Yemin etmek aslında mübah bir davranış olmakla birlikte,gereksiz yere yemin etmek ve onu alışkanlık haline getirmek doğru değildir.Sıkça yemin eden kimse sözüne Allâh’ı şahit tutmuş, O’na saygısızlık etmiş ve kutsal değerleri sözünün doğrultusunu teyit için yıpratmış, sonuçta da toplum nezdinde kendi saygınlığını zedelemiş olur.Müslüman yemin etmeye ihtiyaç duymayacak şekilde sözüne güvenilen ve çevresi tarafından böyle bilinen bir kimse olmayı gaye edinmelidir.
Yerine getirilmesi mümkün ve mubah olan bir şeyi, ileride yapacağına veya yapmayacağına yemin eden kişi, bu yeminini yerine getirmelidir. Yeminin yerine getirilmemesi halinde, keffâret ödenmesi gerekir. Yemînin keffâreti ise, on fakiri doyurmak veya giydirmek ya da köle azât etmektir. Buna gücü yetmeyen kimse üç gün peşpeşe oruç tutar. Yüce Allâh, “Allâh sizi kasıtsız olarak ağzınızdan çıkıveren yeminlerinizden dolayı değil, fakat kalplerinizin kastettiği yeminlerden dolay sorumlu tutar. Yemînin keffâreti, ailenize yedirdiğinizin ortalamasından on fakiri yedirmek yahut giydirmek ya da bir köle âzât etmektir. Bulamayan üç gün oruç tutmalıdır; yemininizin keffâreti budur. Yemin ettiğinizde yeminlerinizi tutun. Şükredesiniz diye Allâh size böylece ayetlerini açıklıyor.” buyurmaktadır (Mâide 5/89).
Farz veya vacip olan bir şeyi yapmamaya; haram ve günah olan bir şeyi yapmaya yemin eden kişinin, bu yeminini yerine getirmeyip keffâret vermesi gerekir. Dinen tavsiye edilen bir şeyi yapmamaya veya hoş karşılanmayan bir şeyi yapmaya yemin eden kimsenin yeminini bozup keffâret vermesi daha uygundur. Mubah konularda yapılan yeminlerin ise, yerine getirilmesi gerekir. Mubah konularda yemin eden kişi, yeminini bozar ise keffâret vermesi gerekir.
ALINTI
![[Resim: 1871qt9.gif]](http://img67.imageshack.us/img67/9378/1871qt9.gif)
giderayak işlerim var bitirilecek,
kötü bi alışkanlığa tutulduumu görüyorum engel olmaya çalışıorum dilime kemiğini bulup kırmak lazım