You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

General
RE: Zeytin dalı
Kaynak tdv islam ansiklopedisi.info
suriye KÜLTÜR ve MEDENİYET

*Fetihten Osmanlılar’a Kadar. Eski bir kültür ve medeniyet merkezi olan Suriye, islamdan önce önemini kaybetmişti. Bölgede Bizans’ın vasalı ana dilleri Arapça ve Ârâmîce’yi öğrenen Gassânîler Bizans etkisi ile Hıristiyanlığı kabul etmişlerdi. Suriye’de Hicazda olduğu gibi sadece şiirde gelişme yaşanmış ve şairler sarayca desteklenmiştir. Fetih ordularıyla Suriye’ye gelen sahâbîler İslâm’ın öğretilmesinde ve yayılmasında önemli rol üstlenmiştir. Dımaşk Valisi Yezîd in İslâm’ı öğretecek muallimler istemesiyle Hz. Ömer Muâz Ebü’d-Derdâ ve Ubâde b. Sâmit’i Suriye’ye göndermiştir*Suriye’ye yerleşen sahâbîler İslâm’ın öğretilmesinde büyük rol oynamış, ilk ilim halkaları kurulmuştur. en etkili sahâbî Dımaşk kadısı Derdâ’dır. Ebû Zer Ubeyd öne çıkan diğer isimlerdir. Hz. Osman Dımaşk’a Kur’an okutmak için Mugīreyi görevlendirmiştir. Suriye’deki camilerde ilim halkalarının ilk basamağını küttâb adı verilen, okuma yazmanın öğretildiği mektepler oluşturmaktaydı. İslâm’ın ilk yıllarında ilmî hayat dinî pratiklerle İslâm’ın öğretilmesine yönelik olarak Kur’an, fıkıh, hadis ve siyerdi Arap olmayanların İslâm’ı kabul etmesiyle Kur’an’ın okunması ve Arapça’ya dair çalışmalar başlamış ve giderek artmıştır.

*Emevîler döneminde gelişme gösteren kıraat ilminde Suriyeli âlimler önemli yer tutardı Yedi kıraat imamından biri olan İbn Âmir Ebü’d-Derdâ’nın talebesi Atıyye Suriye’de yetişmiştir. ez-Zührî hadis ve siyerde önemli rol oynamıştır. Emevîler devrinde Suriye, tahsilini Medine’de tamamlayan Halife Abdülazîz ve Ebû Müslim büyük fakihlerdir Suriye siyer çalışmalarında Medine’den sonra ikinci bölgedir Hz. Peygamber gazvelerinden bazılarını Suriyede gerçekleştirmiştir Tarih alanındaki ilk çalışmalarda fetihler konusuna önem verilmiştir. *Emevîler suriyede tarih çalışmalarına öncü olmuştur. Halife Abdülazîz, Dımaşkta Katâde’yi Ümeyye Camii’nde siyer ve megāzî anlatmakla görevlendirmiştir. Kelâm ilmini ortaya çıkartan Kaderiyye ve Cebriyye grupları oluşmuştur Dımaşkī ile Dirhem Suriye’de yaşamışlar ve görüşlerini yaymışlardır.Suriye’de tıp, kimya, felsefe astronomi tercümeleri yapılmıştır, Emevîlerin Humus Valisi Hâlid tarafından desteklenmiştir. İskenderiyeli bir rahip olan Maryânos Suriyede kimya, tıp ve astronomiyle ilgili kitaplar yazmış zengin bir kütüphane kurulmuştur
Dımaşk’ta rasathânede vardır Halife Velîd cüzzamlılar hastahane yaptırmıştır Medih ve hiciv gelişmiş, şiir siyasî propaganda aracına dönüşmüştür Emevîler devrinde Suriye’de sarayda önemli şairler yetişmiştir. hıristiyan Arap şairi Ahtal ile yönetimi savunan şiirler söyleyen Dımaşkī bunlardandır.

*Abbâsîler zamanında Suriye, İslâm’ın merkezi olma niteliğini kaybetmiş ilim seyahatlerinin yapıldığı bir bölge olmuştur. Emevîler’in son dönemiyle Abbâsîler’in ilk döneminde Suriye’de yetişen en önemli âlim Evzâiyye mezhebinin kurucusu fakih Evzâî’dir. Selef itikadının temsilcisi olan Evzâî Kaderiyye ve Cebriyye akımlarına karşı çıkmıştır. Abbâsîler devrinde Suriye’de Şâfiî ve Hanefî mezhepleri yayılmıştır. Suriye’de Şîa inancı Selemiyede öne çıkmaktadır. Evzâî’nin ardından ünlü hadis âlimleri arasında İsmâil b. Ayyâş ve Saîd b. Abdülazîz dikkat çekmektedir. VIII. yüzyılda Suriye’de öne çıkan fakihlerin başında Yahyâ b. Hamza Ebü’l-Muhâcir, Yahyâ el-Gassânî gelmektedir.*Suriyeli pek çok âlim ilim için gittikleri Bağdata yerleşmiştir. Irak, Mısır ve Endülüs’ten âlimler hadis almak üzere hadis âlimleriyle meşhur Suriye’ye gelmiştir. hadis âlimi ez-Zübeydî Dımaşk’ta uzun süre kalmış olan Ebû İshak önemli alimlerdir Abbâsî Devleti’nde şiir ve tarihçiler yetişmiştir. Hamdânîlerde Kuzey Suriye’de edebî hayat gelişmiştir. Bağdat’taki anarşi sebebiyle 941 de Suriye’ye göç eden Türk filozofu Fârâbî ömrünün son yıllarını Hamdânî hâkimiyetindeki Suriye’de geçirmiştir. Halep hatibi Nübâte şair Mütenebbî, ünlü Arap filozofu ve şairi Maarrî, Hamdânîler Suriye’sinin en önemli simalarıdır.
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Zeytin dalı
Kaynak tdv islam ansiklopedisi.info
suriye KÜLTÜR ve MEDENİYET

*Fâtımîler, Kahire’de kurmuş oldukları dârülilmler Dımaşk, Halep gibi şehirlerde tesis etmişler Şîa propagandası yapmışlardır İslâm dünyasında yaygınlaşan medreseler Ehl-i sünnet kültürünü güçlendirmiştir. Suriye Selçukluları Dımaşk’ta ilk Hanefî medresesi Sâdıriyye Medresesi kurulmuştur Böriler sünni inancı devam ettirmiştir Dımaşk’ta beşi Hanefîler’e, biri Şâfiîler’e ait medreseler yaptırılmıştır. Halep’te Selçuklular tarafından 1116 da ilk medresenin inşasına başlanmış ve 1123 de Artuklular zamanında tamamlanmıştır. Sünnî medreseler sayesinde ilim ve fikir canlanmıştır. Halep Selçuklu Meliki Tutuş şehirde Bâtınîler için bir dârüdda yapılmasına izin vermiştir Nûreddin Zengî medrese geleneğini hızlandırmıştır
*Nurettin zengi Suriye’de Ehl-i sünneti canlandırmak için medrese yaptırmıştır. Dımaşk’ta ilk dârülhadis Nûriyye Dârülhadisi tıp eğitiminin verildiği ilk hastahane Bîmâristânü’n-Nûrî kurulmuştur Zengî Halep, Humus, Hama ve Ba‘lebek’te medreseler inşa ettirmiştir. Benî Ümeyye Camii, dârülhadis, Bîmâristânü’n-Nûrî ve Halep Ulucamii’nde zengin kütüphaneler oluşturulmuştur. Haçlı seferlerinde Suriye’de zayıflamış olan ilim ve düşünce hayatı Nûreddin Zengî’nin katkılarıyla önemli bir gelişme göstermiştir. medreseler ve vakıflara âlimler ilim adamları Suriye’ye gelmiş,ve yerleşmiştir. Bu Suriye’de yetişen tarihçiler arasında en önemlileri İbnü’l-Kalânisî ve Ebü’l-Kāsım dır

*Suriyeye Âlimlerin gelişi Selâhaddîn-i Eyyûbî döneminde hızlanmıştır Selâhaddin’ âlim ve devlet adamlarını korumuştur Eyyûbî, Sünnîliği güçlendirmiştir. Fâtımîlerin Bâtınî mezhepleriyle mücadele için dört Sünnî medreseler kurmuştur. dârülhadis ve dârülkur’an adlı ihtisas medreselerini yaptırmıştır. hankah, ribât ve zâviyelerin sayısı artmıştır. tasavvufî ve ilimler okutulmuştur Suriye’de Eyyûbîlerden sonra da pek çok medrese açılmıştır. Dımaşk’ta Azîziyye, Âdiliyye, Eşrefiyye dârülhadisleriyle ed-Dahvâr’ın tıp medresesi sayılabilir. *sadece Halep’te on beşten fazla fıkıh medresesinin vardı Şehirde kütüphaneler gelişmiştir. Eyyûbîler döneminde vahdet-i vücûd felsefesinin en büyük mümessili Muhyiddin İbnü’l-Arabî, İbnü’l-Hanbelî, önemlidir. Eyyûbîler zamanında Suriye’de tarihçilik gelişmiştir. Eyyûbîler tarihçilere destek vermiştir Felsefe, matematik, astronomi ve tıp alanlarında önemli ilim çalışmaları yapılmıştır İlme büyük destek veren Memlük sultanları, Dımaşk ve Suriyede cami, medrese, hankah ve ribât inşa ettirerek zengin vakıflar kurmuştur dört mezhebe ait fıkıh medreselerinin sayısı büyük rakamlara ulaşmıştır.

*Memlükler devrinde özellikle hadis alanında ilmî merkezi Dımaşktır medrese sayısı 150’nin üzerindedir eğitim ve öğretim cami türbe hankah, ribât ve zâviyelerde devam etmiş medreselerde dinî ilimler ve tıb öğretilmiş Halep ilim merkezi haline gelmiştir Moğol istilâsıyla Anadolu, Irak ve İran’da sıkıntılı bir dönem yaşanmıştır Endülüs ve Kuzey Afrika’dan gelen İslâm ulemâsının Suriyeye yerleşmesiyle bölgede ilmî hareket canlanmıştır Memlükler döneminde Suriye’de medreseler yaygınlaşmış ilim çok ileri seviyeye ulaşmıştır din Arap dili ve edebiyatı, tarih ve terâcimde görülmemiş derecede eser telif edilmiş,ilmî harekete en çok katkıda bulunan şehir Dımaşk olmuştur, *Memluk devirinde Suriye’de dinî ilimlerde çok sayıda âlim yetişmiştir. Kıraat alanında Dımaşklı İbnü’l-Cezerî, tarihçi ve müfessir İbn Kesîrdir Suriye’de önemli dilciler yetişmiştir. Nûreddin Zengî’nin yaptırdığı hastahanelere ilâve olarak yeni hastahaneler inşa ettirmiştir. Memlük dönemi Suriye’si Mısır’la birlikte İslâm tarihçiliğinin zirvesini teşkil eder. ansiklopedist veya derlemeci âlimler pek çok eser telif etmiştir.
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Zeytin dalı
Kaynak tdv islam ansiklopedisi.info
suriye KÜLTÜR ve MEDENİYET

*Osmanlılar döneminde Suriye’de ilmî ve fikrî hayatta Memlük dönemi devam ettirilmiştir Arap edebiyatı çöküş devri yaşamıştır Arap bölgelerinin Osmanlı hâkimiyetine geçmesiyle ilim ve kültür hayatı başşehir İstanbul’a kaymıştır Suriye’de ki
Suriye’deki Memlük medreseleri eğitim faaliyetini sürdürmüş Osmanlı sultanları ve beylerbeyileri yeni medreseler açmış ve medreselere müdahale edilmemiştir. medreselere Türk yöneticiler tayin edilmiş , müderrisler mahallî ulemâdan seçilmiştir Suriyeli âlimler müderris olarak görev almak ve üst bir görev için İstanbul’a gidiyorlardı. Suriye’ye tayin edilen Türk idarecileri mahallî ulemâ ile dost olmuş derslere katılmışlardır. Osmanlılar döneminde Dımaşk, Halep Suriye’nin büyük şehirleri ve merkezdir*Muhammed el-Makkarî Dımaşkta büyük ilgiyle karşılanmış ve Emeviyye Camii’nde Dımaşk ulemâsıyla dersler vermişti, Suriyeli talebeler ve âlimler İstanbul, Kahire, Bağdat, Mekke ve Medine gibi şehirlere ilim amacıyla gidiyorlardı.XIX. yüzyılda modern eğitim kurumları açılmadan eğitim ve öğretim medrese cami, tekke, hankah ve türbelerle âlimlerin evlerinde yapılıyordu. Camilerdeki dersler halka açıktı. Suriye’nin en saygın ilmî kurumu Dımaşk’taki Emeviyye Camii ile Sultan Süleyman’ın Mimar Sinan’a inşa ettirdiği Süleymaniye Külliyesidir. Medreselerde İslâmî ilimler astronomi, tıp, felsefe matematik okutuluyordu. Osmanlı dönemindeki ünlü medreseler Âdiliyye, Berrâniyye, Fârisiyye, Takviyye, Cevvâniyye, medreseleridir.

*Osmanlı âlimleri fıkıh, hadis, tefsir gibi İslâmî ilimlerin yanı sıra tabii bilimlerde bilgi sahibiydi. Şam’da Gazzî ailesi şahsiyet tefsir, kıraat ve fıkıh alimiydi bu ailenin en önemli âlimi Bedreddin el-Gazzî’dir. Çivizâde Mehmed Efendi, Bostanzâde Mehmed Efendi, Şam’a gidip ondan ders almışlardı. Bu durum İstanbul-Şam arasındaki ilmî bağı kuvvetlendirmişdir. Bedreddin el-Gazzî’nin oğlu el-Kevâkibü’s-Berrâniyye Medresesi müderrisi hem de Emeviyye Camii imamıydı. Gazzî ailesi pek çok âlim çıkarmıştır. Nablusî ailesi Şam ulemâsı arasında zikredilmektedir*Osmanlılar döneminde Suriye’de tarih ve terâcimde pek çok âlim yetişmiştir. İslâmî ilimlerde yetişenler padişah tarafından İstanbul’a davet edilerek iltifat görmüş ve çeşitli görevlere tayin edilmiştir. Emeviyye Camii’nde tıp dersleri verilmektedir. Suriyede XVIII. yüzyılda Avrupalılar’ın desteğiyle misyoner okulları ve cemaat mektepleri açılmış hıristiyan halk tarafından kabul görmüştür Bunların ilki Dımaşk’ta hıristiyanlar tarafından 1775’te açılan Lazarist misyoner okuludur. Daha sonra Beyrut Amerikan Üniversitesi’ne dönüşecek olan Suriye Protestan Kolejidir düşünce adamları Osmanlı karşıtı muhalefet hareketine destek vermiştir. 1833-1840 yıllarında İbrâhim Paşa Suriye’de pek çok misyoner okulu açtırmıştır.

*1879’da Midhat Paşa’nın el-Cem‘iyyetü’l-hayriyye’yi kurmasıyla on okul açılmış, okullar devlet okuluna dönüştürülmüştür. XIX. yüzyılın sonunda Suriye’de devlet okullarının sayısı artmıştır. dinî eğitim ve tabii bilimler de okutulmuştur medreselerin yanında modern eğitim mektepleri ve misyoner okulları eğitim vermiştir II. Abdülhamid döneminde Suriye, Selefî hareketin merkezidir Selefî âlimleri Suriye’de Osmanlılar’a karşı muhalefet hareketinin mihveri konumundaydı. Suriye’deki en önemli tasavvufî hareket Hânî ailesinden şeyhlerin liderliğindeki Nakşibendîliğin Hâlidiyye koludur.
Suriye’de ilk matbaa Halepli hıristiyanlar tarafından XVIII. yüzyılın hemen başlarında kurulmuş Arapça dinî kitaplar yayımlanmıştır.*Mısırlılar’ın hâkimiyetinde Suriye’de matbaalar açılmıştır. 1864 te Osmanlılar Suriye’de ilk matbaayı kurmuştur. Ardından gazeteler Arapça ve Türkçe yayımlanmış matbaalarda pek çok eser basılmıştır. Arap dünyasında yayınlar Mısır’dan sonra ilk defa Suriye’de çıkmış XIX. yüzyılın ikinci yarısında İlk gazeteler misyonerlerce çıkarılmıştır. çoğunlukla Lübnan’da yayımlanmaktaydı. Suriye’de ilk resmî vilâyet gazetesi 1865’te neşir hayatına başlayan Sûriyye’dir. Bunu Halep’teki el-Furât gazetesi takip etmiştir. Halep’te 1867’de yayımlanan diğer gazete Ġadîrü’l-Furât’tır. Aynı yıl Dımaşk’ta eş-Şâm adlı ilk özel gazete çıkmış, bunu 1878’de çıkan ed-Dımaşķ takip etmiştir.
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Zeytin dalı
Kaynak tdv islam ansiklopedisi.info
suriye KÜLTÜR ve MEDENİYET


Abdurrahman b. Ahmed el-Kevâkibî’nin Hâşim Attâr ile birlikte 1877’de neşrettiği eş-Şehbâ Halep’te yayımlanan Arapça ilk gazetedir. II. Meşrutiyette Suriye’de basın yayın genişlemiştir. Bu yayınlardan en meşhuru Kürd Ali’nin 1906’da Mısır’da çıkarıp Şam’da neşrettiği Muķtebes adlı edebiyat dergisidir. Arap milliyetçileri İttihat ve Terakkî, yönetiminde Suriye’de el-Müşkât adında bir gazete çıkarmaktaydı. Cemal Paşa 1916’da eş-Şarķ ı yayınlamıştır. Halep’te Fransız mandası döneminde, el-Mîzân dergilerini çıkarmıştır

1903’te Osmanlılar, Şam Tıp Fakültesi’ni açmış, bunu 1919’da Dımaşk Üniversitesi’nin temelini oluşturan Dımaşk Hukuk Fakültesi izlemiştir. Bu okul Tıp Fakültesi’yle birlikte 1923’te Suriye Üniversitesi’ni oluşturmuş, Suriye Üniversitesi 1958’de Dımaşk Üniversitesi’ne dönüşmüştür. Fransız mandasında devlet okulları ve yabancı okullar varlıklarını sürdürmüştür 1946’da Suriye’nin bağımsızlığını kazanmasıyla millî eğitime önem verilmiştir. Halep Üniversitesi 1958’de açılmış, 1971’de Lazkiye’de Tişrîn, 1979’da Humus’ta Ba‘s Üniversitesi kurulmuştur. 2000 den itibaren liberal Suriye’de devlet üniversiteleri ve özel üniversiteler açılmış gazete ve televizyonlara müsaade edilmiştir.

Tâhir el-Cezâirî tarafından Suriye’nin ilk halk kütüphanesi olarak 1881’de kurulan Dârü’l-kütübi’z-Zâhiriyyedir Zâhiriyye’deki el yazmaları 1984’te Dımaşk’ta Suriye Millî Kütüphanesi’ne nakledilmiştir. Şam’da Kürd Ali başkanlığında 1919’da el-Mecmau’l-ilmiyyü’l-Arabî adıyla oluşturulan ilmî müessese Suriye’de Arap dili ve edebiyatının canlanmasında rol oynamıştır. Bu kurumun çıkardığı Mecelletü Mecma Suriye’nin yayın hayatı devam eden en saygın dergilerindendir. Fransız hâkimiyetinde 1922 de Institut Français kurulmuştur. Suriye XIX. yüzyıl sonları ile XX. yüzyılda şair ve edipler yetiştirmiştir.
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Zeytin dalı
Kaynak tdv islam ansiklopedisi.info
suriye Mimari. 

*Suriye’de iklim ve malzemenin uygunluğundan Eskiçağ’lardan beri yoğun bir yapılaşma görülür. Ugarit Pers , Büyük İskender Sâsânî Roma ve Bizans kültürlerinden kalan anıtsal yapılar İslâm yapılarına örnek olmuştur. Emevîler öncesindeki mimaride Mescid-i Nebevî örnek alınmıştır Dımaşk’ın fethi ve başşehir sanat yönü ağır basan bir bayındırlık faaliyetine girişilmiştir. Büyük paralar sarfedilmiştir Dımaşk’taki Emeviyye Camii ile Tedmür yakınındaki halifelere ait çöl kasırları ilk anıtsal örneklerdir.Suriye’deki antik şehirler İslâmî dönemde de kullanılmıştır. *Emevîler Dımaşk ve çevresinde Abbâsîler, Bağdat ve Irak’a önem vermiş Suriye’de yalnızca Rakka’da varlıklarını sürdürmüşlerdir. Selçuklu Atabekler Eyyûbî, Memlük ve Osmanlı idaresi Dımaşk, Halep, Hama, Humus, Busrâ, Müzeyrib, Kutayfe, İdlîb, Lazkiye gibi yerleşim merkezlerinde sivil yapılar ve vakıf tesis etmiştir. stratejik noktalarda hisar ve kaleler yaptırılmıştır. Ebû Ca‘fer el-Mansûr’un 772 de kurduğu Râfika şehri Eskiçağ’dan kalan Rakka ile birleşmiş ve bu adla anılmıştır. şehrin etrafı tuğla ve kerpiçten surlarla çevrilmiş, hendekle desteklenmiştir. Görkemli kale kapılarından Bağdat Kapısı günümüze ulaşmış, diğer kapılarla sur, kule ve burçların yıkılmıştır. Şehir Selçuklularca yeniden şekillenmiş günümüze gelmiştir

*770’li yıllarda yapılan Rakka Ulucamii kulelerle desteklenmiş tuğladan surların çevirdiği avlu ve harim bölümünden oluşmaktadır. Üst örtü ve revaklar yıkılmış olup beden duvarlarıyla harime geçilen kapı kemerleri sağlamdır Silindirik tuğla minaresi avlu içinde inşa edilmiştir. Hârûnürreşîd kazı çalışmalarını tamamlatmış, dört eyvanlı avlulu geleneksel planda tasarlanmış Selçuklu Sarayı restore edilmiştir. Rakka yapılarına ait süsleme örnekleri müzede sergilenmektedir. Suriye’nin başşehri Dımaşk’ın İslâm ve Türk mimarisinde önemli bir yeri vardır *Mimari eserlerin yoğun olduğu şehirlerden biri de Halep’tir. Sur içinde ve çevresindeki tarihî doku, mimari malzeme ile şekillendirilmiştir şehir Osmanlı şehirciliğinin tipik bir örneğini sergiler Sur camilerle kapalı çarşılar, saray ve konaklarıyla halep yaşayan bir müzedir Şehrin anıtsal ve en eski kültür varlığı halep Ulucami’dir Halep Kalesi İslâm döneminde inşa edilmiştir. Arazisi düzdür etrafı üçlü savunma sistemi hendek ve surlarla donatılmıştır. Surlar her dönemde onarılmıştır Surların bir bölümüyle Bâbülhadîd, Bâbünnasr, Bâbüantâkiye ve Bâbükınnesr kapıları günümüze kadar gelebilmiştir kalenin on beş kapısı vardır Eskiçağ’dan kalma bir höyüğün üzerine kurulan iç kaleyi Hamdânî Seyfüddevle yaptırmıştır,

*Nûreddin Zengî ve Eyyûbîler halep kalesinin surlarını takviye ederek burç ve kuleler ekletmiştir. Kaleye Son şeklini Memlük Sultanı Kansu Gavri vermiştir iç kalede saray ve hizmet binaları bulunmaktadır. İç kalenin en dikkat çekici bölümü güneybatıdaki büyük burçlarla birleşen ana giriştir Zengî döneminin eseridir iki burç arasına yerleştirilen giriş kapısıyla rampalı bir köprüden oluşur. Kale içindeki yapılar saray, iki cami, iki hamam, Osmanlı kışlası, yöneticilerin ve muhafız askerlerin kaldığı değişik plan ve boyutta çok sayıda oda yer almaktadır.*Halep’teki Nûreddin Zengî Bîmâristanı, Nûreddin Zengî tarafından 1154 te tıp mektebi ve araştırma hastahanesi olarak kurulmuştur Büyük avlulu ve eyvanlıdır Selçuklu üslûbunda tasarlanmıştır çok sayıda oda ve değişik mekânlarıyla anıtsal bir mimariye sahiptir. Düzgün kesme taşla örülmüş duvarları, kitâbe kuşakları, taçkapı ve pencerelerle donatılmış görkemli cepheleriyle dikkati çeker terkedilmiş ve kapalı durumdadır.
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Zeytin dalı
Kaynak tdv islam ansiklopedisi.info
suriye Mimari. 

*Ulucami’nin kuzeyindeki Selçuklu Sarayı XIII. yüzyılda yapılmış, ve kullanılmıştır. Osmanlılar zamanında Adalet Sarayı olarak hizmet veren yapıya günümüzde el-Matbahu’l-Acemî denilmektedir. Ortası havuzlu, dört eyvanla çevrilmiştir, üzeri kubbe ile örtülüdür büyük bir taht salonu, farklı büyüklükte oda ve salonlarıyla klasik Türk saray geleneğinde tasarlanmıştır. Ana eyvanın batısındaki geniş mekân mescid olarak düzenlenmiş, hamam, mutfak, kiler, gibi hizmet birimleri sarayın kuzeyine alınmıştır. Harem yıkılmışdır. Duvarlar ve mermer, çini ve kalem işi süslemelerle bezenmiştir. Saray müze olarak kullanılmaktadır.*Halep’in anıtsal yapılarından biri de 1235 tarihli Medresetü’l-Firdevs’tir. Eyyûbîler döneminde dikdörtgen bir planla iki bölüm tasarlanmıştır. Avlunun ortasında bir havuz, kıble yönünde üç kubbeli bir mescidle iki kapalı oda, doğu ve batı kanatlarında üçer kubbeli mekânlar mevcuttur. Eyvanların birleştiği batı köşesine küçük bir minare yerleştirilmiştir. Düzgün taş malzemeden oluşturulmuş sağlam mimarisi renkli mermer süslemeleriyle dikkat çeken medrese, planı, kemer kurgusu, örtü sistemi ve mekân tasarımıyla Selçuklu sanatının en güzel örneğidir

*Zâhiriyye medreseleri Halep’te Selâhaddîn-i Eyyûbî’nin oğlu Melik Gāzî adına yaptırılmıştır. Firdevs mahallesinde sur içindeki medrese Berrâniyye 1219 da sur dışındaki Cevvâniyye medresesi 1223 te yaptırılmıştır Cevvâniye Medresesi eyvanlı, revaklı avlululudur Selçuklu medresesidir Güney kanadı mesciddir yapı türbesi, anıtsal taçkapısı ve eyvanı ile dikkat çeker Hayır Bey Türbesi Şeyh Ali Türbesi diye anılmaktadır. Memlükler’den Halep nâibi Hayır Bey tarafından 1514 te yaptırılmıştır. Ortada bir eyvanla yanlarda kapalı iki mekândan oluşur. kare planlı tasarlanmıştır. kıble duvarına mihrap nişi açılmış, üstleri kubbeyle örtülmüştür. renkli taş çerçeveli pencereler yazı kuşağı Memlük ustalarına özgüdür
*Bâbükınnesrîn mahallesinde bulunan Hammâmü’l-Cevherî, Memlükler’in Halep nâibi Emîr Alâeddin tarafından 1384 te inşa ettirilmiştir. Klasik hamam şemasında tasarlanan yapının en gösterişli bölümü soyunmalık kısmıdır. Memlük sanatının tüm unsurlarını üzerinde taşımakta, cephe düzeni, kitâbesi ve renkli mermer süslemeleriyle dikkat çekmektedir. Mimar Sinan’ın tasarladığı Hüsrev Paşa Külliyesi 1546 da Vali Hüsrev Paşa tarafından yaptırılmıştır Ahmediyye Medresesi mescid, türbe ve medreseden oluşan küçük ölçekli zarif bir eserdir 1752 de kütüphane olarak kullanılan yapı günümüzde terkedilmiştir Avlusunun hazîre haline getirilmiştir. Hazîrede İstanbul üslûbunda işlenmiş mezar taşları mevcuttur.

*Kapalı çarşı içindeki Gümrük Hanı Vali Mehmed Paşa tarafından 1574 te inşa ettirilmiştir. Geniş bir avlu ile eyvan ve iki katlı odalardan oluşmaktadır. Avlu üzerine mukarnaslı kubbe kasnağı oturtulmuş, kubbe örülmemiştir. Ortasında mescid bulunmaktadır. Mukarnaslı taçkapısı ile renkli taş süslemeleri Memlük geleneğini sürdürmektedir. Beytü’l-Gazâle XVII. yüzyılda vali konağı olarak yapılmıştır. Geniş bir avlu iki ve üç katlı mekânlarla terastan meydana gelmektedir. Yapı boyunca yükselen ana eyvan mimari kurgusu kadar ahşap ve kalem işi süslemeleriyle dikkat çeker Suriye’deki konak türü konut mimarisinin tipik bir örneğidir selâmlık, harem, dinlenme ve çalışma odaları, hamam, mutfak, depo ve hizmetli odalarıyla devleti temsil edebilecek bir donanıma sahiptir.
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Zeytin dalı
Kaynak tdv islam ansiklopedisi.info suriye 

*Eyyûbî ve Memlük camileri, revaklı bir avlu ile enine dikdörtgen planlı, mihrap önü kubbe ile, tonozla örtülü bir harimden oluşmaktadır. Osmanlı yapılarında, revaklı avlu ile birlikte son cemaat yeri ve mekânın tamamını kapatan tek kubbe dikkati çekmektedir. Memlükler’in kare kaideli, sekizgen gövdeli minarelerine karşılık Osmanlılar’ın silindirik ve çokgen gövdeli zarif minareleri şehrin görüntüsüne Osmanlı şehri imajını vermektedir. Halep’teki medreselerin çoğu avlulu eyvanlı şemalarıyla Selçuklu üslûbunda bağımsız olarak şekillendirilmiştir. Osmanlı medreseleri külliye içinde genellikle başka yapılarla ortak bir avlunun etrafında yer almıştır. *Şehir hanları ile saray, konak gibi sivil yapılara dinî yapılar kadar önem verilmiştir. Anıtsal mimari boyutları ve zengin süslemeleriyle Halep zenginleştirilmiştir Halep mimarisinde halepin kaliteli kalker taşı kullanılmıştır. Anıtsal yapılarda cephe  taçkapı , avlu-eyvan Selçuklu geleneğini yansıtır Sivri kemer ve mukarnas süslemeler Memlük döneminde her yapıda yer alan kabartmalı yazı kuşakları Halep mimarisinin ana özelliklerdir. Süslemede mermer ve kalker taşı doğrudan işlendiği gibi mozaik tekniğinde kakma ve kaplama  kullanılmıştır. avlu zeminleriyle mihrapların yer aldığı kıble duvarları ve eyvan  çok renkli mermer süslemeciliği Dımaşk yapıları kadar Halep’te de yoğunluk kazanmıştır.

*Kale kapıları ile surlardaki ejder ve aslan kabartmaları Türk şehirlerinde görülen ana motiflerdir. Avlusu veya avlu  girişlerinde havuz-şadırvan gibi bir su mimarisi mevcuttur
Selçuklu, Eyyûbî, Memlük ve Osmanlı dönemlerinde imar edilen Hama, depremlere ve diğer yıkımlara rağmen Türk dönemi karakterini yitirmemiştir. Yığma bir tepe üzerine kurulan şehrin iç kalesinden günümüze hiçbir mimari örnek ulaşmamıştır. Surlar ortadan kaldırılarak park ve mesire haline getirilmiştir. Ulucami gibi Nûreddin Zengî Külliyesi şehrin önemli yapılarındandır Cami, medrese, bîmâristan ve hamamdan oluşan külliye, 1172 de Nûreddin  Zengî tarafından yaptırılmıştır. Âsi nehri kenarındadır yalnız cami kullanılır durumdadır. *Ebü’l-Fidâ Camii ve Türbesi ünlü tarih bilgini ve devlet adamı Ebü’l-Fidâ’ya aittir ve 1327 de yapılmıştır. Birkaç defa geçirilip onarılmıştır sağlam ve kullanılır durumdadır. Dikdörtgen planlı bir iç avlu ile  harimden oluşmaktadır kuzeybatı köşede minarenin önünde türbe yer alır Âsi nehri kıyısında bulunan Ubeysî Camii’nin kitâbesinde 1636 yılında Mustafa Ubeysî tarafından inşa edildiği yazılıdır Memlük dönemlerine aittir Etrafı başka yapılarla sarılmış, iç kısım yenilenmiştir.  Kendirciler Çarşısı, Uzunçarşı hamada tanınmış Türk kültür varlıklarıdır. Hama’nın en büyük
hanı olan Gümrük Hanı sağlam değildir Giriş cephesi dışında kalan kısımları yıkılarak okul yapılmıştır. Girişi  Esad Paşa Hamamı zengin süslemeleriyle ünlüdür.

*Şam Valisi Esad Paşa, Hama’da 1752 de Kasrü’l-azm adıyla muhteşem bir hükümet konağı yaptırmıştır. Yapı, tahribata rağmen özgün şeklini korumaktadır. Bina müze haline getirilmiştir. Osmanlı Hicaz Demiryolu şebekesinin (1901-1905) bir halkasını oluşturan Hama Tren İstasyonu kısmen zamanımıza kadar gelebilmiştir. Hama mimarisindeki taş işçiliği  abartılı bir  süsleme içerir avlu döşemeleri, fıskıyeli havuz sistemleri, mihrap ve duvar kaplamalarında renkli mermer süslemeleri Selçuklular’dan Osmanlılara  kadar kullanılmıştır. Dinî mimaride cami ve mescidlerin Osmanlı öncesinde  enine dikdörtgen planlı, tek veya iki sahanlı bir harimden oluştuğu görülür.  tonozlar geniş kemerlerle desteklenmiştir
*Hama, Halep-Dımaşk kervan yolunda  birçok han inşa edilmiş şehir ticaret merkezi haline getirilmiştir. Kale tipinde sağlam bir mimariye sahip  ticaret hanları şadırvanlı bir avlu iki katlı,  revaklı odalardan oluşmaktadır. avlunun ortasında bir mescid yer almaktadır. hanlar çarşılar özellikle Osmanlı döneminde şehrin sosyal ve ekonomik yapısını diri tutmuştur Memlük döneminden günümüze kadar varlığını  sürdüren su  kemerleri,  Hama’nın sembolüdür Hama yakınındaki Selemiye kasabası Şümeymis Kalesi Osmanlı yapısıdır Bir tepe üzerinde toprakla yükseltilmiş kale uzaklardan kartal yuvasına benzemektedir. Hisar niteliğindeki yapının yalnızca surlarından bazı bölümler günümüze ulaşmıştır. Selemiye’deki İsmâiliyye Cami ve Türbesi sağlam ve kullanılır, hamam ise metrûk durumdadır.
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Zeytin dalı
Kaynak tdv islam ansiklopedisi.info suriye 

*Konum ve mimarisiyle Suriye’deki en görkemli savunma tesislerinden olan Hama’daki Kal‘atü’l-Hısn, Sultan Baybars’ın eseridir. Haçlı işgali ve Osmanlı dönemlerinde eklemeler yapılmıştır. İç kalesi, müstahkem burç ve kuleleri, sarayı, camisi, kilise, depo, dehliz ve koridorlarıyla kitâbe, arma ve damgayı üzerinde taşıyan muhteşem bir mimarlık âbidesidir. Aynı adla Baybars tarafından yaptırılan külliyede cami, bîmâristan, türbe ve zâviye yer almaktadır. Yapıları yıkılmışdır. Humus’ta Memlük Sultanı Baybars’ın yaptırdığı Hâlid b. Velîd Camii, II. Abdülhamid tarafından 1898 de yenilenmiş, 1973’te Suriye Vakıflar Bakanlığı’nca restore edilmiştir. Kemerleri iki renkli taşlarla çatılmış revaklı iç avluya açılan cami  Batılılaşma dönemi Osmanlı mimari üslûbunu yansıtmaktadır.
Dört ayak üzerine oturtulmuş merkezî örtü sistemine sahiptir. aydınlatma yöntemi gotik katedralleri hatırlatmaktadır. Zengin süslemeli mihrap ve minberi dikkati çeken unsurlardır. Ahşap türbe kapısı Memlük döneminden kalmadır.
*Fezâil Camii Sirâc Camii ve Osmânî Hamamı, Paşa Hamamı, Tren İstasyonu Humus’ta ilk Osmanlı eserleridir. Eyyûbî eseri ulucami yenilenmiştir. Humus’un kapalı çarşısı ve sokakları ile evleri tarihî dokusu Osmanlı mimarisidir Âsi nehri kenarında yükselen kayalık üzerine kurulmuş hisar niteliğindeki Şeyzer Kalesi harabedir Hama-yolundaki Kal‘atü’l-Madîk ise  sağlamdır. Aynı yol güzergâhında Nebke’de Sinan Paşa Camii ve Hanı Osmanlı Sarayı, Madîk Kalesi Lazkiye-Halep yolu üzerinde Eriha’da Kara Mehmed Mescidi, İdlîb’de Beşir Ağa Camii Osmanlı mimarisinin temsilcileridir. Madîk’teki Osmanlı Camii enine dikdörtgen planlı, mihrap önü kubbeli, girişinde üç gözlü son cemaat yeri olan sağlam bir yapıya sahiptir.

*Kızlarağası Mehmed Ağa’nın 1563 te yaptırdığı Osmanlı Hanı büyük ölçekli, tek katlı hol ve büyük odalardan oluşan bir plan şeması gösterir.
Akdeniz sahilinde bir liman şehri olan Lazkiye, Osmanlı döneminde gelişmiştir. Çarşı ve hanlarıyla  Osmanlı üslûbu hâkimdir. Mağribî Camii Lazkiye’nin cuma camilerindendir. Geniş bir avlunun önündeki cami  kesme taşla örülmüş, güney cephesi süsleme ve kuşatma kemerleriyle hareketlendirilmiştir. Kuzeyinde revaklı abdest mahalli ile hücreler, bitişiğinde türbe  yer almaktadır. Çok kubbeli yapılar grubunda büyük ölçekli bir plan şemasına sahip Cedîd Camii 1727 de Süleyman Paşa’nın eseridir. dört sütun ve kemerlere yaslanan altı kubbe ve iki tonozlu örtü sistemiyle Osmanlının Suriye’deki temsilcisidir
*Pazar Camii Şeyh Zâhir Camii  lazkiedeki mütevazi  camilerdir  Lazkiye’deki cami minareleri çokgen veya silindirik gövdeleriyle Osmanlı tarzını yansıtır Cebele ve Lazkiye’deki yapıların iç mekânlarında süslemeye yer verilmemiş, taş yapılar sıvanarak kireçle badana edilmiştir. Lazkiye’deki sivil mimari  Suriye’nin diğer şehirlerinden farklıdır Sahil şehri oluşu yanında Fransızlar’ın işgal yıllarında mimari dokuya müdahale etmeleri konutlarla ticaret merkezlerinin görüntüsünü değiştirmiştir.Tartus’ta İbrâhim Adî Türbesi kare planlı dilimli kubbe örtülü, Osmanlı makam türbesidir. Osmanlı Hamamı  yenilenmiştir. Lazkiye’ye 35 km. uzaklıkta Behlûliye’deki Selâhaddin Kalesi, Suriye’deki en büyük ve görkemli Eyyûbî eseri olup, bölgeye hâkim yüksek dağ silsilesi üzerine kurulmuştur.

*Hama-Lazkiye yolu üzerinde Masyâf Kalesi, Kadmûs Kalesi, sahilde Bâniyâs’taki Merkab Kalesi hisar türünde askerî amaçla yapılmış müstahkem savunma tesisleridir. Cebele’de Sultan İbrâhim (İbrâhim Edhem) Külliyesi 1350  Memlük eseridir; Osmanlılar ve Suriye tarafından yenilenmiştir. Cami zâviye, imaret, türbe ve idare binalarından oluşur büyük  bir yapıdır. Güneydoğu köşesi İbrâhim Edhem için türbe olarak düzenlenmiştir. Cebele’deki Hamevî ve Mansûrî camileri de Memlük eseridir.Güney Suriye’de Antikçağ’ın ünlü şehirlerinden Busrâ’da İslâm dönemi eserleri  kalıntıların üzerine kurulmuş Yapı duvarlarında bazalt cinsi taş tercih edilmiş, mekânlar kemer ve konsollara yaslanan düz levha şeklindeki taş dizilerinden oluşan bir tür çatı ile örtülmüştür.
*Fâtıma (Fâtımî) Camii X. yüzyıl sonunda yapılmış, 1208 de Eyyûbîlerce genişletilmiştir. Dört köşe minaresi ve bazalt taşıyla örülmüş sağlam mimarisiyle günümüze kadar gelmiştir. Busrâ’nın en büyük camisi Ömerî Camii Câmiu’l-Arûs antik eserler üzerine Emevî döneminde 721 de yapılmıştır. Kare gövdeli yüksek bir minare revaklı iç avlu ile önde kıbleye paralel iki sahanlı harimden oluşmaktadır. Cami 1112 de yenilenmiştir. Busrâ’da Hz. Muhammed’in konakladığı yerde ona hürmeten 1136 da yapılan Gümüştegin Medresesi’nin mimarlık tarihinde önemli bir yeri vardır. Selçuklu medreselerinin ilk örneklerindendir antik malzemeler ve yöresel bazalt taşı kullanılmıştır
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Zeytin dalı
Kaynak tdv islam ansiklopedisi.info suriye   

*Busrâda antik mimari egemendir 1134 tarihli Hızır Camii Gümüştegin’in eseridir. Yâkūt Camii, Ebü’l-Fidâ Medresesi ve Mencek Hamamı Eyyûbî, Osmanlı  Mescidi ise 1903 Osmanlı döneminden kalmadır. Busrâ  minareleri kare planlı, dört köşe kalın gövdeleri, içte spiral merdivenleri, ikiz pencere şeklinde dört yöne açılan müezzinlikleriyle aynı özelliği taşır. Romalılar’ın yaptığı Birketü’l-hâc denilen  su sarnıcı birkaç defa onarılmış ve günümüze kullanılmıştır. Baybars’ın 1277 de tamir ettirdiği Erîhâ Ulucamii bir avlu önünde enine dikdörtgen planlı iki sahanlı şeması, mihrap önü kubbe, diğer kısımları çapraz tonoz örtülü taş mimarisi ve kare gövdeli minaresiyle tipik bir Türk eseridir. *Erîhâ’daki Kara Mehmed Mescidi  küçük ölçekte ele alınmıştır. İdlib Ulucamii Câmi-i Kebîr çok kubbeli Osmanlı camileri grubunda tasarlanmıştır  Beşir Ağa Camii, Suriye’deki geleneksel Osmanlı  mimarisini yansıtır. minaresi sekizgen gövdelidir. Halep yakınlarında Bâb’daki el-Câmiu’l-Kebîr  bir Selçuklu eseridir ve Memlükler döneminde 1343 te  yenilenmiştir. Revaklı avlunun ortasındaki şadırvan Osmanlı döneminde eklenmiştir. Menbicteki  Necm Kalesi IX. yüzyılda kurulmuş, Melik Zâhir zamanında 1216 da ilâve edilmiştir. Hisar türünde, yolları kontrol etmek amacıyla yapılan askerî tesislerden biridir. Şam-Der‘â yolu üzerindeki Müzeyrib Kalesi, Sultan Selim tarafından inşa ettirilmiştir. Kale meskûn mahaldir ve harabedir

*II. Abdülhamid’in 1901-1905 te yaptırdığı Hicaz Demiryolu hattı Suriye topraklarından geçer Tren istasyonları  birçok yapı ile birlikte tasarlanmıştır. istasyonlarda idare binası, yolcu bekleme salonları misafirhaneler, lojmanlar, tuvalet ve su depoları, hangar ve eşya depoları yer almaktadır. Hicaz  hattı terkedilince mimari eserlerin çoğu harabe haline gelmiştir. Der‘â, Hırbetü’l-Gazâle, İzra‘ ve Mehacce tren istasyonları Der‘â-Şam arasındaki Hicaz Demiryolu hattına  önemli örneklerdir. Der‘â’daki Sûku’l-atîk de tren istasyonu ile birlikte yaptırılmış ticaret merkezidir. Suriye’deki hanlar menzil  ve şehir içi hanları olmak üzere iki grupta toplanır. Menzil hanları mimari yapılardır. Yol hanları kale tipinde inşa edilmiştir *Şam-Hama yolundaki Arus Hanı ile Dennûn Hanı yeni restore edilen menzil hanlarıdır. Şam-Humus yolunun Bağdat kavşağındaki Ayaş Hanı bir menzil hanıdır Şam-Humus yolu üzerinde Kutayfe’deki Sinan Paşa Külliyesi han, hamam, mescid, imaret ve zâviyeden oluşan menzil külliyesidir. Küçük ölçekte ve kare planlıdır Girişinde Osmanlı mimarisinde son cemaat yeri mevcuttur. Mihrap ve minberi taştan yapılmıştır, iç mekân kireçle sıvanmıştır. Sekizgen gövdeli minarenin şerefesi ahşap siperlikle kapatılmıştır. hamam terkedilmiştir külliyenin askerî tesis olarak kullanılmaktadır. Şam-Palmira yolundaki Türâb Hanı, Menkûre Hanı ve Nâsıriye yakınındaki Utne Hanı harabe halindedir

*Hama-Halep karayolu üzerindeki Hân-ı Şüyûh  büyük bir menzil külliyesidir. çevresinde bir kasaba vardır külliyenin avlu cami, tekke, zâviye, hamam, köşk, konak ve bedesteni mevcuttur. II. Abdülhamid zamanında 1907’de tamiratı yapılan külliye yıkılmıştır. Hama-Halep yolundaki Maarretünnu‘mân’daki Murad Paşa Hanı XVII. yüzyılda büyük ölçekte tasarlanmıştır. eyvan, oda ve hollerden oluşur revaklı avlusunun ortasına mescid-tekke yerleştirilmiştir. imaret, fırın, hamam gibi yapıları vardır. Günümüzde döşeme mozaikleriyle mimari elemanların sergilendiği müze durumundadır. Maarretünnu‘mân’da ayrıca Selçuklu dönemi eseri ulucami  Nebî Yûşâ Mescidi ve Makam Türbesi Maarre Kalesi gibi anıtsal  yapılar bulunmaktadır. Sebil Hanı ve Camii önemli Türk mimari eserleridir.*Ca‘ber Kalesi Tabya Barajı suları altında kalmış, yakınındaki Süleyman Şah Türbesi 1974’te yüksek bir alana taşınmıştır. Kalenin konumu ile müstahkem surları ve savunma tesisleri, Fırat nehrindeki  ulaşımı koruyacak nitelikte askerî  mimarlık âbidesidir. İçindeki yapılar yıkılmış, yalnızca Kale Camii’nin minaresi ayakta kalmıştır. Mezarların taşınması ile üzerine yapılan yeni Süleyman Şah Türbesi modern bir mimari tasarımla şekillendirilmiştir. İçinde üç sanduka vardır
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Zeytin dalı
Kaynak huzursayfası.com İlayı Kelimetullah Nedir

*İ'LÂY-I KELİMETULLAH Allah'ın adını yüceltmek için Allah'ı inkar edenlere karşı savaşmaktır
Allah'ın adını İslâm dininin tevhid akîdesini şanına uygun bir biçimde yüceltip yaymaktır cihattır
İslâm, bütün insanlığadır. hayrın insanlara yetişmesi insanlık ile hayrın arasına hiçbir engelin girmemesi, Allah Teâlâ'nın  yücelmesi ilahi kelimetullahtır İslâm nimetinin  insanlığı kuşatmasına yayılmasına karşı çıkanlar, insanla hayrın arasına girmiş Allah'ın kelimesine saldıran bir mütecavizdir  engelleyici güçleri ortadan kaldırmak için yapılacak mücadele, Allah'ın kelimesini yüceltmeye çalışmak ilahi kelimetullahtır*mücadele ve savaş insanlara zorla İslâmı kabul ettirmek için değil, onlara fikir ve vicdan hürriyeti vererek doğru yolu bulma imkanını elde etmeleri için yapılır. İslâm dini, hiç kimseyi  inanmaya zorlamaz. Ancak, İslâm'ın yolunu tıkayanları etkisiz hâle getirerek hidayete erdirir İslâm, adalet ve doğruluktur ona saldıranlar, zâlimlerdir müslümanlar Allahı yüceltmek için savaşmalıdır allahtan uzaklaşanları -kılıca sarılmak pahasına- tekrar O'na bağlamak gerekir. i'lây-i kelimetullah görevi;  adalettir tecavüz ve düşmanlığın önlenmesidir  şu ayeti zikredelim "Eğer müminler  savaşırlarsa aralarını düzeltiniz; saldıranlarla Allah'ın buyruğuna dönmelerine kadar savaşınız; dönerlerse aralarını adaletle bulunuz, adil davranınız; şüphesiz Allah adil davrananları sever" (el-Hucûrât, 49/9).

*İslâm'da cihad ilâyı kelimetullah uğrunda ve İslâm yolunda gayret göstermektir. cihat i meşrû müdafaa malın, ırzın, hayatın müdafaası ve tehditi ortadan kaldırmak, dinî korumak  İslâm toplumunu korumaktır Allah'ın hâkimiyeti ve emirleri için yapılan çalışma ilahi kelimetullahtır müslümanlar kesinlikle savaşı ve düşmanı sevmez, savaş söz konusu olduğunda ellerinden gelen gayreti sarfederler. Allah Teâlâ, saldırgan tarafın barış isteğinin kabul edilmesini müslümanlardan şu ayet ile ister: onlar barışa yanaşırlarsa, sen de yanaş  Allah'a güven. O şüphesiz işitir ve bilir" (el-Enfâl).  hadis-i şerif de Düşmanla karşılaşmaya  istekli olmayın, Allah'tan selamet dileyin. onlarla karşılaşırsanız sebat edip sabırlı olun. Cennet kılıçların gölgesi altındadır" (Buhârı, Cihad).
*İnsanoğlunun yeryüzüne gönderiliş ve yaratılış gayesi, Allah'ın hakimiyetini ve hükümdarlığını kurmak, O'na kul olmak ve ibadettir. İnsanı  gayesinden saptıran, Allah'a kul olmaktan çıkarıp kula kulluk eden güçler, Cenâb-ı Hakk'ın hakimiyetine kafa tutmuş, inanç  hürriyetini gasp etmiş ve toplumu fesat çukuruna sürüklemişlerdir. "hak, kendilerine apaçık belli olduktan sonra, içlerindeki çekememezlikten inananları, imandan küfre döndürme hevesindedirler kendi dinlerine uyuncaya kadar asla dindarlardan hoşnut olmazlar ve güçleri yetse müslümanları dinlerinden döndürünceye kadar savaş ederler işte bu inkârcıların fitne ve fesatlarına engel olmak, insanları kişilere kul olmaktan kurtarıp Allah'a kulluğu ve O'nun hakimiyetini kurmaya çalışmak, Allah Teâlâ'nın insanlara emridir.

*Yeryüzünde fitne kalmayıncaya ve din Allah'ın oluncaya kadar savaşın. vazgeçerlerse sataşmayın. Zulmedenlerden başkasına düşmanlık yoktur" (el-Bakara).  İslâm dindar olduğunu iddia eden kendini ehl-i kitaba nisbet eden müşriklere  Allah'ın güç ve otoritesine karşı çıkan şirkte bulunanlara cihat ilân edecek ve bunu mukaddes bir görev bilecektir.Kur'an-ı Kerîm'de i'lây-ı kelimetullah için,  cihat edenlerden şu şekilde  bahsedilir: "İnananlardan oturanlar ile, mal ve canlarıyla Allah yolunda cihat edenler eşit değildir. Allah, mal ve canlarıyla cihat edenleri, mertebe yönüyle  üstün kılmıştır. cenneti vadetmiştir, -Nisâ,
*Allah için cihat edenlere ödül olarak verilecekler ayetlerle bildirilir: "Ey inananlar! Sizi can yakıcı  azaptan kurtaracak kazançlı yolu göstereyim mi? Allah'a ve peygamberine inanır, Allah yolunda canlarınızla, mallarınızla cihat ederseniz; bu en iyi yoldur. Allah günahlarınızı içlerinde ırmaklar akan cennetlere, Adn cennetlerine koyar. Büyük kurtuluş budur" (es-Saff); "Allah şüphesiz, Allah yolunda savaşıp öldüren ve öldürülen müminlerin canlarını ve mallarını Tevrat, İncil ve Kur'an'da söz verilmiş bir hak olarak Cennete karşılık satın almıştır. Verdiği sözü Allah'tan çok tutan kim vardır? yaptığınız alış verişe sevinin; bu büyük bir başarıdır" (et-Tevbe).
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.