![[Resim: 19971.jpg]](http://www.dunyabizim.com/images/news/19971.jpg)
Bu sene bitmek üzere olsa da, Kâtip Çelebi Yılı olan geçen sene içinde vuku bulmuş bir yayıncılık hadisesinden söz etmek istiyoruz. Zaten söz edeceğimiz kitaplar 2009’un sonlarına doğru basılmış, bu basımların duyulması, okuyucuya ulaşması ise 2010’un ortalarını bulmuştu.
Kâtip Çelebi’nin birbirinden önemli üç eseri peş peşe Türk Tarih Kurumu Yayınları arasında yayınlandı. İkisi yazma nüshalarından tıpkıbasım, biri tek yazma nüshası üzerinden tahkikli bir neşir.
Cihannüma’nın en özenli neşri TTK’ndan
Kitâb-ı Cihânnümâ, Kâtip Çelebi’nin dünya coğrafyasına ait dev eseri. Gerçi eseri basan İbrahim Müteferrika, Kâtip Çelebi’nin çalışmasını olduğu gibi bırakmayıp geliştirmiş, bugünkü tabirlerle editörlük ve redaktörlük rolünü üstlenerek adeta yenilemiştir. İçindeki renkli haritalar son derece özenlidir. O dönemin matbaacılık tekniğiyle renksiz basılan haritalar, sonradan elle renklendirilmiştir.
Türk Tarih Kurumu’nun nefis deri cildinde ve kutusu içinde sunduğu Cihânnümâ, Kâtip Çelebi Yılı içinde gerçekleştirilen diğer birkaç Cihânnümâ neşri içinde en özenlisi olarak tarihe kaydedilmiş görünüyor. Ayrıca TTK Başkanı Prof. Dr. Ali Birinci’nin önsözde belirttiğine göre eserin “genel fihristini ve harita/şekillerin listesini” Doç. Dr. Fikret Sarıcaoğlu hazırlayacak ve bu fihrist ikinci cildi teşkil edecek. Umarız bu genel indeks cildinin basılması fazla gecikmez.
Bir tasarım harikası
Kâtip Çelebi’nin diğer bir eseri de yazma nefis bir nüshadan tıpkıbasım yoluyla sunulmuş bir kitap güzelidir: Takvîmü’t-Tevârîh… Nüsha seçimi dolayısıyla TTK’nu bilhassa tebrik etmek gerekiyor. Düzenleniş biçimi bakımından tam bir zevk-i selim örneği olan bu yazma, kronolojik bir dünya tarihidir. Her sayfaya on yıl on yıl bölümlenerek yazılan metin Hz. Âdem’den Kâtip Çelebi’nin kitabı yazdığı yıla kadar geliyor. Örneğin “94a” yaprağında son derece güzel bir tezhiple “Dokuz Yüz Altmış Yılı” olduğu başlığa çıkartılmış; 960-969 yılları arası için birden ona kadar numaralandırılmış ve birbirinden çizgilerle ayrılmış bölümcüklere o yılın önemli hadiseleri ana başlıklar halinde sıralanmış. Osmanlı yazı dilini bilenlerce bugün dahi yararlanılabilecek son derece pratik bir düzenleme… Bugünkü tabirle bir “tasarım harikası”…
Üstelik bu eser “indeksli bir tıpkıbasım”. Şimdi artık Batıda ve bizde yazma eserler sırf çeviriyazı metinden çok indeksli tıpkıbasımlar halinde sunuluyor ilim dünyasına… Kitabın indeksini ise Semiha Nurdan hazırlamış.