... Hz. Peygamber şöyle der: " Bir peygamber katında tartışmak uygun değildir " Yani onun huzurunda tartışmak uygun değildir veya ( tartışmanın ) onun yanına taşınması uygun değildir.
Hakem bulunmadığında ise, tartışma ve niza ortaya çıkar, her hasım kendisinin haklı olduğunu iddia eder. Allah gerçeği görsünler diye hasımların kalp gözünü açmış olsa idi ve Allah' ın ' gözetleyen hakim ' olduğunu , terazinin O' nun elinde bulunduğunu, yükselten ve alçaltan olduğunu görselerdi, tartışma ve niza olmazdı.
Öyleyse alemde tartışmanın gerçekleşmiş olması, herkesin hüküm sahibi olan terazi ve ölçüyü elinde tutandan perdelenmiş olduğunu gösterir.
Alemde bir insanın tartıştığını gördüğünde, onun Allah' tan perdelenmiş olduğunu bilmelisin !
Birisi tartışma yapar ve diğeri susarsa, susanın ya müşahede sahibi ya da ahlaklı olduğunu bilmelisin.
Tartışma ilahi bir sınırın aşılması ile ilgiliyse, tartışan kişi ilahi ahlak sahibi ya da ilahi edep sahibinin suretini taşımış kimsedir. Fakat o bütünüyle iyidir. Öyleyse ilahi edep taşıyan insan, tartışan biri değil sadece tartışanın mütercimidir. Bu durumda tartışan, ilahi isimlerdir. Binaaleyh ilahi isimler, alemdeki tartışmanın kaynağıdır. Onlardan dolayı dünyada tartışma ortaya çıkar.
Çünkü el- Muiz ve el- Müzil isimleri birbirine hasım olduğu gibi ed- Dar ve en- Nafi isimleri ve el- Muhyi ile el- Mümit, el- Mu'ti ve el- Mani isimleri birbirlerine hasımdır.Öyleyse her ismin hükümde ve terazide mukabili olan bir isim vardır. Bu isimler arasına yerleştirilen terazi ise, el- Hakem ismidir ve terazi hükümdeki adalettir. El- Hakem ismi, bulunduğu yerin ve mahallin istidatına bakarak hakkı - istidata göre- iki zıt ve çelişen isimden birinin tarafına yerleştirir.
Öyleyse manada ve duyuda farklı tarzlarına göre ortaya konulmuş terazileri öğrenince, sen de onlara göre hüküm verirsin ve bu konuda Allah' ın alemdeki vekili olabilirsin !
Böyle bir durumda terazi senin elindedir ve ' haklı ' ve ' haksız ' hükmünü verirsin.
Bununla birlikte teraziyle tartarken Allah ile senin aranda bir fark vardır; Allah meşiyeti vasıtasıyla yükseltir ve alçaltır.
Senin terazinde ise meşiyetin etkisi yoktur. Kimin elinde hakkı görürsen , onun lehine hüküm verirsin.
Öyleyse sen bir alamete göre hareket eder, hak sahibini bilerek onun adına tartarsın.
Hak ise meşiyet sahibidir...
Fütuhat- ı Mekkiyye 22. Sifir 326. Bölüm Muhyiddin İbn Arabi (k.s.)