Zeyd ibn-u Sabit (r.a) anlatıyor:
“Biz bir gün Resulullah’ın (sav) yanında idik. Parçalar üzerinde Kur’an tanzim ediyorduk. Aleyhisselatu vessellem: “Şam’a ne mutlu” buyurdular. Ben “Bu mutluluk nereden geliyor ey Allah’ın Resulü” diye sordum.
“Çünkü” buyurdular, “Rahman’ın melekleri Şam’ın üzerine kanatlarını geriyorlar.”( Tirmizi, Sünen, Menakıb 3949)
İbn Havale (r.a) anlatıyor: “Resulullah (sav) buyurdu ki: Sizler savaşçı olacaksınız. Bu iş, sizin bir kısım toplu gruplara ayrılmanıza müncer olacak. Şam’da bir grup, Yemen’de bir grup Irak’ta bir grup!”
Ben: “Ey Allah’ın Resulü!”, dedim. “O güne erdiğim takdirde (bunlardan en hayırlısı hangisi ise şimdiden) bana seçiverin!” dedim.
“Öyleyse dedi, sana Şam’ı tavsiye ederim! Çünkü orası, Allah’ın arzında mümtaz kıldığı yerdir. Allah kulları arasında seçkin olanları oraya tahsis eder. Ancak oraya gitmekten imtina ederseniz, size Yemen’i tavsiye ederim. Oradaki havuzlardan için, derim. Zira Allah, Şam ve ahalisini (fitnelerden koruma hususunda) bana garanti verdi.” (Ebu Davud, Sünen, Cihad, 3483)
Ebu Derda (ra) anlatıyor:
“Guta’daki savaş sırasında Müslümanların sığınağı Şam şehirlerinin hayırlısı olan Dimeşk denen şehrin yakınındadır.”(Ebu Davud, Melahim 6, 4298)
Resulullah (sav) buyurdular ki: “Mesih Deccal, doğu tarafından gelir. Kastı Medine’dir. Derken (Medine’yi bekleyen) melekler, onun yüzünü Şam tarafına çevirirler ve orada helak olur.”( Müslim, Sahih, Hacc 485, 486, 1379, 1380)
SubHane RabbiyeL aLa...