"Sadece kendini değil,sana dair tüm hayalleri bile götürdün beraberinde...Şimdi ben;bu yıpratılmış,dağıtılmış gençliğimle,kimin kulağına sıcak nefesimi fısıldayacağım?..Kime bir yarımı emanet edeceğim?Söylesene Silik Düş'üm benim...Avuç içime dokunana musallat olacak kokun,soluğumu içine çeken,seni de yutacak tek nefeste..!"
Sana,seni yazardım önceleri..
Harflerim kağıda damlar,yakardı...
Yandıkça ucu açık cümlelerim,ince sızı saplanırdı yüreğine..
Şİmdi ise;
Susmaktan kangrene çalar oldu dilimde ıslanan cümleler..
Sustum..
Sustukça büyüdüm...
Büyüdükçe kırıldım..
Kırıldıkça yine Sustum..
İçimde kal diye tuttuğum nefesimi vermedim henüz...
Boğazıma yumru gibi saplanışın,soluğumu kesiyor hala...
İçimde biryerler kanıyor..
Aşık yanım kan kaybediyor...!
Öyle bir bittik ki biz..
Biz bile şaşırdık..
Dilimin ucuyla son defa konuşuyorum..
Ve son defa gidiyorsun benden..
Sana gözlerime değen son düşlerini veriyorum.
Sana avuç içime bıraktığın son duanı veriyorum.
Sana kirpiklerimi ıslatan son yaşlarını veriyorum.
Silik Düş'üm..
Şİmdi,Git..!
Alıntıdır...
.•*˜ Yalnızlığa dayanırım da, bir başınalığa asla,
Yaşlanmak hoş değil, duvarlara baka baka.
Bir dost göz arayışıyla,
Saat tıkırtısıyla...
Korkmam geçinip gideriz biz mutlulukla,
Ama;
''Günün aydın, akşamın iyi olsun'' diyen biri olmalı.
Bir telefon çalmalı ara sıra da olsa kulağımda.
Yoksa zor değil, hiç zor değil,
Demli çayı bardakta karıştırıp,
Bir başına yudumlamak doyasıya.
Ama ''Çaya kaç şeker alırsın?''
Diye soran bir ses olmalı ya ara sıra... .•*˜
.•*˜.•*˜.•*˜.•*˜.•*˜.•*˜.•*˜.•*˜.•*˜.•*˜.•*˜.•*˜.•*˜.•*˜

