You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

..Ya Baki, Entel Baki..

..Ya Baki, Entel Baki..

..Edep Ya Hu..
..Ya Baki, Entel Baki..


Bâkî kalan ancak Sensin, ey Bâkî” anlamındaki “Ya Bâkî Ente'l-Bâkî” duasıyla, -fanilerden bakiye yüzü çevirmek için- İslam’ın emir ve yasaklarına riayet etmek ve bunu sürekli bir hayat arkadaşı olarak görmek gerekir.

İki sevgili arasında gel-gitler çizen bir kimsenin her şeyden önce yapması gereken iş, birinin üstünlüğünü ortaya koyan nedenleri araştırması lazımdır. Bu pencereden konuya baktığımız zaman; fani olan dünya sevgilisi ile, baki olan Allah sevgilisi arasındaki farkı fark etmek gerekir. Bu da sağlam iman ve marifetullah ile mümkündür. Allah’ı hakiki tanıyan, bütün kemal ve cemal sıfatlarının sahibi, bütün nimetlerin maliki, ebedi cennet yurdunun sahibi, kendisinin yaratıcısı ve rabbi o olduğuna iman eden kimsenin Allah’ın sevgisini her şeyden daha üstün tutması çok kolaylaşacaktır.

Bilindiği üzere, Allah adına sevilen, Allah’ı sevmeye, ahireti sevmeye vesile olan bütün sevgiler meşru ve helal sevgilerdir. Allah’ın sevgisine zıt olan sevgiler, Allah’ın ve ahiretin sevgisine engel olan sevgilerdir.

Bu sebeple, dünyanın -Allah’ın mektubu, ahiretin tarlası olması yönüyle- sevilmesi meşru bir sevgidir. Fakat, Allah’ın ve ahiretin sevgisine engel olan ve dünyanın fani olan yüzünü sevmek gayr-ı meşru bir sevgidir.

Fani mahbupların kalbin alakasına değmeyecek kadar geçici olduğunu zihne yerleştirmek için, sık sık -lezzetleri yıkan ve acılaştıran- ölümü hatırlamak şarttır...

alıntı ..


...Öyle garip bir dünya...
...Olmaz dediğin ne varsa olur...
...Düşmem der düşersin...
...Şaşmam der şaşarsın...
...En garibi de budur ya;...
...Öldüm der durur yine de Yaşarsın...

Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 20-06-2014, Saat:03:32 PM, Düzenleyen: Nazenin..
Profesör
RE: ..Ya Baki, Entel Baki..
Allah razı olsun...
Bediüzzaman hz'leri risalelerinde 'Yâ Bâkî Ente'l-Bâkî' cümlesini şöyle izah eder;

"Yâ Bâkî Ente'l-Bâkî olan birinci cümlesi, "Bâkî-i Hakikî yalnız Sensin. Mâsivâ fânidir. Fâni olan, elbette bâki bir muhabbete ve ezelî ve ebedî bir aşka ve ebed için yaratılan bir kalbin alâkasına medar olamaz" mânâsını ifade ediyor. "Madem o hadsiz mahbubat fânidirler, beni bırakıp gidiyorlar. Onlar beni bırakmadan evvel ben onları Yâ Bâkî Ente'l-Bâkî demekle bırakıyorum. Yalnız Sen bâkisin ve Senin ibkân ile mevcudat beka bulabildiğini bilip itikad ederim. Öyleyse, Senin muhabbetinle onlar sevilir. Yoksa alâka-i kalbe lâyık değiller" demektir.
İşte bu hâlette kalb hadsiz mahbubatından vazgeçiyor. Hüsün ve cemalleri üstünde fânilik damgasını görür, alâka-i kalbi keser. Eğer kesmezse, mahbupları adedince mânevî cerihalar oluyor.
İkinci cümle olan Yâ Bâkî Ente'l-Bâkî o hadsiz cerihalara hem merhem, hem tiryak oluyor. Yani, "Yâ Bâkî, madem Sen bâkisin, yeter. Herşeye bedelsin. Madem Sen varsın, her şey var."
Evet, mevcudatta sebeb-i muhabbet olan hüsün ve ihsan ve kemal, umumiyetle Bâkî-i Hakikînin hüsün ve ihsan ve kemâlâtının işârâtı ve çok perdelerden geçmiş zayıf gölgeleridir, belki cilve-i Esmâ-i Hüsnânın gölgelerinin gölgeleridir."
Geldi üzerime üç keder bir anda,
Yalnızlık,esaret ve sevgilinin hasreti,
Yalnızlığın ve esaretin çaresi var,
Ama sevgilinin hasreti,
Sevgilinin hasreti..
Bunu ilk beğenen sen ol.
..Edep Ya Hu..
RE: ..Ya Baki, Entel Baki..
...Elhasıl: İnsan çendan fânidir. Fakat beka için halkedilmiş ve bâki bir zâtın âyinesi olarak yaratılmış ve bâki meyveleri verecek işleri görmekle tavzif edilmiş ve bâki bir zâtın, bâki esmasının cilvelerine ve nakışlarına medar olacak bir suret verilmiştir. Öyle ise böyle bir insanın hakikî vazifesi ve saadeti: Bütün cihazatı ve bütün istidadatıyla o Bâki-i Sermedî'nin daire-i marziyatında esmasına yapışıp, ebed yolunda o Bâki'ye müteveccih olup gitmektir. Lisanı يَا بَاقِى اَنْتَ الْبَاقِىdediği gibi; kalbi, ruhu, aklı, bütün letaifi "Hüve-l Bâki, Hüve-l Ezeliyy-ül Ebedî, Hüve-s Sermedî, Hüve-d Daim, Hüve-l Matlub, Hüve-l Mahbub, Hüve-l Maksud, Hüve-l Mabud" demeli...

..üçünçü lema..


...Öyle garip bir dünya...
...Olmaz dediğin ne varsa olur...
...Düşmem der düşersin...
...Şaşmam der şaşarsın...
...En garibi de budur ya;...
...Öldüm der durur yine de Yaşarsın...

Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: ..Ya Baki, Entel Baki..
"Evet, mevcudatta sebeb-i muhabbet olan hüsün ve ihsan ve kemal, umumiyetle Bâkî-i Hakikînin hüsün ve ihsan ve kemâlâtının işârâtı ve çok perdelerden geçmiş zayıf gölgeleridir, belki cilve-i Esmâ-i Hüsnânın gölgelerinin gölgeleridir." cümlesi ne kadar derin ve perdeleri kaldırır bir tarzda söylenmiş...
sevginin sebebi olan, gördüğümüz tüm güzellik ve kemaller yüce Allah'ın Esmaül hüsnasından gelen birer gölge hükmündedir.Çoğu zaman bizler kalbimizde mana-i ismi ile baktığımızdan ve onlara yer verdiğimizden gölgelere takılıp kalıyoruz.Oysa 'batın-i kalp ayine-i sameddir' kaidesince fanilerin birer gölge olduğunu görüp kalbi ve ruhu baki-yi hakikiye yöneltmek gerekir.
Geldi üzerime üç keder bir anda,
Yalnızlık,esaret ve sevgilinin hasreti,
Yalnızlığın ve esaretin çaresi var,
Ama sevgilinin hasreti,
Sevgilinin hasreti..
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.