Her nefis ölümü tadacaktır. Sonunda bize döndürüleceksiniz. Ankebut-57
Bu dünya hayatı sadece bir eğlence ve oyundan ibarettir. Asıl hayat ahiret yurdundaki hayattır. Keşke bilseler! Ankebut-64
Şafak'a
Şafak'a
Burada yağmur yağıyor
Aralıksız yağıyor günlerdir
Ama sen yine de şemsiyeni
Almadan gel ilk otobüsle
Buğulanan camlara usulca
Yüzünü çiziyorum ki yüzün
Bir yağmur damlası olup
Düşüyor yapraklarına gülün
Güller de bozamıyor bu uzun
Karanlık sessizliğini kentin
Anılarını yitiriyor sokaklar
Bezirgânlaşıyor bulvar ışıkları
Tarih de kekemeleşiyor bazan
Ki o zaman aşktır tek bilici
Aşksa yürümek gibi bir şey
Duyabilmek kuşların gelişini
Anısı bizsek eğer bu kentin
Unuttuğu türküler bizsek
Acıyı rehin bırakıp bir güle
Anımsatmalıyız bunları bir bir
Sonra yürümeliyiz seninle
Sokaklara caddelere çıkmalıyız
Belki bir aşktır bu kentin
Belleğini geri getirecek olan
Burada yağmur yağıyor ama sen
Şemsiyeni almadan gel yine de
Özletiyor bu çılgın sağanak seni
Sırılsıklam özletiyor biliyor musun
Ahmet TELLİ
şarkılar da yarım kaldı
büyü bozuldu, durdu saatler
suda suretimiz asılı kaldı.
yoktu, şehirler gezdim ülkeler
düşlerim sahipsiz kaldı
ve şimdi kim bilir nerdeler
gül güle değdi solmuş kaldı.
anıları öğütür değirmenler
bir aşk söyleyin ki bana
daha başlarken öl demeler.
kırılınca bir büyük ayna
aşk bitti şarkılar yarım.
behcet aysan
...
Özlemek; sevmektir ilk önce
Çünkü sevmezsen özlemezsinki deLicesine.
Özlemek; ağlamaktır
Akan her gözyaşında anıları anımsamaktır.
Özlemek; uzaklara dalmaktır
Çok uzaklara...
Özlemek; ümit etmektir
Hayal etmek başarmanın yarısıdır misali.
Özlemek; sıkılmaktır
Bazen yalnızlığından, bazen ise etrafındaki gereksiz kalabalıktan.
Özlemek; haykırmaktır
Sesin kısılırcasına özledim diye bağırmaktır.
Özlemek; kızmaktır
Bazen özlemine neden olanlara, bazen ise kadere çaresizce.
Özlemek; yanılmaktır
Gece yarısı kalktığında, herşeyin bir ruya olduğunu anladığında mesela.
Özlemek; sabretmektir
Usanmadan ŞAFAĞI gözlemektir
Yılları, ayları, haftaları, günleri, saatleri, dakikaları hatta saniyeleri kovalamaktır.
Özlemek; yaşamaktır
Yalnızlığa inat mucadele etmektir
Özlemek; kavuşmaktır
Bir daha ayrılmayacasına... Hayal bile olsa.......... (...)
Bu serüven, bu yaşam
Eski bir dost kılığında
Ve dönüp bakmadan
Dört yönden, aynı anda
Vuruyor rüzgarlar
Böyle ayakta durabiliyorum ancak
Poyraz, lodos, karayel
Şiirler okuyorum
Yatağında uyuyan oğluma
O bir su damlası gibi
Gülüyor katılırcasına
Artık çok geç
Yağmurun izini sürmek için
Gençliğimin solduğu sokaklarda
Ağır ağır ip sıkıyor cellat
Uyanıyorum
Kendi elim boynumda...
her yanına çiçek yağmış
erik ağacının
ışık içinde yüzüyor
neresinden baksan
gözlerin kamaşır
oysa ben akşam olmuşum
yapraklarım dökülüyor
usul usul
adım sonbahar
ATTİLA İLHAN
Gölgen gibidir yalnızlık
Gecenin ıssızlığı, karanlığı gibi boş ve soğuk.
Sarılırsın ararsın tutamazsın
yoktur çaresi.
Adı Yalnızlık
Yazılmıştır birkere
Yiğit olsan da büker bileği,
Cesur olsan da sızlatır yüreği.
İçindedir sevgi, insanın tek dileği
Ateşten gömlek misali
SEVGİ... SEVGİ... SEVGİ…
kozasından cıkamıcaktı içimdekı kücük kız
gittim sabaha acılan kapıya aglayarak
yaraymıs tenıme dünya bir zaman oyalandım
ey üşüyen ruh,ey titreyen ürperti
yürümekmiydi AŞK çiviler üzerinde
yalınayak ve çıplak.......
bir gizemdi bakışların
soru işaretleri yüklenmiş
kırılmış köprünün ayağı
yol kapanmış belki
iyot kokusu takıldı
soru işareti çengeline
düştü suya
bir rüzgar öpüşü
bir dalga teninde
kanatlandı sözcüklerim
deniz feneri ışığı ayaklandı
kıpırdadı süt limanlığı
dinginliğimin,ağırdan
elin eridi elimde
uyuştum soluk alışlarında
gözlerinde şiirsellik
mutlu gemiler yanaştı limana
anlamlı imgeler aktı
dudaklarının kıvrımından bana
kahve gözlerin kısıldı
bir köz düştü bahtiyarlığıma
pembelere büründü ağaçlar
köpük köpüktü
bir hırka,bir çatal çaldı beni
art arda vuruldum
çoğaldın tümcelerimde
sarmalandım an be an
hırsızlar çaldı uykularımı
ben yıldızları sayarken
en parlağı sendin
kayboldum sende
yok oldum
tükendim
ŞAFAKLA..
yavaş
ya
va
ş
.
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi