Her nefis ölümü tadacaktır. Sonunda bize döndürüleceksiniz. Ankebut-57
Bu dünya hayatı sadece bir eğlence ve oyundan ibarettir. Asıl hayat ahiret yurdundaki hayattır. Keşke bilseler! Ankebut-64
Zahir
Zahir
İlim ilim bilmektir ilim kendin bilmektir
Sen kendini bilmezsin o nice okumaktır
İlim okumaktan maksat kişi kendin bilmektir
Çün okuyup bilmezsin habir kuru emektir
Okudum bildim deme çok taat kıldım deme
Eğer Hakkı bilmezsen bu kuru lâf demektir
Dört kitabın mânâsı bellidir bir elifte
Sen Elif'i bilmezsin o nice okumaktır.
“Her kulun Allah ile bir hali vardır. Kimi Allah’ı bilir, kimi bilmez. Ama şekil ve merasim âlimleri O’nu kesinlikle bilmezler. Çünkü ilimleri aldıkları harfler, onlar için Allah’ı bilmenin önündeki perdeler konumundadır. Onların huzurları bu mertebedir.
Onlar kıyıda olan kimselerdir. Cömertlik nefhalarından bir esintiye hasrettirler. Çünkü kâinattaki kaynakları harflerdir. Bildikleri, varlıktan varlığa yönelik süreci anlamaktan ibarettir. Başta da sonda da tereddüt içindedirler. Çaba sarf etmenin ecrini alacak olsalar da, Hakka vasıl olmaları mümkün değildir. Ücretle ders vermek de bir tür varlıktır. Bu yüzden varlığın boyunduruğu altında ve harflerin bağlarıyla kayıtlı olmaktan kurtulamazlar.
“Ve ilim odur ki, seni varta-i helakten kurtara ve Hakk kurbiyeti hâsıl ola. Amma ilm-ü zahirle nefse salâh bahşolmaz, zira üstün olduğunu göstermek ister. Okudukça daima ucbu ve kibri artar, büyüklenip gösterişi çoğalır. NİCE KELAMLAR SÖYLEMEK İLE GAFİL OLUR.
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi