RE: TALAK4- Bir Yaratıcıdan olamaz...
Bu ateist şahıs gibi başka IŞİD'ciler de bu konuda fitne çıkarmasınlar diye tek bir kaynaktan ve zaten çok da uzun olmayan surenin tümünü yazıyorum. Bakın hiç bir yanlış anlamaya meydan vermeyecek şekilde sure ne kadar açık. Aslında tefsire bile gerek yok, o kadar basit ki.
Ey nebî! Kadınları boşadığınız zaman, o taktirde onların iddetlerini sayarak iddetlerinde boşayın. Ve Rabbiniz Allah’a karşı takva sahibi olun. Onları evlerinden siz çıkartmayın. Size açıkça bir aldatmayla gelmedikçe onlar da (evlerinden) çıkmasınlar. Ve bunlar, Allah’ın hudutlarıdır (sınırlarıdır). Ve kim Allah’ın hudutlarını aşarsa, o taktirde kendi nefsine zulmetmiş olur. Bilemezsin, belki Allah bundan sonra bir iş (yeni bir durum) husule getirir (başka bir kapı açar). (1)
Böylece onların (boşadığınız hanımlarınızın) bekleme süreleri tamamlandığı (iddetleri sona erdiği) zaman artık onları marufla (örfe uygun olarak güzellikle ve iyilikle) tutun (barındırın) veya marufla onlardan ayrılın (onları iyilikle serbest bırakın). Ve sizden adalet sahibi iki kişi şahitlik etsin (şahit olsun). Şahitliği Allah için yapın. Allah’a ve ahir güne (Allah’a ulaşma gününe) inanan kimseye işte bununla vaazedilir (böyle yapması istenir). Ve kim Allah’a karşı takva sahibi olursa, (Allah) ona bir çıkış yeri nasip kılar. (2)
Ve hesap etmediği (aklına gelmeyen) bir yerden onu rızıklandırır. Kim Allah’a tevekkül ederse, artık ona O (Allah) kâfidir. Muhakkak ki Allah, emrini (işini) yerine getirendir. Allah herşey için bir kader tayin etmiştir.(3)
Ve eğer hayzdan (adetten) kesilmiş olan kadınlarınızdan şüphe ederseniz, o taktirde onların iddeti (müddeti) 3 aydır ve henüz hayz (adet) olmamış kadınların da (iddeti 3 ay). Yüklü olan (hamile) kadınların müddetleri ise yüklerini bırakıncaya (doğum yapana) kadardır. Ve kim Allah’a karşı takva sahibi olursa, (Allah) işinde ona kolaylık sağlar. (4)
İşte bu, Allah’ın size indirdiği emridir. Ve kim Allah’a karşı takva sahibi olursa, onun günahlarını örter. Ve onun ecrini azamî artırır. (5)
Sizin ikâmet ettiğiniz yerin bir kısmında, gücünüz yettiği kadar onları oturtun. Ve onları sıkıntıya düşürmek için onlara zarar vermeyin ve eğer onlar yüklü (hamile) iseler, o taktirde yüklerini bırakıncaya (doğum oluncaya) kadar onlara infâk edin (nafakalarını verin). Ve eğer bundan sonra sizin için emzirirlerse, o zaman onların ücretlerini verin. Ve maruf ile aranızda görüşün. Ve eğer bir güçlüğünüz olursa (zorlanırsanız), o taktirde onu bir başkasına emzirteceksiniz. (6)
Geniş imkân sahibi olan, geniş imkânlarından infâk etsin (nafaka versin). Ve kim, üzerindeki rızkı az ise, o taktirde Allah’ın ona verdiğinden infâk etsin. Allah kimseyi, ona verdiğinden fazlası ile mükellef (sorumlu) tutmaz. Allah, zorluktan sonra kolaylık verecektir. (7)
Ve nice ülkeler Rab’lerinin ve O’nun Resûlleri’nin emrine itaat etmediler (haddi aştılar). Bu sebeple onları şiddetli bir hesaba çektik. Ve onları çok korkunç azapla azaplandırdık. (8)
Böylece (o ülke halkları) işlerinin vebalini tattı. Ve onların işlerinin sonu hüsran oldu. (9)
Allah onlar için çok şiddetli azap hazırladı. Ey âmenû olan ulûl’elbab! Öyleyse Allah’a karşı (daha üst takva ile) takva sahibi olun. Allah size zikri (Kur’ân’ı) indirmiştir. (10)
Resûl, âmenû olanları (ölmeden önce Allah’a ulaşmayı dileyenleri) ve amilüssalihat (salih amel, yani nefs tezkiyesi) yapanları, karanlıklardan nura çıkarmak için size Allah’ın âyetlerini açıklayarak okur. Ve kim, Allah’a îmân ederse ve salih (nefsi ıslâh eden) amel işlerse onu, içinde ebediyyen kalmak üzere, altından ırmaklar akan cennetlere dahil eder (koyar). Allah(’ın Zat’ı), onun (resûl) için en güzel rızık olmuştur. (11)
O Allah ki, yedi kat gökleri ve yerden de onların misli kadarını (yedi kat yerleri) yarattı. Allah’ın herşeye kaadir olduğunu ve Allah’ın herşeyi ilmen (ilmi ile) ihata etmiş olduğunu (kuşattığını) bilmeniz için emir, onların arasında (gökler ve yerler arasında) devamlı iner. (12)
Ben genelde mealleri kıyaslamalı kontrol etmeye çalışırım ama ufak tefek hatalar olmakla beraber surenin hangi çerçevede döndüğü, neyin kast edildiği tek bir mealden bile anlaşılıyor.
Bu konunun cinsellikle alakası var diyen adamın kafada bir sorun var. Sure baştan sona kadar boşanma durumunda eşlerin takınması gereken tavrı öğretiyor. tüm ayetleri de bununla alakalıdır.
Yok yok kesin bu IŞİD'cidir ya da nusracıdır , veya ahraru şam filan türü böyle sapık bir ekoldendir. Atatürk resmi koymuş bir de algı operatörü. Bak bak çakala bak. Şu mübarek günde adamı sinir etmeye çalışıyorlar.
Bunu ilk beğenen sen ol.