You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Suriye'de teröre karşı (DAEŞ, IŞİD, PYD, EL NUSRA, vs) cihad şartları oluşmuştur!

Suriye'de teröre karşı (DAEŞ, IŞİD, PYD, EL NUSRA, vs) cihad şartları oluşmuştur!

Cezalı Üye
Suriye'de teröre karşı (DAEŞ, IŞİD, PYD, EL NUSRA, vs) cihad şartları oluşmuştur!
Cihad esasen 3 çeşittir.

a) Nefis­le cihad,
b) Şeytanla cihad,
c) Bir insan veya bir gruba karşı cihad.

Burada konumuz, c) Bir insan veya bir gruba karşı yapılan cihad olacaktır. Konu özelinde ise Suriye'de cihad şartlarının ne zaman, kime karşı, neden oluştuğunu irdeleyeceğiz inşaallah.

Bu konuda son dönemde özellikle de Mekkeli müşriklerin soyundan gelen ve efendimizin ashabını katletmeye cüret eden Vahhabi / Selefi / Harici akımların yarattığı terör irdelenecektir.

Konu özeline girersek; günümüzde Selefi / Vahhabi görünümlü bir takım şeyh , ulema, ebu bilmem kim gibi mahlaslar kullanan tuhaf kişiler türemiş, ve bu kişiler "kurandaki ayetleri" delil göstererek insanları cihada teşvik eder olmuşlardır.

Oysa ki bu kişiler müçtehid olmadıkları için, ayetlerin ne anlama geldiğini diğer kişilerle paylaşma yetkisine sahip değillerdir. Eğer kuranı ve islamı anlatma ve öğretme yetkisine, donanımına, ilmine, eğitimine sahip olmayan kişiler bunu yaparsa, herkes kendi kafasına göre iş yapar ve çatışma kaçınılmaz olur. Bu nedenle müçtehidlere veyahut günümüz anlamında profesörlere ihtiyaç vardır. Bu meselenin daha iyi anlaşılması için şu örneği vereceğim:

"Ben kuranı kerimi alıp okurum, sizler de okursunuz. Ben şimdi kuranı kerimi açtım ve bir ayeti kendime göre meal ettim. Ve size de dedim ki "şu hususta dinimiz böyle emretmektedir, bu nedenle bu şekilde davranılması gerekir". Siz de açıp okudunuz ama kendi açınızdan farklı bir mana çıkarttınız. Olamaz mı? Elbette olabilir, hatta çoğu zaman böyledir. Kuranı kerimi herkes okur ama herkes kendi meşrebine göre anlar ve yorum yapar. İşte bu nedenle bize, bizden daha fazla bu işi bilen alimler lazımdır. Aksi halde insanlar ihtilafa düşerler. Bu ihtilafa düşmelerini önleyen müessese, alimlerdir.

Şimdi bu selefiler kalkıyorlar ve "şu ayete göre cihad farzdır, bu ayete göre şu belde kafirdir, şuna göre de bunların katli vaciptir" demekteler. Şimdi düşünelim: Bu adamlar müçtehid mi? Değil. Bu adamlar profesör mü? Değil. Kim olarak hükmediyorlar? Sorduğunuz zaman "işte bunlar Allahın emridir, buna göre konuşuyoruz" diyorlar. Oysa ki o sadece kendi okuduğundan kendi adına mesuldur, sadece kendi adına ve kendi yararına yorum yapabilir. Eğer diğer insanlara faydalı olmak adına konuşacaksa, bir alimin yazdığı tefsir üzerinden konuşması gerekir, başka da bir yolu yoktur.

Konumuza dönelim:

Evvela şunu belirtmek gerekir ki islamda "saldırgan cihad" yoktur. Nefsi müdafa amacıyla yapılan cihad vardır.

Sünnetullahı takip eden salih kişiler olarak Resulullah'ın hayatından cihadın nasıl yapıldığına, ya da zorluklar karşısında ne yaptığına bakalım:

1-Sabır:
Resulullah efendimiz karşılaştığı güçlüklere karşı ilk önce sabretmiştir.

Peygamberimizin ashabından Abdullah b. Mes’ud diyor ki:

“Hz. Peygamber’i kavmi taşlamış, ve onu yaralamıştı. O ise Allah’a şöyle dua ediyordu:
–Allah’ım halkımı bağışla çünkü onlar (gerçeği) bilmiyorlar.” Peygamberimizin bu tutumu ve Allah’ın yardımıyla bir dönem sonra Taif halkı tümüyle Müslümanların hakimiyetine geçti ve o taş atanların büyük bir bir bölümü İslam’ı kabul etti.

Resulullah Efendimiz bir çok güçlüklerle karşılaşmış, bir çok defa taciz ve zorbalıkla karşılaşmış, fakat her seferinde sabretmiştir. Maaşallah.

2- Hicret:
İslamiyet’in onüç yıl süren Mekke döneminde, putperestlerin işkence ve zulümlerine rağmen birçok kişi islam dinini seçmişti. işkence ve zulümler sonucunda peygamberliğin 5.ve 6. yılında Habeşistan’a iki grup halinde müslümanlar göç etmişlerdi. Bu arada Yüce Allah, Peygamberimizin Mekke’den Medine’ye (hicret) göç etmesine izin verdi.

Resûlullah efendimiz, müşriklerin ellerinde kılıçlarla gece evinin etrafını sardığı sırada, üzerlerine bir avuç toprak serpti. Yasin sûresinin ilk âyetlerini okuyarak evden çıkıp müşriklerin arasından geçti. Bekleyenlerin hiç birisi onu göremedi. Hazreti Ebu Bekir ile Sevr Dağına çıkıp üç gün orada bir mağarada gizlenip sonra Medine'ye hicret ettiler.

Börüldüğü üzere resulullah kendisine karşı yapılan tüm baskılara karşı 13 yıl boyunca sabretmiş, hicret seçeneğine izin verilmesine rağmen tercih etmemiştir. Ve sonunda Mekke'den hicret ettiğinde, hayati tehlike altında olduğu için, başka bir seçeneği kalmadığı için hicret ettiğini görürüz.

3- Cihad:

İlk savaş, Mekkeli müşriklerin azgınlıklarını sürdürüp müslümanlara zarar vermeleri nedeniyle gerçekleşmiştir.

"Kendilerine savaş açılan Müslümanlara, zulme uğramaları sebebiyle cihad için izin verildi. Şüphe yok ki Allah'ın onlara yardım etmeye gücü yeter."(Hacc 39)

Ayeti meal etmedim: Bu ayet bir hüküm olmadığı için tarihi bir belge olarak kullanılmıştır.

Demek ki cihad için; iki ayrı toplum olması, ve bunların birinin diğerine savaş açması ve zarar vermesi gerekmektedir.

Şimdi arkadaşlar, konunun en kritik yerine geliyoruz biiznillah:

Tamamen resulullahın hayatına göre bakıp tamamen o ne yapmışsa aynısını yapma amacıyla hareket edersek şunu görürüz:

BÜYÜK BİR ZORLUKLA KARŞILAŞILDIĞINDA YAPILMASI GEREKENLER

1- Ortada bir zorluğun olduğu tespit edilmelidir.
2- Olabildiğince sabretmek
3- Hicret etmek
4- Hicrete rağmen zorluk devam ediyorsa cihad etmek.

Şimdi:

Suriye'deki durumu irdeleyelim:

SURİYE BUNDAN 4-5- YIL ÖNCE:

İddialar, bir takım kanıtlar, bir takım söylentiler, bir kısmı gerçek bir takım haberler gösteriyor ki: Halk bir takım baskılarla karşı karşıyadır.

1- Zorluk hali tespit edilmiştir.

Şimdi bu zorluğa karşı halkın yapması gereken sabredip beklemektir. Resulullahın hayatında bu süre 13 yıl olarak uygulanmıştır.

2- Olabildiğince sabretmek.

Halkın bu zorluğa sabrettiği görülmektedir. Buna rağmen bir takım gruplar ayaklanma başlatmıştır. Bu da, sabır şartının olgunlaşmadığını gösterir.

3- Hicret

Suriye hükumetinin kontrolü altındaki beldelerde hicret olayları olmamıştır, veya kısıtlı kalmıştır.

4- Cihad

Halkın geniş kitleler halinde cihad etmediği ve olayların edilgen tarafı olduğu görülmektedir. Savaşanların ise çoğu, cihad ettiklerini iddia eden, dışarıdan gelen selefi / vahhabi gruplardır. Bunların ataları Hazreti Ali'yi "Allah rızası için" öldüren kişilerdir.

ALİMLERİN TAVRINI İRDELEYELİM:

Neredeyse profesörlerin ve cemaat önderlerinin tamamı Suriye'de devlete karşı cihad şartlarının oluşmadığına ittifaktır. Bu durumda Suriye'de devlete karşı yürütülen savaş bir cihad değil, bir cinayettir.

Dolayısıyla buna destek verenler de aynı suçun ortağı olular!

SONUÇ

Suriye'de savaşın başladığı yıllarda cihad şartlarının oluşmadığı, cihad kararı için islami kriterlerin göz önüne alınmadığı, tamamen keyfi bir kararla savaş başlatıldığı görülmektedir.

Dolayısıyla IŞİD / el nusra / el kaide tarafından başlatılan savaş islama uygun olmayan, haram bir savaştır.

Buna karşı 2 nedenle cihad etmek gerekir.

1- Devletin IŞİ'e karşı cihadının zorunluluğu:

Cihad şartları oluşmadığı halde kendisine karşı ilan edilen savaşa karşı devletin meşru olarak savaş ilan etme hak ve yetkisi vardır. Bunu resulullahın hayatından, ayrıca ayetlerle verilen izinlerden almaktadır.

2- Halkın IŞİD'e karşı cihad zorunluluğu:

IŞİD / el nusra / YPG çetelerine karşı cihad şartları oluşmuştur. Şöyle ki:

1- Zorluk: Bu çeteler halka zulmetmektedir.
2- Süre: Süre şartı sağlanmamıştır.
3- Hicret: halk geniş kitleler halinde cihadcı çetelerin eline geçen yerlerden kaçmaktadır.

Süre şartı , hatırlarsanız "hicretin" ön koşuludur. Oysa halk süre şartını beklemeden hicret etmiştir, çünkü ortada yaşamsal bir tehlike vardır.Cihadın ön şartı hicret olduğu ve bu gerçekleştiği için, süre şartının bir anlamı kalmamıştır.

Yukarıda sayılan nedenlerden dolayı;

Suriye'de yaşayan, oralara yolu düşen, veyahut orada "din kardeşi"nin olduğunu söyleyen her bireyin, her nerede olurlarsa olsunlar IŞİD çetelerine karşı cihad etmeleri zorunludur. Ancak bu farzdır, veya vaciptir veya şu hükümdedir diyemem diyemem, o kadar ilmimiz yok hamdolsun. İyi ki cahilim, maaşallah.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 18-09-2015, Saat:10:50 AM, Düzenleyen: Allame Reloaded.
Cezalı Üye
RE: Suriye'de teröre karşı (DAEŞ, IŞİD, PYD, EL NUSRA, vs) cihad şartları oluşmuştur!
Editleyemediğim bir iki nokta var ama sorulursa söylerim.

Bir tanesi içerikle alakalı ufak bir dikkatsizlik hatası.

2. EK:

Bu özgün çalışma tarafıma ait olup telif hakkı sorunu yoktur. İzin istemek kaydıyla istediğiniz yerde paylaşabilirsiniz. Yukarda belirttiğim gibi ufak bir hatası var, orayı düzeltip öyle yayınlarsınız.
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Suriye'de teröre karşı (DAEŞ, IŞİD, PYD, EL NUSRA, vs) cihad şartları oluşmuştur!
Ya iyi de Suriye de kim kimlerden kim düşman kim değil anlaşılmıyor ki
Kimliğini göster diye soran birine karşı
Yavaştan haraket etsen
Pat seni vuruyor,
Soran kim vuran kim ?
Neyle kimle savaşacak millet.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 18-09-2015, Saat:11:11 AM, Düzenleyen: Alketa.
Yönetici
RE: Suriye'de teröre karşı (DAEŞ, IŞİD, PYD, EL NUSRA, vs) cihad şartları oluşmuştur!
Müslümanlar hayatlarını Kuran ve Sünnetten beslenerek düzenlerler.

Bazı insanların mücdehid olmadıkları halde Kuran'ı yorumladıkları ve hükümler çıkardıkları konusunda güzel bir açıklama yapmışsın. Teşekkür ederim.

Ancak aynı hassasiyeti sünnet konusunda göstermemişsin. Sünnet ve hadislerde ehil olan insanlar tarafından yorumlanmalı ve hükümler çıkarılmalıdır. Kuran için söylediklerinin tamamı Sünnet için de geçerlidir.

Yaptığınız yorumlarda sünnete bakarak cihad ile ilgili bazı hükümler çıkarmışsın. Cihad ile ilgili Kurana bakarak hükümler çıkarandan bu durumda ne farkın kalıyor?

Konuda doğru hüküm çıkarmış bile olsan ki doğru değil, ilmin olmayan konuda hüküm çıkartman yanlış ve çıkardığın hüküm de yanlış kabul edilir. Ancak benim şöyle bir fikrim var yada sorgulamak, beyin jimnastiği yapmak adına yaparsan burada herkes kendi fikrini düşüncesini ortaya koyabilir ve bunu yapmak yanlış olmaz.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 18-09-2015, Saat:02:50 PM, Düzenleyen: alpi.
Uzman
RE: Suriye'de teröre karşı (DAEŞ, IŞİD, PYD, EL NUSRA, vs) cihad şartları oluşmuştur!
Gerçekten Alketa'nın geçen gün dediği gibi toplum mühendisliği yapılıyor.

Böyle beylik ve boş lafların da bunları söyleyenlerin sayısı da günler geçtikçe artacaktır.

Çokça okuyun, çokça düşünün, çokça hayırlı ameller işleyin, vesselam.
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.