Bugün dikkatlerinizi çekmek istediğimiz film; İran'ın ünlü ve muhalif yönetmenlerinden Kemal Tebrizi'nin 1998 yılında çektiği "Şeyda" filmi. Şeyda'nın her şeyden önce bir aşk filmi olduğunu söylemeliyiz. Uzun yıllardır ölçülerini çizmek ve sınırlarını koymak için hiçbir şey yapmadığımız bu konuyu ele alıp incelemek, sınırlarını çizmek açısından sanıldığından önemli. Sustuğumuz konular, boş konuşanlarca pervasızca işgal ediliyor ne yazık ki.
Şeyda, filmin tanıtım sloganında dendiği gibi, "Kur'an merkezli bir aşkın hikâyesi"ni anlatıyor. Müzzemmil Suresi etrafında gelişen ve sevgiliyi görmeden başlayan bir aşk hikâyesi. Her şeyin görselliğe indirgendiği günümüze atılmış esaslı bir tokat olarak ele alınabilir bu film.
Konusu
Filmin başat karakteri Ferhad adında bir gençtir. Ferhat zengin bir aileden gelen, iyi eğitim almış bir gençtir. Ailesine haber vermeden orduya katılır ve İran-Irak savaşına gönderilir. Savaş sırasında gözlerinden yaralanarak, askerlerin kaldırıldığı hastaneye yatırılır.
Ferhad hastaneye kaldırıldığında, tedavi sebebiyle sargılı olduğu için gözleri iyileşene kadar bir müddet göremeyecektir. Hastanede sadece sesini duyduğunu Şeyda adlı bir hemşireyle karşılaşır. Sadece ses üzerinden aralarında bir etkileşim olur.
Acılarını unutması için, hemşireden geceleri kendisine Kur'an okumasını ister. Şeyda adlı hemşire, her gece Ferhad'ın bulunduğu yere gelerek kendisine Müzzemmil Suresini okur. Ferhad'ın tedavisi henüz tamamlanmadan Şeyda, hastaneden ayrılmak zorunda kalır.
Ferhad, tedavisi tamamlandıktan sonra, Şeyda'yı bulmak için ailesinin yanına döner. Ancak sorun tahmin edildiğinden büyüktür. Zira hiç görmediği birinin peşindedir Ferhad. Hiç görmediği Şeyda'yı bulabilmek için elindeki tek iz onun Kur'an okurken duyduğu sesidir.
********************
En az Baran filmi kadar güzel PORTAKAL ÇİÇEĞİNİN SEVGİ KOKUSU ŞEYDA'YI beğenecek bir solukta izleyeceksiniz...