“Sinir birşey! Havamda olsaydım bu cüretinden dolayı onu yumruklardım!” diye düşündü.
Bayan bir kurabiye alıyor, adam da bir tane alıyordu. Çıldıracak gibiydi bayan ama olay çıkarmak istemiyordu.Nihayet son kurabiye kalınca kadın: “Bu küstah adam şimdi ne yapacak?” diye düşündü.
Adam son kurabiyeyi aldı; onu ikiye böldü ve bir parçayı kadına verdi.
Aaaa! Bu kadarı da fazla! Çok öfkelenmişti şimdi! Kadın sinir içinde kitabını ve diğer şeylerini alıp bir fırtına gibi giriş salonuna oradan da uçağın içine yöneldi.
Uçaktaki koltuğuna oturdu. Gözlüğünü almak için çantasını açtı. Ne görsün? Kurabiye paketi açılmamış olarak orada duruyordu.Çok utandı. Çok büyük bir yanlış yaptığını anladı. Kurabiyelerinin paketini açmadan çantasına koyduğunu unutmuştu.
Adam kendi kurabiyelerini, hiç sinirlenmeden, yüksünmeden kadınla paylaşmıştı.
Kadın kurabiyelerinin paylaşıldığını düşünerek çok sinirlenmişti. Ve şimdi bu durumu açıklama şansı yoktu. Özür dileme olanağı da kalmamıştı.
Telafi edemeyeceğiniz dört durum vardır.
1.Taş. Atıldıktan sonra!
2.Söz. .Ağızdan çıktıktan sonra!
3.Fırsat. Kaçtıktan sonra!
4.Zaman. Geçtikten sonra!
"Basar(Göz) sanatı(mahlukatı) görürde, basiret(kalp gözü) sanatçıyı(Halıkımızı, Saniimizi, Ma'budumuzu, Rabbimizi) görmezse çok abes olur."
Ne ki SEVDA:Hakka sevdalanmadıktan sonra..
Ne ki HAYAT: Hakkı yaşamadıktan sonra..
Ne ki KAVGA: Hak yolunda olmayınca..
Ne ki ÖLÜM:Şehadet vurmayınca..