You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

TASAVVUFA DAİR BİR ESER: MİFTÂHU’L-KULÛB

TASAVVUFA DAİR BİR ESER: MİFTÂHU’L-KULÛB

Profesör
TASAVVUFA DAİR BİR ESER: MİFTÂHU’L-KULÛB
Mehmed Nûri Şemseddin Nakşibendî (k.s.) 1843 senesi Mayıs ayında Peygamber Efendimizin (s.a.v.) manevi işaretleriyle Miftâhu'l-Kulûb isimli eseri telife başlamışlardır.

Mehmed Nûri Efendi (k.s.), Miftâhu'l-Kulûb'u telif sebebini kitabının başında şu şekilde beyân etmiştir (kısaca): “Hücremde iken Resûlullah (s.a.v.) Efendimiz zuhûr edip bu âciz kula hitâben şöyle emir buyurdular:

“Evlâdım Nûri! Ümmetlerimin kolay bir şekilde doğru yolu bulup rızâyı ilâhîye ermelerini isterim.

Bazı kimseler çıkıp sûfî elbisesi giyip evliyâdan olduklarını iddiâ ederler. Şerîatime aslâ îtibâr etmeksizin evliyâullâhın yazdığı risâleleri mütâlaa ederek meclislerde ondaki malumatları kendi akıl ve hevâsına göre halka anlatırlar. Hem kendinin sapkın olduğunu bilmez, hem de ümmetlerimin yoldan çıkmasına sebep olurlar. Onlar yüzünden ilim talebelerine, ilmiyle amel eden âlimlere ve sâlihlere iftirâ edilip yanlış gözle bakılır oldu.

Hâlbuki talebeler, âlimler ve sâlih kimseler ancak benim şerîatime ve sünnet-i seniyyeme yapışarak Hakka vâsıl olurlar. Böyle bizi bulamamış olanların içlerinde bazı kâbiliyeti olanlar da kendisi bir mürşide muhtaç iken kuru söz ve taklidde kalıp mürşitlik iddiasıyla geçinirler. Lâkin soğuk demir dövdüklerinden haberleri yoktur. İşte bu helak çukurundan ümmetlerimi kurtaracak şey, şerîat, tarîkat, mârifet, hakîkat ve vuslat nedir bilinmesidir. Bunları onlara anlat ki âşık ve sâdık ümmetlerim yollarını doğrultsunlar. Bu risâleye ‘Miftâhu'l-Kulûb Sırr-ı Şemseddin' ismi verilsin.”

Ben dahi “me'mûr ma'zûrdur” diyerek ve Resûlullâh'ın (s.a.v.) fermânına imtisâl ederek, bu risâle-i şerîfeye başladım. Cenâb-ı Hak'tan güzelce bitirmeye muvaffak kılmasını recâ ve niyaz ederim.”

Miftâhu'l-Kulûb tasavvufa dâir üç risâleden meydana gelmektedir: Miftâhu'l-Kulûb, Risâle-i Murâkebe, Risâle-i Pendiyye.

Kitabın sonunda Hazret-i Ali'ye (k. v.) ve müellifin kendisine âit Vasiyetnâme ve Tarîkat-i Aliyye'ye intisâb eden ehl-i sülûka lâzım olan şartlar vardır.

*

Göz sayesinde görüyor olsaydın gece uyurken rüya göremezdin.
Demek ki görmüyorsun, sana gösteriliyor.
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.