Sıratı dünyada aşmanın yolu, yürekten Allah'a irtibat ve o irtibatı her adım başı kontrol etmeye vabestedir. Onunla kontrol tamamsa, şaşmadan, devrilmeden, kaymadan, sürçmeden yürürsünüz hedefe doğru. Hedef O ise şayet, O'na doğru yürümede O, yolunuzu şaşırtmaz. Onun yerine hedefe başka şeyler koyarsanız, kendi basiretinizi köreltmiş, kendi kendinize husuf ve küsuf yaşatmış olursunuz. İnsanın kalbi ile Allah arasına girmesine denir bunlar. Sen aradan çıkınca her şey ayan-beyan ortaya çıkar.
İrade yayını germiş, azim okunu O'na doğru, O'nun rızasına doğru fırlatmışsa, O seni cevapsız bırakmaz. Evirir-çevirir, değişik kayma ve sürçmelerine rağmen er-geç seni kendisine ulaştırır. O'ndan daha vefalısı yoktur. Bu yönüyle bakarsanız kulluk kolay. Ama bizim takıldığımız çok şeyler var. O zaviyeden bakınca işin doğrusu kulluk zor. Aslında o yolu çetrefilli yapan biziz. Yoksa yol çetrefilli değil. İşte günde 40 defa o çetrefilsiz yolu istiyoruz Allah'tan. Sıratı müstakim diyoruz.
Alıntı