Yemenin bir nevisi haramdır. O da, bedenin kuvvetli olmasını kasd eylese dahi doyduktan sonra yemektir. Zira malı zayi etmektir ve hem de nefse hastalıktır.
Eğer ki oruca kuvvet bulmak için veyahut misafiri olup da, utanmasın diye doyduktan sonra yemekte beis yoktur. Lakin aklen ve şer’an hoş görülmemiştir.
Çok çeşit meyve yemekte beis yoktur. Lakin çok çeşidi terk etmek efdaldir.
Birkaç çeşit yemek yapmak israftır;
ayet-i celilesi bunu beyan eder. Yani yiyin için lakin israf etmeyin. İsraf edenleri Vacib Teâlâ sevmez ve razı olmaz, haramdır.
Helal yemeği harama vardırmak akıl kârı değildir. Allah-u Teâlâ buyurdu ki:
Yani, Ya İsa (Aleyhisselam) ve cemi peygamberler! Helal ve temiz olandan yiyin ki amel-i salih işleyesiniz. Zira helal lokma insanı amel-i salihe, haram lokma ise ma’siyete sevk eder.
Sofra üzerine ihtiyaç miktarı kadar ekmek koymalıdır. Fazlası israftır.
Parmakları ve bıçağı ekmeğe silmek ve tuzluğu ekmek üzerine koymak mekruhtur.
Bir kimsenin elinden lokması düşse, almayıp terk eylese israftır. Nebi (Aleyhisselam):
Bilemezsiniz ki yemeğin hangi lokmasında vücuda fayda vardır. Onun için, yemek kabının dibini sünnetlemek meşru oldu.
Yemenin sünneti, evvelinde besmele ile başlamak, sonunda “Elhamdülillah” demek ve tuz ile başlayıp yine tuz ile son vermek. Nebi (Aleyhisselam):
Yemek yemenin sünnetlerinden birisi de yemekten evvel ve sonra elleri yıkamaktır. Zira Nebi (Aleyhisselam):
Yemekten evvel, öncelikle gençler (elleri) yıkar. (Sonra yaşlılar yıkar.) Yemekten sonra öncelikle ihtiyarlar yıkar. (Gençler onlardan sonra yıkar.)