You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Şems Divan'ında Aşkın Sesi -2

Şems Divan'ında Aşkın Sesi -2

Profesör
Şems Divan'ında Aşkın Sesi -2
Şems Divan'ında Aşkın Sesi -2

Bu ilahî aşkın sesi her nefeste sağdan soldan insanın kulağına gelmekte olduğu halde herkes onun sesini duymaya güç yetiremez. Sadece nefs-i emmârelerini maddî ve dünyevî kayıtlardan temizleyen ve kendilerine baş kulağından başka bir kulak satın alan kimseler onun ayak seslerini duyabilir ve ondan tam olarak lezzet alabilirler. İşte Mevlana bu aşkın sesinin her nefeste kulağında yankılandığı nadir kişilerden birisidir.

“Her solukta aşkın sesi gelmede sağdan soldan; Göklere ağıyoruz biz yok mu seyredecek olan?”

Mevlana'ya göre insanı göklere doğru yükselten onu meleklerle arkadaş eden ve âlemlerin Rabbinin huzurunda sevinç içinde bulunduran işte bu aşktır. Çünkü insan aslı itibarıyla o yücelere aittir; onun asli vatanı ve şehri bu fani dünya değil o baki ve gerçek olan âlemdir. Bu yüzden Mevlana şöyle demektedir:

“Göklerdeydik biz meleklerdi bizim yârimiz.
Yine gideriz hepimiz orasıdır çünkü şehrimiz.”

İnsan yeryüzünde Allah'ın halifesi olarak yaratıcısını kendi ruhundan ruh üflediği bir varlık olarak feleklerden ve meleklerden daha üstündür. Bu ikisinden de ötelere geçmeyi başarırsa Allah'ın kibriyasını kendisine menzil edinir.

“Felekten de yükseğiz biz melekten de yüceyiz.
Neden geçmeyelim ikisinden de ululuktur menzilimiz.”

İnsan kimilerinin zannettiği gibi sadece bir avuç toprak parçasından ibaret değildir; aksine o kadar değerli bir cevhere sahiptir ki o cevher varlık âleminde başka hiçbir canlıya nasip olmamıştır. O tertemiz cevher insan ruhudur ve bu ruhun en mükemmel örneği kâinatın yaratılış sebebi ve varlıkların övüncü olan Hz. Muhammed Mustafa (s.a.a)'dır.

“Tertemiz inci nerde toz toprak dünya nerde?
Ne diye indiniz toplanın ne işiniz var bu yerde?

Genç talihtir yârımız can vermektir kârımız.
Âlemlerin övüncü Mustafa kervanbaşımız iftiharımız .”

Yukarıdaki beyitler Mevlana'nın irfanî görüşünü en güzel şekilde yansıtan ünlü gazellerinden birisinden alınmıştır. Şems Divan'ı baştan sona buna benzer gazellerle doludur. Mevlana gerek Mesnevi'de gerek Şems Divan'ında pek çok kez aşkın çeşitli anlamlarını tarif etmiş her defasında yeni bir aşk tarifine ulaşmış aşk ve âşıklık hallerinin sonsuzluğu nedeniyle nihayet aşkın tarif edilemeyeceği sonucuna varmıştır. Bir yerde şöyle demektedir:

“Ey aşk herkese göre nice adın ve lakabın var.
Ben dün gece bir başka ad verdim sana: Devasız dert .”

Dertsiz aşk meyvesiz ağaç gibidir.

“Aşk sözü dertsiz olursa meyve vermez
Heves kulağından dilden başka bir yere ulaşmaz .”

Aşkın mahiyetini ve hakikatini yine aşktan sormak lâzımdır. Çünkü güneşin delili yine güneştir. O zaman aşkın nazik kimselerin değil pehlivanların işi olduğunu yine aşkın kendisi söyleyecektir.


“Aşkı kimseden sorma aşktan sor; aşk inciler yağdıran bir buluttur a oğul.

Benim tercümanlığıma ihtiyacı yok; aşk kendisinin tercümanıdır a oğul.

Aşk yufka yürekli naziklerin işi değil; aşk pehlivanların işidir a oğul .”

Aşk yaşanması ve tecrübe edilmesi gereken bir şeydir; çünkü işitmekle tatmak arasında büyük fark vardır.
[Resim: urjn1.jpg]


Gaflet içinde gördüm, nice canlı cesedi ;
Câhillerden beterdi, âlimlerin hasedi..
Bunu ilk beğenen sen ol.
Üye
RE: Şems Divan'ında Aşkın Sesi -2
Mevlana... bir kitapla tanıştım Onunla... kitabı bitirdiğimde hayatımı değiştirdim... anlayana ...
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.