Ağacın örtüsü olan yaprağın,
Dalla örtüşen bütünlüğündedir.
Ahenk
Ağacın dalında bulunan bir kuşun,
Âlem senfonisindeki ritmik vurgusunun tezahürüdür.
Böylesi
Bir oluşumdaki derinliği ve yumuşaklılığı,
İçtenlik ve zarafeti yadırgamayız keyif alırız.
Yaprağın rengi,
Sesi, hafifliği ve yelpazesi
Kuşların vazgeçilmezleri durumundadır.
Sessizliğin
Derinliğinde yol alırken, umuda
Kucak açarak geleceğe doğru kulaç atıyorlar.
Hilkatleri üzerine
Hareket ettiklerinden ruhumuza kapı aralıyor
Ve içimizden şefkatin gelmesine sebep oluyorlar.
Bazen
Efkâr dağıtmak adına
Bizlere yaren oluyor ve
Sırlarımızı yudumluyorlar.
Her zaman
Yararlı ve katiyen zararı sinesinde
Barındırmayan dostlarımız olmuşlardır.
Kuşun hassasiyeti,
Yaprağın sahaveti, rüzgârın hareketi,
Suyun sesi, insanın sinesi, mısraların dizilmesi
Ve ney sesinin nağmelerde süzülmesi âlem hoşnutluğunun delilleridir.
Yaprağın oluşumundaki
Zarafet dirilik ve güzelliği, yok oluşundaki naifliği,
Hazan mevsimini haber veren hafifliği, sevinç ve hüznün
Ati ve mazi denkliğinde ahenk bulması manalı olacaktır.
Yoksa
Temel sebeplerin unutulması,
İhmal edilmesi düşünenler ve ibret
Alanlar için nasıl mümkün olacaktır?
Düşünmesi için
Mükemmel imkânları bulunan bir insanın,
Tercihlerinde tereddüde, karamsarlığa kapı aralaması,
Temel koşulları ihmal etmesi anlamına gelir.
Oysaki kuşun ve yaprağın
Öyle bir imkânın olmadığını, verilen görevin
Bilincinde olduğunu, kaygıya kapılmadan, tereddüde
Meydan vermeden, emin adımlarla ilerlediklerini biliyoruz.
Kuşun öldürülmesini,
Yaprağın kopartılmasını ve suyun kirletilmesini
Becerebilenlerin hislerinde
Deformasyon olduğunu üzülerek anlarız.
Maksadı dışında
Kullanılan bu hislerin sahibine
Tabi olmalarını yadırgamamalıyız!
Hislerin ve uzuvların
Teklifi kabul eden, yaratılmışlar
İçinde bulunan ve bir irade sahibi olan insana
Emanet verildiğini bilgi açlığımızdan anlayamıyoruz
Ama idrak, yapılan fiilin kötülük olduğunu biliyor.
Gayri mantıki eylemlerin
Arka planında kişinin akıl, bilgi, mantık
Ve vicdan muvazenesinin yetersizliğine şahit oluruz.
Her gün yaşadığımız
Ve asla tasvip etmediğimiz bu eylem
Sahiplerini suçlamakta hiçbir işe yaramaz.
Çünkü eğitilmemiş bir iradenin
Bir gün zararının dokunacağını bilmeliyiz,
Bu bakımdan neslimizi hiçbir şartta ihmal etmeden
Bir mürebbinin refakatinde manevi eğitimden geçirmeliyiz.
İnsanın doğruyu bulması adına
Yararına sunulan bütün varlıkların,
Yine insanın faydasına olmak üzere diyerek
Azmedip öyle kullanmalıyız, bunun haricinde
Başka bir keyfiyette bulunamayız.
Madde ve mana,
Canlı ve ölü insanlık ölçeğinde
Anlam kazanır, kâinat ve insan vazgeçilemez bir bütündür.
Bu bütünlüğü
Tahrip etmek ve yozlaştırmak
Hassasiyet sahiplerinin asla görevi olamaz,
Kimlerin görevi olduğunu anlamak bakımından
Biraz düşünmemiz kâfi olacaktır.
Bir yaratılmış iken
Baş kaldıran, itaat etmeyen,
Tekebbürü seçen ve bir insanüstü varlıkken,
Aşağılanan ve derhal kovulan, yaratan tarafından
Gideceği yer belirlenen nankör varlık!
İnsan vicdan
Ve nefis denkliğinde kıymet
İfade eder, aksi takdirde tereddütler yerini alır.
Bu bakımdan
Kaybeden hüsrana uğrayan olmamak için
Şu üç koşulu hiçbir zaman ihmal etmemeliyiz.
İnsan olduğun için
Açziyet, tevazu, şecaat, sabır
Ve dirayet temel azıkların olmalıdır.
Bu azıkları
Şükrederek bilgi
Ve tecrübe denkliğinde kullanırsan
Asla dengen bozulmaz ve âlemde kaybolmazsın.
Bu vasıflar
Senin duygularını kontrol eden asli yet
Olduğunu unutur ve enaniyete kapılırsan, işte o zaman
Omuzlarına yüklenen ilahi vuslata katiyen ulaşamazsın!
İnsan haricinde
Kâinatta her yaratılan, dünyaya
Gelme sebeplerine göre yaşıyorlar.
Bizim fıtratımıza
Uygun biçimde yaşayarak,
Bizlere vesvese veren, yanlışa
Ve yalana sevk eden, haysiyet ve şerefi
Hiçe sayan varlığa neden paye verelim!
Mükâfat ve ceza
Dünyada yaşayanlar için anlamlıdır,
İmtihan mühletini idrak etmeden yaşamak ise
Asliyenin Ahret’te olduğuna itibar etmemekle anlam kazanır.
Böylesi
Bir tercihten yaratana sığınmak,
Ona el açıp yakarmak, pişmanlıktan
Bitap düşene kadar secdeye kapanarak
Tövbe etmek bir çözüm olabilir.
İdrak ve inkişaf
Mürebbilerini unutmadan
Yolun selametini ve nasıl gidileceğinin
Eğitimini almak vasviyet kazanımı için bir adımdır.
Bülbülün, sümbülün,
Çiçeğin, gülün, yaprağın, toprağın
Ve suyun güneşe nasıl ihtiyacı varsa,
İnsanın da güneşi yaratana o nispette ihtiyacı vardır.
Kuş ve ağaç,
Gül ve diken, su ve balık dünyada,
Gezegenler kozmik âlemde yol alırken,
İnsan denen varlık her ikisinde de yol alıyor düşünenler için…
Mustafa Cilasun
Aşk, ruhu
Ve gönlü meftun eden
Halden geçiren
Haşyet zerk eden
Firkate eriştiren demdir…
Mustafa Cilasun