Ebû Eyyûbi’l-Ensârî'ye (r.a.) rastladım; benimle musâfahalaştı, tırnaklarımı uzun buldu ve “Resûlüllah (s.a.v.) şöyle buyurmuştu, dedi: ‘Sizden öyleleri var ki, semâ haberleriyle ilgilenir. Halbuki tırnaklarını (yırtıcı) kuş tırnakları gibi uzatmıştır da diplerinde cünüplük, kir-pas ve pislik yuva kurmuştur.” (2)
Bilindiği üzere hayatta -özellikle günümüzde- insan için meşguliyet alanları pek çoktur... Bilhassa bu meşguliyet ilmî-edebî sâhalarda araştırma, fikrî-zihnî ve hissî alanlarda geliştirme, teknik ve teknolojik dallarda yeni buluşlara imza atma noktalarında yoğunlaşırsa, onlara sınır tâyin etmek daha da zorlaşır. O bakımdan insan, meşgul olduğu alanda yapması gerekenleri, "öncelikler sıralamasına göre planlama" usûlüne/prensibine bağlı kalmalıdır. Yoksa faydalı ve verimli olmakta zorlanabilir. Meşhur "Usûlü terk eden vusûlden mahrum kalır" kaidesinin gereği olarak, her noktada olduğu gibi bu noktada da sağlıklı neticeler elde edebilmemiz için usûle uymamız iktiza eder.
Hadîs-i şerifte anlatıldığı üzere, tırnak kesmek gibi çok lüzumlu bir temizlik işi dururken, gökyüzü ile ilgilenmek abesliğine düşmemelidir. Yani en son sıralarda ilgileneceği işlerle ilk planda meşgul gözüküp, önemli şeyler yapıyormuş havasıyla kendini avutmamalı...
Tırnak kesmek gibi her insanın sağlık ve görünüm açısından yapması gereken bir işi ihmâl edenlerin, semâvî mevzûlar/gökyüzü ile ilgili konular ve benzeri yüksek meselelerle meşgul olmalarının mâkul ve anlaşılır bir sebebinin olmayacağı açıktır.
Böyle bir manzara, olsa olsa, toplum tarafından “Burnunun dibindeki kuyuyu görmeyen ve fakat yıldızların hareketlerinden hükümler çıkarmaya çalışan müneccim”in durumu kadar garipsenir, enteresan karşılanır.
Bu böyle olduğu gibi, mânen kirli kalmaya sebep teşkil edecek hiçbir anlayış ve davranış da medenîlik ve çağdaşlık olarak öne sürülemez, iddiâ edilemez; İslâmî ve insânî anlayışa terstir. Aksine, tırnak kesmek, bütün erkek ve kadınlar için temizlik ve medeniyet gereğidir, peygamberlerin (aleyhimüsselâm) sünnetlerindendir.
Unutulmamalıdır ki;
Tırnak diplerinde biriken kir-pas ve süs olsun diye üzerlerine sürülen maddeler, suyun tırnak sathına ve altına nüfuz etmesine mâni olduğu takdirde, mânevî kirlilik hâli (cünüplük) de ortadan kalkmaz. Bu bakımdan mesele, kadın olsun erkek olsun Müslüman bir insan için çok daha büyük önem taşımaktadır.
Öyle anlaşılıyor ki; hadîs-i şerifi rivâyet eden Mihmendâr-ı Rasûl Ebû Eyyûbi’l-Ensârî (r.a.), îcap eden temizlik ve sâir edebe riâyet etmeden kendisini ziyârete gelenleri, bu hadîsin ibare, işaret ve delâletiyle îkaz etmekte, uyarmaktadır.
Onun içindir ki; bu yazıyı, özellikle günümüzdeki kalabalık “Eyüp Sultan” ziyaretçisi hanımlara ithaf ediyoruz.
böğğ
giderayak işlerim var bitirilecek,