RE: uzaylılar
Ve aleykum selam
Yazınızda dikkatimi çeken bir husus hakkında şunları belirteyim:
Büyük patlama (big bang) teorisi Yaratıcının olduğuna aykırı bir teori değildir aslında.
Aksine ateizmin felsefi temellerini sarsmıştır..Onlar maddi olan evrenin ezelden
beri var ve ebede kadar devam edeceğini söylerler. Büyük patlama teorisi, evrenin var oluşunu ''sıfır '' anıyla başlattığı, ezeli olmadığını belirttiği için onlara ters düşüyor.
Evreni yoktan var eden Allah inancımız bu teoriye ters düşmez yani..
Bu konuda alıntıladığım şu yazı faydalı olabilir:
KUR'AN VE KAİNATIN YARATILIŞI
"big bang" teorisi ile ilgili görülen ayeti kerimeler:
"İnkar edenler bilmezler mi ki göklerle yer bitişik idi. Biz onları ayırdık" (Enbiya, 30). Bu ayet, başlangıçta kainatın bir madde teşkil edip onun ayrılmasıyla meydana geldiğini beyan etmektedir. Big Bang nazariyesinin ifade edilmesinden 56 yıl önce (1936'da) yayınlanan tefsirinde müfessir Elmalılı M. Hamdı Yazır, bu ayeti açıklarken şöyle diyordu:
"Semavat ve arz ikisi bitişik bir şeydi, Allah aralarını ayırdı" demektir. Bu mana madde-i ula nazariyesine de temas eder (ilk madde teorisine temas eder.)3 "O yeri yayan, onda oturaklı dağlar çakan, ırmaklar yaratan ve bütün meyveleri çift yaratandır." (Rad, 3) ayetinin tefsirinde de şöyle diyordu: "Yani azgın maddesi, bed-i halkta (yaratılışın başlangıcında) suret-i icmalde yaratılmış (toplu, yoğun bir şekilde) yaratılmış olan madde-i üladan (ilk maddeden) veya ecsam-ı ibtidaiyyeden veya ecram-ı semaviyyeden (gök cisimlerinden) fasl ve fetk olunarak medd edilmiştir (ayrılıp yayılmıştır.)4
"Büyük patlama" teorisi, ilk patlamadan sonra atomların yaratıldığını, atomlardan da gaz ve toz bulutlarının yaratıldığını göstermektedir. Şu ayet açıkça bir gaz safhasından bahseder:
"Sonra (Allah 'in iradesi) duman halinde bulunan göğe yöneldi, ona ve yere: "İsteyerek veya istemeyerek buyruğuma girin" dedi. îkisi de: "İsteyerek geldik" dediler." (Fussilet, 11) Ayette geçen duhan "toz, duman, nebülöz" safhasını düşündürmektedir.
"Büyük patlama" nazariyesinin ihtiva ettiği ve A. Ersnestein, E. Hubble, A. Lemaitre gibi bir çok bilginin ortaya koydukları "kainatın genişlemesi"ne gelince, şu ayet-i kerime ile ilgili olabilir: "Biz göğü sağlamca kurduk ve gerçekten Biz onu genişletmekteyiz." (Zariyat, 47) Ayette geçen sema (gök) sözü edilen dünya dışındaki bütün kainat demektir. Ayetteki mûsiun hem semanın genişliğini hem de Allah'ın onu genişletmekte öldüğünü ifade eder. Astronomi alimleri kainatın dış nebulelerinin, güneş sisteminden ve birbirlerinden uzaklaştıktan neticesini çıkardılar. Bu esasa göre kainat hareketsiz olmayıp, sabun köpüğü veya balonun genişlemesi gibi bir genişleme durumundadır."5
Bu keşfin en önemli bir sonucu, eski Yunan filozoflarından beri bir çok filozofun inkarına sebep olan bir dogmayı yıkmış olmasıdır. O da maddenin ezeli olduğu fikridir. Müslümanlar ise bu fikri Kur'an'a imanlarına dayanarak, başlangıçtan beri reddetmişlerdir (Tevil eden bazı İslam filozofları hariç)
Fakat görüldüğü üzere, Kur'an'da sadece bazı prensiplere işaretler vardır ki bu da arif olanlara yetmektedir. Yoksa Fen bilimlerinin detaylarının onda yer almasını beklemek abestir. Zira her şeyden önce Kur'an'in esas maksada insanlara akıl ve tecrübeleriyle kesin olarak ulaşamayacakları ilahi hakikatleri bildirmektir. İnsanların elde edebilecekleri bilgileri kendilerine bırakır. Bununla beraber bir takım prensiplere işaret etmeyi ihmal etmez. Diğer taraftan Kur'an bundan on beş asır önce yaşamış insanlarla, şimdikilere ve kıyamete kadar gelecek insanlara hitab etmektedir. Çeşitli seviyeler, bu kadarcık işarete kanaat getirmelidirler. Bu işaretler birleşerek, bu evsaftaki bir kitabın, ancak kainatın yaratıcısı tarafından gönderilmiş olduğunu ispatlarlar. Kur'an-ı Kerim'in bu kabil müteşabih ayetleri birer yıldız gibidir. Bakan herkes görebilir. Kimisi bir sarı lira gibi parlar görürken büyük teleskoplarla bakan uzmanlar, bizden milyonlarca ışık yılı ötede, güneşten bile kat kat büyük bir gök cismi olduğunu anlarlar. Önemli olan onun, bütün fanilerin üstünde herkese ışık vermesidir.
Dipnotlar: l. Ümit Şimşek, Big Bang (Kainatın Doğuşu) İstanbul 1980, s. 26,27. 2. bk. Hasarı Hüseyin Korkmaz'ın Altınoluk'un bu sayısında yer alan konu ile ilgili yazısı. 3. Hak dini kur'an Dili, 4, 335. 4. Hak Dini, 4, 2951-52. 5. Doç. Dr. Celal Kırca, Kur'an-ı Kerim'de Fen Bilimleri, İstanbul, 1984, s.63. Krs. ; (Tabatabci tefsiru'l-Mizan 18, 382) Coran Paris, 1989 bu ayet tefsirinde. M. Buca ile Kur'an ve Bilim, s. 248; Prof Dr. M. Hamidullah, Le Saint.
Allahümme salli alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âli seyyidina Muhammed
Bunu ilk beğenen sen ol.