You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Tevekkül Üç Çeşittir

Tevekkül Üç Çeşittir

" HACI "
Tevekkül Üç Çeşittir

1- Allah-u Zülcelal hakkında olan tevekkül. Bu tevekkül, Allah-u Zülcelal’in vekilliğine ve yardımına güvenmektir. 2- İnsanın Allah-u Zülcelal’e karşı olan hali, çocuğun annesine karşı olan hali gibidir. Çocuk, annesinden başkasını bilmez ve güvenmez. Annesini gördüğü zaman, hemen onun kucağına koşar ve ondan ayrılmaz. Kimin kalbi de Allah-u Zülcelal’e, bakışı Allah-u Zülcelal’e ve güveni Allah-u Zülcelal’e olursa aynı bebek gibi, Allah-u Zülcelal’e giden yoldan başkasını bilmez.

3- Tevekkülün en üstün derecesi, tevekkül sahibinin her halükarda Allah-u Zülcelal’in önünde, ölünün yıkayıcısına teslim olması gibi olmasıdır. Nasıl ki, yıkayıcı eliyle ölüyü hareket ettirdiği zaman, hiçbir tepki vermeden, yıkayıcının çevirdiği tarafa dönüyorsa, insanda kendisinin cansız olduğunu ve Allah-u Zülcelal’in kudret ve azameti ile kendisini hareket ettirdiğini bilmelidir.

Cüneyd-i Bağdadi şöyle demiştir: “Tevekkül, insanın Allah-u Zülcelal’e karşı, daha yaratılmadan önceki hali gibi teslimiyet içinde olması ve Allah-u Zülcelal’in ezeldeki gibi herşeyine sahip olduğunu bilmesidir.”

İşte insan bunları bilir ve bunlarla amel ederse, Allah-u Zülcelal’e karşı tevekkül sahibi olur. Unutmamak lazımdır ki, bütün kainatı ve içindekileri Allah-u Zülcelal yaratmış ve onları rızıklandırmayı, muhafaza etmeyi üzerine almıştır. Böyle olduğu halde Allah-u Zülcelal’den başka şeylere tevekkül etmek, onlardan medet beklemek çok yanlıştır.

Bir adam, Şibli’ye gelerek, ailesinin çok kalabalık olmasından yakındı. Şibli dedi ki: “Hemen evine git ve aile fertlerinden hangisinin rızkı Allah’a ait değilse, onu evinden kov!” Onun cevabı ne kadar güzel ve ne kadar büyük bir derstir. Nitekim Allah-u Zülcelal bir ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur:
“Sen ölmeyen ve daima diri olan Allah’a güvenip dayan.” (Furkan; 58)

Buna bakarak, bir kimse hem Allah-u Zülcelal’in kendisine takdir etmiş olduğu şeylere razı olmayıp, hem de: “Allah’a tevekkül ettim!” derse, Allah-u Zülcelal’e karşı yalan söylemiş olur.

Onun için daima Allah-u Zülcelal’e tevekkül edip, bize nasip ettiklerini bir lütuf olarak görüp razı olmamız lazımdır. Şayet devamlı bu halde olursak, Allah-u Zülcelal vekil olarak bize yeter.

Seyda Muhammed Konyevi (K.S)
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.