Selâma verilmesi gereken önemi aşağıda vereceğimiz kıssa çok veciz bir şekilde ortaya koymaktadır :
Müslümanlardan birisi borçlu düşmüş, bütün gayret ve çabasına karşılık çaresizlik içinde borcunu ödeyemiyordu. Bir gün yatsı namazından sonra iki rekat hacet namazı kılarak Peygamber efendimizi vesile ittihaz edip münacaatta bulunarak, derdine çare istedi. Rüyasında Peygamber efendimiz teşrif buyurarak sıkıntı içinde olana dedi ki: “Yarın git, Hekim Ali Paşa’ya benden selâm söyle, bin altın versin. Bu rüyanın şahidi olarak da bu Cuma gecesi her zaman okuduğu salavatları unuttuğunu söylersin!”
Borçlu, sevinç ve ferah içinde uyandı. Fakat çevresinde biraz da tutumlu ve eli sıkı olarak bilinen Hekim Ali Paşa’ya tedirgin olarak gitti. Rüyasını anlattı, şahidini söyledi.
Bunun üzerine Paşa:
“Tekrar et, yeniden anlat” dedi.
Borçlu:
—“Efendim, Peygamberimizin size selâmı var, bana…”
Paşa :
“Tekrar et, bir daha anlat bakalım” dedi.
Üç, dört, beş, altı.. Yedincide derken Borçlu :
—“Paşam, beni niye oyalayıp duruyorsun? İnanırsan verirsin, inanmazsan vermezsin” demesi üzerine Paşa:
—“Kardeşim, ne demektir bu? Sen kimden selâm getirdiğini biliyor musun? Sana tekrar ettirişim Rasulullahın selâmını çoğaltmak içindi, onun her selâmına bin altın vereceğim” dedi.
Peygamber efendimiz Veda Haccından sonra hastalanıp mescide çıkamayınca kendisini ziyarete gelenlere “Müslümanlara selâmımı götürünüz” buyurdular ve sonra açıkladılar: “Sadece bugünkülere değil, kıyamete kadar gelecek Müslümanlara benden selâm söyleyiniz”
Böylece, kıyamete kadar gelecek Müslümanlara da Hz.Peygamberin selâmı ulaşmaktadır.
İki cihanın güneşi, Allah’ın sevgili Rasulünün selâmı üzerinize olsun. Amin.
Demek ki görmüyorsun, sana gösteriliyor.