![[Resim: 10436689_729495417093767_311905685215182661_n.jpg]](http://photos-h.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-xpa1/t1.0-0/s240x240/10436689_729495417093767_311905685215182661_n.jpg)
İnsan zorlukları kaldırabilecek bir kapasiteyle yaratılmış. Ve bu kapasitenin kaldırabileceğinden fazla yük yüklenmiyor imtihan süresince. Nasıl bir kulluk sergileyeceğinin belireceği dünya hayatında, yol almak zorunda olduğu bu meşakkatli sürece “Sarp yokuş” diyor Kur’an.
Bize zor gelen, ama yapmamız gerekenleri haber verirken “Bilir misin o sarp yokuşu” diye başlıyor ve devam ediyor vahiy…
Kendisine verilen nimetlere karşın o sarp yokuşta yol alması, bir bedel ödemesi gerektiğini hatırlatıyor vahiy:
'' Fakat o sarp yokuşu aşamadı.
Sarp yokuşun ne olduğunu bilir misin?
O, köle azad etmektir.
Yahut kıtlık gününde yemek yedirmektir:
Ya bir yetim akrabaya,
Veya toza toprağa bulanmış yoksula.''
( Beled suresi/ 11-16)
O ARTIK SARP YOKUŞUN YOLCUSUDUR….
O yolcu yolun sonunun nereye varacağını bilir. Geri dönerse kaybedeceğini de bilir. Duraksamadan ilerlemekten başka çaresi yoktur. “Gerçekten her zorlukla beraber bir kolaylık da vardır.”mesajıyla ümidini asla kaybetmez.
Bir sarp yokuştur çıktığı yolculuk. Zordur, arada duraksamalar olsa da. “Allah yolunu kolaylaştırdığı için” kendini çabuk toparlar. Çünkü bilir, insan hangi yolu seçerse, Rabbinin o yolu kolaylaştıracağını.O bu yolu seçmiştir. Bu yolun gidişi artık kolaydır.
Kabirlerin boşaltıldığı,
Denizlerin kabardığı,
Dağların yumak yumak savrulduğu,
Yıldızların saçıldığı,
Ve insanların bir çekirge sürüsü gibi kabirlerinden kalkıp, Rabbine doğru yürüdüğü o hesap gününü daima hatırlar. Hatırladıkça da yoluna devam eder dinlenmeden. Yolunda yürüdükçe yolunu sever, yoluna bağlanır.
“Ah keşke toprak olsaydım” dememek için yoluna devam eder. “Keşke” dememek için...
