...
Ve uzakta görürüm sözlerimi, bakarım; benim değil senin onlar...
Tırmanırlar eski acıma sarmaşıklar gibi...
...
Tırmanırlar öyle nemli duvarlara, bu kanlı oyunun sensin sahibi...
İşte kaçışıyorlar karanlık inimden;
Sen hepsiyle dolusun, seninle dolu hepsi...
...
Senden önce sardılar yerleştiğin ıssızlığı ve benim hüznüme alıştılar, sana değil...
...
Desinler isterim şimdi sana demek istediğimi, duyasın diye onları beni duyduğun gibi:
...
Bir bunaltı rüzgarı sürüklüyor sözlerimi.
Düş kasırgaları deviriyor ikide bir.
Başka sesler duyuyorsun acılı sesimde.
Eski ağızlardan ağıt, eski işkencelerden kan.
Sev beni dost, bırakma beni, izle beni;
İzle beni dost, şu bunaltı dalgasında...
...
Ama aşkının rengine bürünüyor sözlerim.
Sen sarıyorsun işte, sen dolduruyorsun hepsini.
Bir sonsuz gerdanlık yapıyorum onlardan
Üzümler gibi tatlı, beyaz ellerin için.
(...Pablo Neruda)