Ne olur
Hiç ses etmeyin
Viran olan efkârıma gülün, geçin
İster
Divane, isterseniz
Meczup niyetiyle alay edin
Bir
Lahza olsun
Ah u zarımı merak etmeyin,
Bir zavallıymış diye eseflenin
İnsan,
Kalbiyle
Aklı ve bilgisiyle,
Görgü ve edebiyle payedir
Aklı
Karartan
Ne kadar sevda varsa,
Vicdanı susturan zan olunca
Heva
Ve heves
Onu esaretine alınca,
Arzular nefsi kızartınca,
Artık insanlıkta askıdadır
Rab bil
Âlemin olan hak
Niçin kuluna gazap etsin
Rahmet
Ve mağfiretini kesip,
Miskinliğin esaretine versin
Şirk
Koşmak,
Şerik halinde bulunmak,
Varlık adına
Nefsi bulunmayı nasıl görmesin
En
Yakının ve hatta
Feda olmayı göze aldığın
İhanete
Tutununca, arkandan
Oyunlar kurunca ne yaparsın
Senin yerine
Otoriteyi eline geçirmeye
Çalışanı adeta parçalarsın,
Ve hatta hiç tanımayıp atarsın
Refikan olsun
Kan, can verdiğin,
İstersen evladın bulunsun
Hususen
Gönül verdiğin canan, yoluna
Baş koyduğun sevdan konuşsun
Seni
Hakir gören,
Varlığını reddeden,
İtibarını silip geçen,
Sefil bir hayata
Mahkûm edenin gözleri okunsun
Aldatan,
Avutan bin bir yalan içinde
Sabır ve samimiyetini sınayan
Her varlığını
Başkaları için kullanan,
Bizzat sana oyunlar yapan
Sevgi
Ve muhabbetini
Nefsi için kullanan, keyfi için
Her yolu mubah sayan olursa
İnandım diye
Her türlü takiyenin içinde,
nefsi arzularına hemen yeniliyor
El
Âlem demiyor,
Pişkinliği kimselere
Vermiyor, utanmayı reddediyor
Her fırsatta
Nefsini önceliyor,
Senin imkânlarınla
Başkalarının hukukuna
Saldırıyor, ne kadar sabredersin
Mustafa Cilasun
Aşk, ruhu
Ve gönlü meftun eden
Halden geçiren
Haşyet zerk eden
Firkate eriştiren demdir…
Mustafa Cilasun