You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Profesör
Son Nefeste...
Bir dostu anlatıyor:

Hz. Amr ibni As ölüm döşeğindeyken yanına gittik. Yüzünü duvara döndü, uzun uzun ağladı. Bunun üzerin oğlu Abdullah:

-Babacığım! Ölümden korktuğun için mi ağlıyorsun? diye sordu.

Amr ibni As (ra):

-Hayır, vALLAHi ölüm sonrasının korkusundan ağlamıyorum, dedi.

O zaman Abdullah:

-Babacığım, sen hayırlı işler yaptın. Sen Resulullah (sav) sohbetinde bulunmadın mı?

Onun valiliğini yapmadın mı?

O sana şu müjdeyi vermedi mi?

Suriye'yi sen fethetmedin mi? diye özelliklerini tek tek saymaya başladı.

O zaman Amr ibni As yüzünü bize döndü ve şunları söyledi:

-Ahiret için hazırladığımız en değerli azık “La ilahe illALLAH MUHAMMEDin Rasulullah”

sözüdür.

Dinleyin beni. Benim hayatımda üç devir vardır.

Bir zamanlar kâfirdim. Müşriktim. ALLAH'ın elçisine benden fazla kin besleyen yoktu. En çok istediğim şey, bir yolunu bulup onu öldürmekti. Şayet bu haldeyken ölseydim, mutlaka cehennemlik olurdum. Helak olurdum.

ALLAHü Teala gönlüme İslam sevgisini koyunca, kalkıp Peygamber aleyhisselamın yanına gittim:

-Elini uzat sana biat edeceğim, dedim. O elini uzatınca ben elimi geri çektim. Hz. Peygamber (sav) bana döndü:

-Ne oldu, Amr? diye sordu.

Sonra aramızda şu konuşma geçti.

-Şart koşmak istiyorum

-Neyi şart koşacaksın?

-ALLAHü Teala'nın beni bağışlamasını.

O zaman Peygamber Efendimiz (sav) bana şunları söyledi:

-Müslüman olmanın, önceki günahları yok ettiğini bilmiyor musun?

-Hicret etmenin, daha önceki günahları silip süpürdüğünden haberin yok mu?

-Haccetmenin önceki günahları ortadan kaldırdığını bilmiyor musun?

O günden sonra ALLAH'ın elçisinden daha çok sevdiğim kimse yoktu. Gözümde ondan daha büyük biri mevcut değildi. Ona duyduğum saygıdan dolayı gözlerimi kaldırıp yüzüne bakamazdım.

Biri bana Peygamber Efendimizi (sav) anlatmamı isteseydi, yüzüne doya doya bakamadığım için bunu yapamazdım. Şayet bu haldeyken ölseydim, cennetlik olmayı umabilirdim. Ama heyhat ki ne heyhat.

Daha sonra saltanat işlerine karıştım. Siyasete bulaştım. O işlerin aleyhimde mi lehimde mi olduğunu bilemiyorum. Sizden şunu istiyorum:

Öldüğüm zaman arkamdan ne ağıt, ne de ateş yakın. Mahrem yerlerimi iyice örtün, kimse görmesin, çünkü melekler beni hesaba çekmek için yanıma gelecekler. Beni gömdüğünüz zaman üzerime toprağı yavaş yavaş atın.

Sonra kabrimin yanından hemen ayrılıp gitmeyin. Bir deveyi kesip etini taksim edecek kadar bir zaman orada durun. Böylece siz yanımdayken yerime alışayım ve Rabbimin elçilerine nasıl cevap vereceğimi düşüneyim.



Doç.Dr.Nihat Hatipoğlu
"Ey Sevgili!..
Bir geceliğine değiş tokuş etseydik yüreğimizi,
Taşıyabilir miydin acaba bendeki seni!..
Bunu ilk beğenen sen ol.
BOŞ ÇERÇEVE!
RE: Son Nefeste...
son nefeste hersey aklına gelir insanın köşeye sıkışmış ve caresiz rabbinin merhametine sıgınır merhametlilerin en merhametlisi merhametinle bizleri utandır ve cehennem azabında kabir azabında koru amin amin amin..
Sükut eyledim, ''Kahrı var'' dediler.
Biraz söyledim, ''Zehri'' var dediler.
Sustum, kahrından susuyor dediler;
Biraz konuştum, zehrini kusuyor dediler...
MEVLANA
.
.
.
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.