“Ey insanlar, muhakkak Allâhü Teâlâ bütün noksan sıfatlardan münezzehtir, ancak helâl olanı kabul eder. Muhakkak Allâhü Teâlâ mü’minlere peygamberlerine emrettiği şeyleri emretmiştir ve:
“Ey Resûller! Helâl ve hoş şeylerden yiyin ve salih amel (güzel işler) yapın, çünkü ben ne yaparsanız tamamen bilirim.” (Mü’minûn Sûresi, âyet 51) ve:
“Ey îmân edenler! Size kısmet ettiğimiz rızıkların helâllerinden yiyin.” (Bakara Sûresi, âyet 172)” buyurmuştur.
Sonra bir adamdan bahsederek şöyle buyurdular:
“Hayırlı ve uzun bir yolculuğa çıkmış, saçları dağınık, perişan ve yüzü toz içindedir. Bu adam ellerini semaya uzatır da ‘Ya Rabbi, Ya Rabbi’ diyerek duâ eder. Hâlbuki onun yediği haram, içtiği haram, elbisesi haramdır. Haram ile beslenip büyümüştür. Böyle kişinin duâsı nasıl kabul olunur?”