Kitap ve sünnete ters hareket eden şahısları eleştirdiğim zaman Harici olmakla, Kur'an ve sünnetteki tevhid ile ilgili nassları aktarınca Müşebbihe olmakla, imanın önem ve gücünden bahsedince Mürcie olmakla, amelin öneminden bahsedince Keramiye olmakla, Hz. Ebubekir ve Hz. Ömer'in faziletinden söz edince Nevasib olmakla, Ehli Beyt'i sevdiğimi söyleyince, Rafızi olmakla, Allah'ın sıfatları konusunda Selefi yöntemi savunup Kur'an ve sünnet naslarını te'vil etmeyince Zahiri olmakla, nasları te'vil ettiğimde Batıni ve Eş'ari olmakla, aklı kullandığımda Mutezili olmakla, Vitir namazlarında kunut okuduğumda Hanefi olmakla, sabah namazlarında kunut okuduğumda Şafii olmakla itham edildim.
Kısacası ben, hangi kesime yaklaştıysam, muhalifleri bana düşmanlık ettiler. Onlara tasannu edersem, Allah'ı gücendirmiş olurum. Her şey onları razı etmeye bağlı hale gelmiş. Fakat bunların hiçbirisi bana Allah katında bir şey yapamaz. Ben kitap ve sünnete bağlı kalmaya devam edeceğim. Allah'a istiğfar ediyorum. O bağışlayandır, merhametlidir.