You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

köyün delisi
ve'd-Duha

"Rivayet edildiğine göre, 89. surenin (Fecr) nüzulünden sonra, bir süre Hz. Peygamber hiçbir vahiy almadı ve Mekke'deki düşmanları hemen bu olayı kullanarak 'Rabbin seni unutmuş ve sana darılmış' dediler, bunun üzerine bu sure nazil oldu. Bir ölçüde şüpheli gördüğümüz bu rivayeti ister kabul edelim ister etmeyelim, ilk bakışta Hz. Peygamber'e sesleniyor görünen bu surenin aslında daha geniş bir muhtevaya sahip olduğunu söyleyebiliriz: bu sure, iyi ve suçsuz insanları müthiş şekilde etkileyen ve hatta zaman zaman Allah'ın aşkın (müte‘âl) adaletini bile sorgulamalarına yol açan üzüntülere ve sıkıntılara maruz kalmış olan bütün mümin erkek ve kadınları ilgilendirmekte ve onları tesellî etmeyi amaçlamaktadır.



1). AYDINLIK sabahı düşün,

2). ve durgun, karanlık geceyi. (1)

1 - "Aydınlık sabah" ifadesi, bariz bir şekilde, insan hayatında az sayıdaki ve geniş aralıklı mutluluk dönemlerini sembolize etmektedir. Buna karşılık, "durgun ve karanlık gece", yani kural olarak insanın bu dünyadaki varoluşunu kuşatan üzüntü ve sıkıntı dönemleri, daha uzun bir zaman kesitini kapsamaktadır (karş. 90:4). Başka bir anlamı ise şudur: nasıl ki sabah geceyi izliyorsa, aynı kesinlikte Allah'ın rahmeti ve şefkati de, hem bu dünyadaki hem de öteki dünyadaki her türlü sıkıntıyı giderecektir -çünkü Allah "rahmeti ve şefkati Kendine ilke edinmiştir" (6:12 ve 54).



3). Rabbin seni ne unuttu ne de darıldı: (2)

2 - Zımnen, "oysa, düşüncesizler, azabın Allah tarafından sana verildiği sonucuna varmışlar".



4). öteki dünya senin için [hayatının] bu ilk bölümünden mutlaka daha iyi olacak!

5). Ve zamanı geldiğinde Rabbin sana [kalbinden geçeni] bağışlayacak ve seni hoşnut kılacak.

6). O seni yetim olarak bulup bir sığınak vermedi mi? (3)

3 - Muhtemelen Muhammed (s)'in, babasının ölümünden birkaç ay sonra doğduğu ve daha altı yaşındayken de annesinin öldüğü gerçeğine işaret. Ancak, bunun dışında, her insan şu veya bu anlamda bir "yetim"dir, çünkü herkes "yalnız yaratılmış"tır (karş. 6:94) ve "Kıyamet Günü Allah'ın huzuruna yalnız/tek başına çıkacaktır" (19:95).



7). Ve yolunu kaybetmiş görüp seni doğru yola ulaştırmadı mı?

8). İhtiyaç içinde bulup seni tatmin etmedi mi?

9). Öyleyse yetime haksızlık yapma,

10). yardım isteyeni asla geri çevirme, (4)

4 - Sâil terimi, kelime anlamıyla "isteyen kimse"yi gösterir ki bu da yalnız "dilenci"yi değil, hem maddî hem de manevî açıdan zor durumda iken yardım ve hatta bir konuda aydınlanma (tavsiye) isteyen herkesi kapsar.



11). ve [her zaman] Rabbini(n) nimetlerini an. (5)

5 - Zımnen, "kendi sıkıntından daha çok".

muhammed esed


PEAH!


“Somali'de, 90 günde, 29.000'den fazla çocuk açlıktan öldü. Mübarek Ramazan ayında son altmış yılın en büyük kuraklığını yaşayan Afrika ülkelerine 5 TL. yardım etmek için bir kısa mesaj atabilirsiniz:

Afrika yaz 5601 (Türkiye Diyanet Vakfı)
Afrika yaz 2868 (Türk Kızılayı)
Afrika yaz 3072 (İHH- İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı)..
Bunu ilk beğenen sen ol.
köyün delisi
RE: ve'd-Duha
sen de savol :D
PEAH!


“Somali'de, 90 günde, 29.000'den fazla çocuk açlıktan öldü. Mübarek Ramazan ayında son altmış yılın en büyük kuraklığını yaşayan Afrika ülkelerine 5 TL. yardım etmek için bir kısa mesaj atabilirsiniz:

Afrika yaz 5601 (Türkiye Diyanet Vakfı)
Afrika yaz 2868 (Türk Kızılayı)
Afrika yaz 3072 (İHH- İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı)..
Bunu ilk beğenen sen ol.
köyün delisi
RE: ve'd-Duha
ben her dara düştüğümde bunu okurum baco, istedim ki siz de istifade edin. bir de inşirah var
PEAH!


“Somali'de, 90 günde, 29.000'den fazla çocuk açlıktan öldü. Mübarek Ramazan ayında son altmış yılın en büyük kuraklığını yaşayan Afrika ülkelerine 5 TL. yardım etmek için bir kısa mesaj atabilirsiniz:

Afrika yaz 5601 (Türkiye Diyanet Vakfı)
Afrika yaz 2868 (Türk Kızılayı)
Afrika yaz 3072 (İHH- İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı)..
Bunu ilk beğenen sen ol.
Acemi Üye
RE: ve'd-Duha
Duha Süresinin Muhteşem Dizilimi

Allahın yeminindeki muhteşem anlamı daha sonra açıklamak istiyorum. Şimdilik aşağıdakileri inceleyelim.

1- Andolsun kuşluk vaktine
2- ve dindiği zaman o geceye ki,

3- Rabbin sana veda etmedi ve darılmadı!
4- Ve kesinlikle senin için sonu önünden (ahiret dünyadan) daha hayırlıdır.
5- ileride Rabbin sana verecek de hoşnut olacaksın!

6- O, seni bir yetim iken barındırmadı mı?
7- Seni, yol bilmez iken (doğru) yola koymadı mı?
8- Seni bir yoksul iken zengin etmedi mi?

9- Öyle ise, sakın yetime kahretme (onu horlama)!
10- El açıp isteyeni de azarlama!
11- Fakat Rabbinin nimetini anlat da anlat!


YEMİNDEN SONRA GELEN KISIMLAR MANTIKEN 3 ÜÇLÜĞE AYRILIR.

Her üçlüğün ilk cümlesi yetimlikle alakalıdır. İlkinde rabbin kulunu yalnız bırakmamasıdır ki inanan bir insanın başına gelebilecek en kötü şey rabbi tarafından terk edilmek ya da rabbinin kendisine darılmasına neden olacak hatalar yapmış olmasıdır ki her iki durumun sonu da hüsran ve cehennemdir. İkinci üçlüğün ilk ayeti rabbinin kulunu yetimken bulup barındırmasıyla alakalıdır. Üçüncü üçlüğün ilk cümlesi ise sakın yetimi hor görme şeklinde ki harika ayettir. Süre boyunca Allah kulundan hiçbir şey istemez. Cümleye dikkat ederseniz hor görme demektedir. Bir şey istenmemektedir. Tıp ilminin birinci kuralı "zarar vermeyeceksin"dir. Burada da aynı şey söylenmektedir. Hiçbir yardımda bulunmuyorsan bile "zarar vermeyeceksin, hor görmeyeceksindir.

Her üçlüğün ikinci ayetleri hem dünya ile hemde ahiret ile alakalıdır. Sekizinci ayette de Allah el açıp isteyeni azarlama demekte. El açıp isteyenle kastedilen sadece dilenenler değil mümin olup Allah'a el açanlardır. Ve yine burada da tıp ilminin birinci kuralı geçerlidir. El açana iyilik yapmıyorsan, bir şey vermiyorsan bile en azından zarar verme "azarlama" denmektedir.

Her üçlüğün son ayetleri ise nimetle alakalıdır. İlk üçlüğün sonunda "ileride Rabbin sana verecek de hoşnut olacaksın!" denmekte. İkinci üçlüğün son ayetinde "Seni bir yoksul iken zengin etmedi mi?" denmekte. Son üçlüğün son ayeti ise "11- Fakat Rabbinin nimetini anlat da anlat!"



Süre boyunca Allah'ın verdiklerinden bahsedilir. Kul Allah'a hiçbir şey vermez. Bundan bir önceki süre olan Leyl süresinde ise tam tersi geçerlidir. Kul Allah'a verir. Allah kuluna hiçbir şey vermez. Hatta ceza bile vermez. Kul kendisi ateşe "yaslanır". "Yuvarlandığı zaman kul, malı onu kurtaramaz." kul kendisi yuvarlanır. Süreler birbiriyle bağlantılıdır her zaman. Sıkı bir şekilde örülmüştür.

Muhteşem bir süre ve muhteşem bir diziliş. Ve anlamsal olarak da yukarıda bahsettiklerimle de sınırlı değil. Çok daha geniş bir anlamı var. Zamanla onlara da değineceğim Allah'ın izniyle ve yardımıyla.

Selamün aleyküm

Serkan Köse
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.