Geçmişe özlem duyarsın
Özlersin bir zamanları
Ve dalarsın
Gözlerin ufka bakarken;
Önünü dahi göremezsin
Benliğini ararsın derinlerde,
Özlemlerini ararsın,
Hüzünlerini
Ve hani bulmaya çalışırken kendini
Daha bi kaybolursun ya
Hani zaman olur ya
Aşkı ve sevgiyi ararsın
Bazen bir serçenin gözyaşında,
Bazen bir martı çığlığında,
Bazen küçük bir çocuğun
“anne” diye haykırışında
Ya da bir çift gözde arasın
Hani baktıkça bakasın artar,
Hani baktıkça yılların hikâyesini
Anlatır ve dinlersin ya konuşmadan!
Ve tam buldum derken
Tekrar kaybedersin ya
Hani zaman olur ya
Kendini başkası hissedersin;
Bazen ırakta bir anne,
Filistin’de eli sapan taşlı bir çocuk,
Çeçenyada bir mücahit olursun
Kimi zaman
Karanlık sokakların kuytu köşelerinde
Hayatı yakalamaya çalışırsın
Yada bir köprü altının acımasız soğuğunda
Mutlak sonu beklersin ya
Zaman olur özgürlüğü tutsak edilmiş
Bir başörtüsü olursun,
İbrahim olur put dolu meydanlarda haykırırsın,
Namus timsali Meryem olur
İffet yoksunlarına ders verirsin
Ve bazen kendine dahi faydası olmayan
Bir zavallı olursun ya!