Tevazu, kibrin zıddı ve karşıtı olan bir huydur. Bu sebeple kibir ne kadar kötü ise tevazu da o kadar iyidir. Kibir firavunların huyu, tevazu ise peygamberlerin ve salihlerin ahlakıdır.
Onun için Katade şöyle demiştir: “Kendisine ilim, güzellik, mal gibi nimet verilen kimse, bunun imtihan olduğunu düşünüp tevazu göstermezse, ahirette bu nimet kendisine azap olur.”
Hz. Aişe (Radıyallahu Anha) şöyle demiştir: “Siz en üstün ibadeti unutuyorsunuz. Bu ibadet Allah için tevazu göstermektir.”
Tevazu; bir anlamda da yolda karşılaştığın her mü’mini kendinden üstün görmendir. Kendi nefsine her hangi bir şekilde kıymet veren bir kimse tevazudan nasipsizdir. Kişi kendi içinde ne kadar mütevazi ise, Allah-u Zülcelal’in yanında o kadar yücedir, kendi içinde ne kadar kibirli ise, Allah-u Teala yanında o kadar düşüktür. Tevazu insanı daima hayırlar üzerine sevkeder. Her şeyin bir bineği vardır amellerin bineği de tevazudur.
Seyda Muhammed Konyevi Hz. (K.S.)