Her nefis ölümü tadacaktır. Sonunda bize döndürüleceksiniz. Ankebut-57
Bu dünya hayatı sadece bir eğlence ve oyundan ibarettir. Asıl hayat ahiret yurdundaki hayattır. Keşke bilseler! Ankebut-64
Yaşlı amcalarla münakaşam
Yaşlı amcalarla münakaşam
bilip bilmeden konuşuyorlar yaa.. böyle patavatsız insanları kınıyorum
Demek ki görmüyorsun, sana gösteriliyor.
Omuzlarında taşıdığın iki kameraman hayatını filme almakta;
Ve yaptıkların, yarın dev ekranda...
konu arkadaşın etrafında karşılaştığı bir takım olaylar...
Ve vatansız bırakma Allah'ım!
Müslümanlıkla yoğrulan yurdu,
Müslümansız bırakma Allah'ım!
“Hendek savaşı günü Ömer bin el-Hattab (Radiyallahu Anh), güneş battıktan sonra geldi ve Kureyş kâfirlerine sövmeye başladı:
−Ya Rasulallah! Neredeyse güneş batmadan ikindi namazını kılamayacaktım dedi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
−‘Vallahi ikindiyi ben de kılmadım’ buyurdu. Müteakiben kalktık ve Buthan vadisine gittik. Orada Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namaz için abdest aldı, biz de namaz için abdest aldık. Güneş battıktan sonra ikindi namazını daha sonra da akşam namazını kıldırdı.”
Buhari 647
Cabir (Radiyallahu Anh)’dan rivayete göre bir seferinde Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Hendek savaşında savaşla meşgul olması sebebiyle ikindi namazını kendi vakti içinde kılamamış onu güneş battıktan sonra kılmış daha sonra da akşam namazını kılmıştır. Bunun üzerine Allah-u Teâlâ:
“Namazları ve orta (ikindi) namazını koruyun, gönülden bağlılık ve saygıyla Allah’ın huzurunda durun.”
Bakara 238
Ayetini indirmiştir. Bu ayetle Allah (Azze ve Celle), Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in Hendekte ikindi namazını kendi vaktinin dışına çıkararak akşam namazının vaktinde kılma fiilini nesh etmiş oluyordu. Sonra Allah-u Teâlâ savaş esnasında kılınacak namazları hükme bağlamak için Nisa suresindeki ayetleri indirmiştir:
“Sen de içlerinde bulunup onlara ikamet edip namazı başlattığın zaman onlardan bir bölük seninle beraber namaza dursun ve silahlarını da yanlarına alsınlar. Namazda secdeye vardıklarında arkanıza geçsinler; bu kez namaz kılmayan öteki grup gelsin, seninle beraber namaz kılsınlar, korunmalarını ve silahlarını da alsınlar.
Kâfirler isterler ki siz silahlarınızdan ve eşyalarınızdan gaflet edesiniz de birden üzerinize bir baskın yapsınlar. Yağmurdan zahmet çekersiniz. Ya da hasta olursanız, silahlarınızı bırakmanızda size bir günah yoktur. Korunma tedbirinizi alın. Şüphesiz Allah, kâfirlere alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.
Namazı bitirdiğiniz zaman ayakta, oturarak ve yanlarınız üzere iken Allah’ı zikredin. Güvene kavuştuğunuzda namazı tam kılın. Çünkü namaz mü’minler üzerine vakitleri tayin edilerek farz kılınmıştır.
Nisa 102, 103
Görüldüğü gibi ayetin son kısmında ki cümle, namazların vakti tahdit edilip sınırlandırılarak müminlere farz kılındığını beyan etmektedir.
Hz. Enes (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki:
"Kim bir namaz unutacak olursa hatirlayinca derhal kilsin. Unutulan namazin bundan baska kefareti yoktur."
Buhari, Mevakitu's-Salat 37; Muslim, Mesacid 314, (684); Tirmizi, Salat 131, (178); Ebu Davud, Salat 11, (442); Nesai, Mevakit 52, 53, (2, 293, 294).
Ebû Katâde'den yapılan rivayette demiştir ki:
"Peygamber (sallahu aleyhi vesellem) 'e uyuyup namaza kalkamadıklarını anlattılar. Bunun üzerine Peygamber (sallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu:
"Şüphesiz ki, uykuda tefrît (kasıtlı bir ihmal, tembellik ve gevşeklik) yoktur; tefrit ancak uyanıklık halindedir. O halde sizden biri bir namazı unutur veya uyur da kaçırırsa, hatırladığı zaman onu kılsın."
Müslim-mesacid: 311. Ebû Davud/salat;11. Tirmizî/mevalayt 16, Nesai/mevakıyt; 53. İbn Mace/salat 10. Ahmed 5/305.
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi