You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Zamana Sığmayan Sözler

Zamana Sığmayan Sözler

Profesör
RE: Zamanın Ötesine Sözler

[Resim: avatar_1657.gif]

Bırak ey biçare feryadı belâdan kıl tevekkül
Zira feryat belâ ender hatâ ender belâdır bil
Eğer belâ vereni buldunsa, safâ ender atâ ender belâdır bil
Eğer bulmazsan bütün dünya cefâ ender fenâ ender belâdır bil
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: Zamanın Ötesine Sözler




[Resim: g%C3%BCljfgj.bmp]

Elest buyruğuna kendilerini kaptırmış olanlar,
O Elest meclisinin ahdinden sarhoş olmuşlardır.
Dert durağında ayakları direnmiş, kalmıştır onların,
Can vermede elleri açıktır onların.
Kendilerinden geçiş şerbetini içmişlerdir de
Korkudan da geçmişlerdir, umuttan da.
Varlıktan da geçmişlerdir, yokluktan da; onlar asla
Gönüllerini bağlamamışlardır ezele, ebede.
Çevikleşmişlerdir onlar da, bir adımda
Sonradan oluş deresinden atlayıp geçmişlerdir.
Baş olmak, başköşeye kurulmak sevdasını atmışlardır,
Kulluk yerine çöküp oturmuşlardır onlar.
Benliklerinden, varlıklarından geçmişler, sevgiliyle var olmuşlardır;
Şaşılacak şey şu ki: Onlar hem yoktur, hem var.
Birlik ehli olan kişiler bunlardır işte;
Bunlardan başkaları, hep kendilerine tapanlardır.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: Zamanın Ötesine Sözler
[Resim: 0_6de83_9f3acd83_XL]

Her zaman bu yemyeşil gül bahçesinden pılımı-pırtımı dışarıya çekmedeyim;
Vahdet âleminden bir âlemi avucumun içine almadayım.
Ne tahtım var, ne yüzüğüm; fakat "Rabbim, bana Öyle bir saltanat ver ki benden sonra hiçbir kimse nail olamasın o saltanata"(96)' demekteyim.
Turdağı da yok, ateş de;
Neyi can suyu görürsem denize atıyorum;
Neyi seçer can parası görürsem ateşe fırlatıyorum.
Ben dudukuşu gibiyim; dünyaysa önümde ayna sanki;
Hâsılı hoş görmek gerek beni; kendimden başkasını göremiyorum.
Aklım, aynanın ardında ne söyletiyorsa,
Ben ancak o sözü, o anlamı diie getirmedeyim.
Gezip dolaştığım, eğlendiğim yer, bir konuk yurduna benziyen tabiatımın dışındadır;
Bakıp gördüğüm yeri seyret de sen de gör; gökyüzü çardağının da ötesinde.
Gönlümü bir ayna haline getirdim de bengisuyu buldum;
İnanmıyorsan bak da gör; hem Hızır'ım ben, hem İskender'im.
Şimdiyedek dilimde "Beni de, oğlumu da putlara tapmaktan uzaklaştır" sözü vardı(98)
Bendeki kılavuzumsa "Ben batanları sevmem" âyetidir(99).
Köpek yaratılıslı kişilerin boynunda değersiz bir boncuğum ama,
Arslan erlerin tavlasında değeri bulunmaz, paha biçilmez bir inciyim ben..

[Resim: avatar_1657.gif]

Bırak ey biçare feryadı belâdan kıl tevekkül
Zira feryat belâ ender hatâ ender belâdır bil
Eğer belâ vereni buldunsa, safâ ender atâ ender belâdır bil
Eğer bulmazsan bütün dünya cefâ ender fenâ ender belâdır bil
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 09-11-2014, Saat:11:19 PM, Düzenleyen: Gül-i Cennet.
Profesör
RE: Zamanın Ötesine Sözler



•Aşık ay gibidir. Yıldızın arasırida panl parıl parlar, görünür. Şunu iyi bil ki, ılçıktan yaratıldığı halde tecellî ile mest olan Hakk aşığı "ay"a bile kılavuz olur, yol gösterir.
•Aşığın etrafında yüz binlerce ham kişi olsa, benim iki gözümü de bağlasalar, yine de sana o kalabalık arasında aşığı bulur, gösteririm.
•Yanıma gel, kulağını bana ver de sana bazı şeyler söyleyeyim. Ama söyleyen ben değilim. Peri yüzlü bir güzel benim ağzımdan, dudaklanmdan sana seslenmededir.
•Benim ağzımdan konuşan güzel peri kızına gönül veren, aşık olan varlık da adem'in oğlu değildir, Havva'dan da doğmamıştır.
•Ay yüzlü güzelimi gören güneş gibi ateşler içinde kalırsa, gök gibi elsiz, aksız dolaşır durursa buna şaşma!
•Şu dünyada eğer aklın, aklı başında olsaydı, kalkar gelirdi. Dünya üzerinde ki acayip hayatı, boş yere birbirlerimizle didişip durmamızı görür de şaşırırdı; bu ne biçim hayat derdi?
•Akıllı, fikirli adam; gönlün yüzünü gören kişi, halkı çağırmaya layık olan canın kametini duyan kişidir.
•Aklın varsa sır açma. Bizim sevdiğimiz peri bizim yanımızda bulunmadıkça bizde akıl, fıkir arama!

[Resim: avatar_1657.gif]

Bırak ey biçare feryadı belâdan kıl tevekkül
Zira feryat belâ ender hatâ ender belâdır bil
Eğer belâ vereni buldunsa, safâ ender atâ ender belâdır bil
Eğer bulmazsan bütün dünya cefâ ender fenâ ender belâdır bil
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 10-11-2014, Saat:08:23 PM, Düzenleyen: Gül-i Cennet.
Profesör
RE: Zamanın Ötesine Sözler
Sensiz ben altın kadehle şarab içsem zevk duyamam!


"Nasılsın; ne işle meşgulsün?" diye sordun sevgilim! Seninle beraber olunca, iş güç kalır mı? Sen olmayınca da bir iş yapmak istesem, Allah'a yemin ederim ki, inlemeye başlarım. Ancak elimde bu kalır.
• Sensiz ben, altın kadehle şarabı içsem zevk duyamam. Bana ancak baş ağrısı verir, bende mahmurluk, sersemlik kalır.
• Sen, uçsuz bucaksız bir ırmaksın. Cihan da bir köprü. Uçsuz bucaksız bir ırmağın üstüne köprü kurulabilir mi? kurulsaydı, bu köprüden geçilebilir miydi?
• Alemde dört mevsim vardır. Her mevsim de öbürüne zıt! Dört düşmanla ayrı ayrı savaşmaya can dayanır mı? Huzur kalır mı?
• Ey güzelliğin baharı olan sevgili, sen gel, mevsimlerin aslı sensin. Gel de, birbirine zıt olan bütün mevsimler yansın, yok olsun. Senin güzelliğin baharın hükmünü yürütsün, dünyada yalnız ilkbahar kalsın.

[Resim: 14+11+2013+-+1.jpg]

[Resim: avatar_1657.gif]

Bırak ey biçare feryadı belâdan kıl tevekkül
Zira feryat belâ ender hatâ ender belâdır bil
Eğer belâ vereni buldunsa, safâ ender atâ ender belâdır bil
Eğer bulmazsan bütün dünya cefâ ender fenâ ender belâdır bil
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: Zamanın Ötesine Sözler
Sayı ile verilen nefesi boş sözlerle tüketme!




• Ben, cennet köşkünden ve cennet sarayından ansızın aç ve çıplak bir halde, böyle bir dünya kapısının dibine düştüm.
• Bu dünya, benim için sevilecek bir yer, bir bayram yeri olamaz. Çünkü ben, bu dünyanın kötülüğünü, çirkinliğini gördüm. 0, sapsarı suratlı yüzüne allık süren, kendini güzel göstermeye çalışan birine benziyor.
• 0 kötü diken ağacını gül renkli allık ne kadar süsler? 0 diken her ciğere, her ayağa batmıştır.
• 0 takma saçlarını bırakmış, kel kafası ile ortaya çıkmış. 0 yaşlı kör kadın; kaşlarını iğneyle damgalayarak karartmış.
• Onun ayak bileğindeki halhallarına bakma!
• Ey yüzü yıkanmış süfî; yürü; elini de dünyadan yıka, fazlaca oyalanma yani ondan uzaklaş! Ey başını usturayla tıraş eden, kazıyan süfî! Gönlünü de onun sevgisinden kazı at!
• Dünyada mutluluk arayan, ona gönül veren kişi bahtsızdır, ağır canlıdır. Dünyada yaşama zevkine düştüğü için kavurma gibi kavrulacaktır.
• Ey sevgili! Ey bizi yoktan, yokluktan yaratıp şu aleme atan azîz varlık! Bizi şu dünyanın acaib işleriyle oynatıp duran; feryadımıza yetiş! Bizi ağır canlılıktan kurtar!
• Bize, o sonu bulunmayan güzelin diriltici nefesinden bahset! ne zamana kadar sayı ile verilmiş nefesi şu dünyanın boş sözleri ile tüketeceksin.

[Resim: ilahi+komedya+cennet.jpg]

[Resim: avatar_1657.gif]

Bırak ey biçare feryadı belâdan kıl tevekkül
Zira feryat belâ ender hatâ ender belâdır bil
Eğer belâ vereni buldunsa, safâ ender atâ ender belâdır bil
Eğer bulmazsan bütün dünya cefâ ender fenâ ender belâdır bil
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 13-11-2014, Saat:07:01 PM, Düzenleyen: Gül-i Cennet.
Profesör
RE: Zamanın Ötesine Sözler
Maşallah çok güzel ve dêrûni sözler... gülücük
Geldi üzerime üç keder bir anda,
Yalnızlık,esaret ve sevgilinin hasreti,
Yalnızlığın ve esaretin çaresi var,
Ama sevgilinin hasreti,
Sevgilinin hasreti..
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: Zamanın Ötesine Sözler
Mevlana'dan işin ehlinden çıkınca sözlerde güzel oluyor tabi..

[Resim: avatar_1657.gif]

Bırak ey biçare feryadı belâdan kıl tevekkül
Zira feryat belâ ender hatâ ender belâdır bil
Eğer belâ vereni buldunsa, safâ ender atâ ender belâdır bil
Eğer bulmazsan bütün dünya cefâ ender fenâ ender belâdır bil
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: Zamanın Ötesine Sözler
kiminin yüreği mevlanın sözleri gibidir
sade, temiz ve sevgi doludur
Geldi üzerime üç keder bir anda,
Yalnızlık,esaret ve sevgilinin hasreti,
Yalnızlığın ve esaretin çaresi var,
Ama sevgilinin hasreti,
Sevgilinin hasreti..
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: Zamanın Ötesine Sözler



[Resim: amentu_gemi.gif]


“Ey benim dostum! Seni başıboş bırakmam; dâimâ seninle meşgûlüm. Ben seni bırakmam, terk etmem; lutfumla yüceltir dururum.

Yüzüne kendi şuâlarımdan, kendi nûrlarımdan nûr bağışlarım. Seni yardımsız bırakmam. Başını kaşımak gerekirse, iki parmağımla değil, on merhamet ve şefkat parmağımla kaşırım.

Hoşnutluk âsumânında binlerce inâyet bulutu vardır. Eğer yağarsam, o buluttan boşanır da senin başına yağarım.

Gel yanıma da, gözlerine yeni bir sürme çekeyim; çekeyim de sırlarımı görüp anlamak için gözlerin aydınlansın.

Lutfum öylesine çok, keremim öylesine bol ki; yabancıların bile ellerinden tutmadayım. Hâl böyle iken yakınlarımdan, hâs dostlarımdan lutfumu nasıl olur da esirgerim.

Zâten benim dostum ölmez. Zîrâ âb-ı hayâtı içmiştir. Hem de kimin elinden biliyor musun? Nîmetler sâhibi Allah sâkîlerinin elinden.

[Resim: avatar_1657.gif]

Bırak ey biçare feryadı belâdan kıl tevekkül
Zira feryat belâ ender hatâ ender belâdır bil
Eğer belâ vereni buldunsa, safâ ender atâ ender belâdır bil
Eğer bulmazsan bütün dünya cefâ ender fenâ ender belâdır bil
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.