev ve say, tarih şuuruna sahip ol, sakın kibre ve gurura kapılma”, diyerek güzel hasletleri tavsiye edip İstanbul’u aç gülzar yap” diyerek hedefi gösteriyirdu İstanbul’u almak Osman Gazi’den yedi asır önce Efendimizin ümmetine bıraktığı bir ideal idi. İşte Osman Gazi’de devletinin hedefini yüksek tuttu Efendimizin müjdesi evlatlarına Osmanoğullarına nasip oldu.*İkinci Viyana bozgunundan sonra savunma kalan milletimiz son vatan parçasını kaybetmek tehlikesiyle karşılaşınca 15 Temmuz yürüyüşü ile kendine geldi. Tarihini ceddini ecdadını hatırladı kendisini yok etmek isteyenlere ölmedim mesajı verdi. Ordumuz Afrin Harekâtı ile dünyanın kabadayısı benim deyip sınırına terörist yığanlara, orada dur ”diyerek haykırdı.Asker, asırlar öncesindeki hedefi dün kaldığı yerden devam ettiriyor Kızılelma’ya yürüyor cumhurbaşkanımız bizim Kızılelma’mız var” diyor İşte devlet-millet, işte lider-asker birlikteliği budur. Kızılelma ülküsü ve hedefine böyle ulaşılır…Kızılelma, Türklerin idealidir.
*Kızılelma cihan hâkimiyetinin fetih idealinin sembolüdür Türkler ulaşacakları zafere, Kızılelma adını verirlerdi. Oğuzlar’da yaşayan gelenek Osmanlılarda da görülmüştür.
Osmanlı Türk cihan hâkimiyeti mefkûresine bağlanmışdır İstanbul’u bunun ilk merhalesidir hedefi Efendimiz belirlemişti.Kızılelma şartlara göre değişiyordu. İstanbul’un fethinden sonra Türklerin yeni hedefi İslam dünyası için haçlı seferlerinin tahrikçisi olan Romadır Yahya Kemal, Otranto Kalesi’ni alan Gedik Ahmed Paşaya şöyle sesleniyordu Çıktı Otranto’ya pür-velvele Ahmed Paşa Tuğlar varsa gerektir Kızılelma’ya kadar
Ra’d-ı tekbîr kopup gitmelidir bank-i ezan
Dâr-ı küffârda meşhur kenîsâya kadar
*cihangir padişah Sultan Mehmed, Kızılelma ülküsünü şöyle belirtiyordu: “Dünyada tek bir din, tek bir devlet, tek bir padişah ve İstanbul da cihanın payitahtı olmalıdır…”Roma’nın fethedileceğine dair hadis-i şerif sebebiyle Müslümanlar Roma’nın fethini hedef edinmişlerdi. Bundan dolayı Yıldırım Bayezid ecnebilere, “Roma’ya kadar gidip, atımı San Pietro mihrabında yemleyeceğim” demişti.Kanuni Papalık dünyasının Belgrad, Budin Viyana Kızılelma oldu.cihangir padişah kışlaları ziyaret eder, askerlerin şerbetini içer ve o Kızılelma’da buluşuruz” cümlesiyle, onları ideallerini canlı tutardı.Kızılelma ülküsü Yeniçeriler arasında çok yaygındı. Talimde Destiye kurşun atar, keçeye kılıç çalar, Kızılelma’ya dek gideriz”, sözü bu ideali gösterirdi. Hacı Bektaş ocağına bağlı bulunan Yeniçeriler ocağın bozulmasıyla Kızılelma kapusun fethederken nacağı Ne revadır bozula Hacı Bektaş ocağı”diyerek üzüntülerini ifade edeceklerdir.
Bunu ilk beğenen sen ol.