Psikolojik, kimya, fizik, biyoloji inceledi durdu aşığın halini.
Sanki hastalık gibi bir sevdaya tutuldu... sözüm ona aşk için türlü nedenler bulundu.
Tarifi yapıldı.
Şiiri yazıldı.
Bir dolu kitab ondan bahseder oldu...
Sanıldı ki iki güzel söz ile bir tatlı dil ile savrulan bir tutam saç ile bitiverdi aşk... Velakin... Gözler kapanınca, dillerden kötü sözler çıkınca, saçlar aklanıp azalınca bitiverdi sevda... Aşk her lahzaya o kadar aşina kaldı ki! Bizatihi kendi muradını da benliğinide yitirdi.
Usandı yeni kimlikler, aynı veryansınlar, aynı töhmetler altında kalmaktan... Aslında... Düşünsene ey aşık!
hangi sevdalı sevdasını dile getirebilecek kadar aklı başında idi ki?
Veyahut... Sevdalık dediğin de bir meczupluk hali değil mi?
Ya da... Sevdalanılanın bir adı da Kenz-i Mahfi değil mi?
Sen öyle sev ki, aşk kendini kaybetsin! Kendini bulana dek senden o şikayet etsin...
