Anneannem derdi ki: İnsan kısadır oğlum ve bilmezden gelir kısalığını, bilseydi yarışmazdı yollarla, göğe evler yükseltmezdi.
Nazlı anneannem sözü de uzatmazdı ısrarı da... Az söyler, bir söylerdi. Bir de adamın kötüsünü piyade, sözün fazlasını şiir
yaparlar derdi, piyade olduğumu da gördü şiir yazdığımı da...
Küçücük bir büyük anneydi, onu yitirince anladım, kısacıkmış her şey, insan kısaymış ağaçtan, ikindiden
elmadan, güneşten, kardan, yağmurdan...
Gölgemiz bile bizden uzunmuş. Ya çocukluk o da rüyasından kısaymış meğer, sanki altı kardeş nöbetleşe rüya görsek hepimizden bir çocukluk belki çıkarmış.
Bu dünya bir pencere türküsünü söylerdi de
anlamazdık.
Bu dünyaya alıştık, şimdi zor geliyor dünyadan gitmek.
Bazen rüyama geliyor, kısacık
kalıyor, bir gülümseme kadar. çok uzatma diyor.
Şiiri kimse anlamaz ve ömrün de uzamaz bundan...
İnsan yanlışlarıyla büyür.
Aşkı uzun boylu sanırdım
anladım ama, ne zaman harflerinden de kısaymış aşk...
Bazen yazıncaya kadar geçiyor, bazen zaman alıyor
aşkı içimizdeki ormandan kurtarmak. Aşk kısa, şiir uzun,
sözgelimi bir ağaç kaybolsa da orman yine orman...
Ya bir harfi kaybolsa, zaten kaç harf ki insan.
ö.ayral
)