You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Ruhun İrfanla Yükselişi yazıları

Ruhun İrfanla Yükselişi yazıları

Profesör
RE: Ruhun İrfanla Yükselişi yazıları
Rabbim! Bedenimin zayıf, derimin ince ve kemiklerimin hassas oluşuna acı. Ey yaratılışını gerçekleştirip beni yad eden, beni terbiye edip iyilik ve rızk veren; bağışının başlangıcı ve bana yaptığın geçmiş iyiliklerin hürmetine beni affeyle.
Ey mabudum, ey seyyidim ve Rabbim! Vahdaniyetine inandıktan sonra; marifetin bütün kalbimi doldurduktan sonra; dilim zikrinle meşgul olduktan, muhabbetin içime işledikten, rubûbiyet makamına boyun eğerek sadakatle (günahlarımı) itiraf edip, doğrulukla (sana) dua ettikten sonra, beni cehennem ateşiyle azap etmen görülüp (inanılacak) şey mi? Böyle bir şey senden uzaktır ve sen kendi yetiştirdiğin birisini zayi etmezsin; yakınlaştırdığın birisini kendinden uzaklaştırmadığın gibi barındırdığın birisini de kovmazsın veya yetiştirdiğin ve kendisine merhamet ettiğin kimseyi belalara teslim etmezsin. Sen bütün bunlardan yücesin.
Geldi üzerime üç keder bir anda,
Yalnızlık,esaret ve sevgilinin hasreti,
Yalnızlığın ve esaretin çaresi var,
Ama sevgilinin hasreti,
Sevgilinin hasreti..
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: Ruhun İrfanla Yükselişi yazıları
İlahi! En büyük yaratıcılığın, aşkta tecelli olmuştur. Doğrusu aşkı yaratmakla, ne büyük mucize yaratmışsın! Onun hakkında konuşmak, onu beyan, fehm ve derk etmek beşerin takati dışındadır. Bu öyle efsanevi bir iksirdir ki, bir damlası bile insanı tamamen değiştiriyor. Öyle ki; istekleri, arzuları, dilekleri, endişe ve korkuları farklılaşıyor…

İlahi! Bu nasıl garip bir macundur ki yaratmışsın… İnsanın bütün bildiklerini, bütün hedeflerini, bütün dileklerini ve bütün arzularını bir anda aşkla altüst ediyorsun. Ne garip bir cevher… Bu macunu tadanların vay haline… Varlığına bu yaratılış cevheri bulaşanlarında vay haline…
Geldi üzerime üç keder bir anda,
Yalnızlık,esaret ve sevgilinin hasreti,
Yalnızlığın ve esaretin çaresi var,
Ama sevgilinin hasreti,
Sevgilinin hasreti..
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: Ruhun İrfanla Yükselişi yazıları
o kadar ışık bu şehirde ama hiçbiri gözümü aydınlatmıyor. bu kadar göz bu şehirde ama hiçbiri gönlümü ısıtmıyor.
Geldi üzerime üç keder bir anda,
Yalnızlık,esaret ve sevgilinin hasreti,
Yalnızlığın ve esaretin çaresi var,
Ama sevgilinin hasreti,
Sevgilinin hasreti..
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: Ruhun İrfanla Yükselişi yazıları
[Resim: dervişler.jpg]

– Selamun aleyküm. Bir bakışıyla toprağı altına dönüştürenler, bazı vakitler bize de göz ucuyla bir nazar eder mi?

– Aleyküm selam.

– Bizi ne zaman yoğurup şekillendireceksiniz, Mirza can? Diyorum ki, eğer size zahmet olmayacaksa, bizim de şu ağzımıza, dilimize bir iğne saplasanız. Çünkü, amelimiz sözlerimizle uyuşmuyor ama insanlar bizi bir balon gibi şişiriyor.

– “Bu alemin merdiveni “ben” ve “biz” lafıdır.
Netice ise, merdivenden yere çakılıştır!”

– Maşallah.

– İnsan ne kadar yükseğe çıkarsa, yere düştüğünde sesi daha çok çıkar. Salik, rint (gönül eri) olmalı ki şöhret rüzgarına yenik düşmesin. Böylece eğer bir gün şöhret balonu patlarsa, fazla gürültü çıkarmaz.

– Doğru söyledin Mirza. Şöhretin şerri, faydasından fazladır.

– Tabi, bir faydası varsa. Her şeyin bir bedeli vardır. Güzelliğin bedeli yalnızlıktır. Servetin bedeli, hesabını vermektir. Şöhretin bedeli ise rüsvaylık, göz önünde olmaktır.

El öpmek için insanın önünde iki büklüm olan bu millet, ok yayına benzer. İnsanın önünde ne kadar çok eğilirse, ondan gelecek ok, daha zehirli ve öldürücüdür. [../..]
Geldi üzerime üç keder bir anda,
Yalnızlık,esaret ve sevgilinin hasreti,
Yalnızlığın ve esaretin çaresi var,
Ama sevgilinin hasreti,
Sevgilinin hasreti..
Bunu ilk beğenen sen ol.
Yönetici
RE: Ruhun İrfanla Yükselişi yazıları
Diğerleri iyi vatandaş, İslam iyi insan yetiştirmeyi amaçlar.


Herkes aynı fikirdeyse,
hiç kimse yeterince
düşünmüyor demektir.
Mevlana
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: Ruhun İrfanla Yükselişi yazıları
Onun aşkının kimyasından,
Bu kara yüzüm altın oluverdi.
Evet; senin lutfunun mutluluğuyla,
Toprak altın olur.

Hafız Şirazi
Geldi üzerime üç keder bir anda,
Yalnızlık,esaret ve sevgilinin hasreti,
Yalnızlığın ve esaretin çaresi var,
Ama sevgilinin hasreti,
Sevgilinin hasreti..
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: Ruhun İrfanla Yükselişi yazıları
Ey gökteki meleğim! Elimden tutup keder ve acının dönemeçli yollarından beni kurtardın. Göğe açılan kapıları bana açtın. Cihanın güzelliklerini bana gösterdin. Kalbimi açıp var-lığımın kaynağından aşk ve muhabbet ırmağı akıttın. Hüzünlü ve gamlı gözyaşlarımda huzurlu, güzel ve latif bir dünya karar kıldın. Sessiz gezegenlerin kalbinden varlık musikisini bana dinlettirdin. Seher rüzgârını, maşukuma olan yürek virtlerinin elçisi yaptın. Rabbimi görüp hissedeyim diye, heyecan ve cezbesinde eriyeyim diye yıldızların göz kırpmasında bana şifreler gösterdin. Ağacın bir yaprağındaki titreyişinde öylesine bir güzellik, hareket, hayat ve neşe meydana getirdin ki Rabbimin yaratıcılığının kemal derecesini gördüm.

Ey kalbimin mahbubu! Pejmürde ruhumu kanatlandırdın. Varlık âleminin yüksekliklerini kanatlanmış ruhuma uçuş güzergâhı yaptın. Ağır acılarımı hafiflettin. Çirkin kederleri gü-zelleştirdin. Sen fedakârlıkları lezzetli yaptın. Yalnızlık ve bilinmezliği Allah'a ulaştırarak giderdin. Böylece kimseye ihtiyacımın kalmamasını sağladın. Bana, şahadete koşmayı kolaylaştırdın. Sen mahrumiyet ve ayrılığı lezzetli yaptın. Ölü kalbimde arzular meydana getirdin. Yanan kalbimin ateşinde hayat ve neşe meydana getirdin. Gülerek ölüme koşacak cesareti bana sen verdin. Sen bana öylesine bir cömertlik kazandırdın ki bir damla gözyaşı için veya bir zerre aşk için bütün âlemi bağışlayabilirim. Dağ kadar sorun ve belaya karşı şikâyet etmeden tahammül edecek bir sabır verdin. Bana öyle bir merhamet verdin ki bütün düşmanlarımı kolayca bağışlayabilirim. Varlığımın öyle gizli kalmış yeteneklerini ortaya çıkardın ki Mesihvari aşkın ve fedakârlığın mazharı olayım. Alivari düşmanımın karşısında çelik gibi durayım ve fakirlerin karşısında alçakgönüllü ve mütevazı olayım. Bunlarla birlikte lütuf, hoşnutluk, hakperestlik, adalet arzusu, ilim, sanat, aşk ve fedakârlığı harmanlayıp Allah'ın sıfatlarının tecellisi olayım. Sen ruhumu açtın ki Allah'ı kalbimle görebileyim ve O'na tapabileyim…

Ey kararsız gönlümün tesellisi! Kader emretmiş ki, seni de benden alsınlar… Ve bu ateş alevi, varlığın tufanında yapayalnız ve sığınaksız kalsın. Böylece zaman mesirinde orda burada avare ve serkeş koştursun. Ta ki yokluğun külüyle dikilmiş olan ebediyet elbisesini giyip, ezeli olan Allah'a vahdet derecesiyle ulaşsın
Geldi üzerime üç keder bir anda,
Yalnızlık,esaret ve sevgilinin hasreti,
Yalnızlığın ve esaretin çaresi var,
Ama sevgilinin hasreti,
Sevgilinin hasreti..
Bunu ilk beğenen sen ol.
~Laedri~
RE: Ruhun İrfanla Yükselişi yazıları
Ben sana tevekkül ettim

İlahi!
Zülüm ve fesat haddini aştığında ve karanlıklarda kendini gösteriyorsun.

İlahi!
Ben sana tevekkül ettim, kaderi senden biliyorum,
zaferi ve yenilgiyi senden bili-yorum...
Her şeyi senden biliyorum…
Yalan söylemeye ihtiyacım yok.
Bunu ilk beğenen sen ol.
~Laedri~
RE: Ruhun İrfanla Yükselişi yazıları
ARZULUYORDUM Ben tufanların çocuğuyum, denizlerin dalgasıyım. Ben hayatımın yanardağlara ve yıldırımlara divane kılmışım. Ne zamanki tufan dursa ve deniz sakinleşse benden geriye hiçbir eser kalmayacaktı.

Arzuluyordum ki, amel defterimi seninle (irfan) açayım ve gözyaşı seliyle bütün kirlilikleri temizleyeyim. Tâ ki, bir bebek gibi pak, nurani ve masum olayım. Bütün günahlardan azâd olayım. Kalbim hakikati gösteren bir boy aynasına dönüşsün ve ruhum melekût-i âlaya ulaşsın.

İstedim ki, tehlike girdaplarının ortasında aşka sığınayım. Tufanların karanlıklarında yorgun gözlerimi nura açayım. Ölüm ejderhasının dişleri arasında rahmet meleğine yöneleyim. İşkence ve azabın acısını, ruhun cezbesi ve tatlı hatıralarla şirin ve lezzetli hale getireyim.

İstedim ki, deryaya gideyim. Dertlerle dolu olan kalbimi azgın dalgalara teslim edeyim ki; dalgaların darbeleri bedenimden, gamları söksün ve parça parça deryaya atsın. Böylece kalbimi billur damlası gibi pak ve şeffaflaştırsın.

İstedim ki medet dileyeyim ve göğe uzanayım. Yalnızlığımı yıldızlarla birlikte olanlarla telafi edeyim. İstedim ki sessiz ahlarımı melekuti nağmelerle değiştireyim. Ruhun terennümlerini en güzel şekilde sana takdim edeyim.

İstedim ki, içimde kaynayan ve coşan itiraz ve kızgınlıkları bu yüksek kubbenin altında isyanvari bir şekilde yankılatayım.

İstedim ki, yumuşak volkanı ve yakıcı kalbimi göğe açayım.

İstedim ki, kelime olayım, hak ve hakikat kelimesi… Zeminin sinesine çakılmış muhkem ve ağır bir dağ gibi ben de, tarihin kalbine kalıcı ve muhkem bir şekilde çakılayım.

İstedim ki, mum olayım, nur ve aydınlık için baştan aşağı yanayım.

İstedim ki, gözyaşı olayım ve varlığımın özünü en temiz ve en güzel şekilde sana takdim edeyim.

İstedim ki, ızdıraba dönüşeyim, aşka dönüşeyim, kedere dönüşeyim, zevke dönüşeyim, şevke dönüşeyim, ruha dönüşeyim, dalgaya dönüşeyim, muma dönüşeyim, nura dönüşeyim, gözyaşına dönüşeyim ve en sonunda ALLAH'ın ilk tecelligahı olan bir kelimeye dönüşeyim.

Fakat yazık ki, kader emir vermiş. Bu istek ve arzular gerçekleşmeyecek ve ben bütün bunlardan mahrumum.

Yüce ALLAH istedi ki yanayım ve gözyaşı damlalarım gam ve derde mahkûm olsun.

Yüce ALLAH emir vermiş ki, kemiklerim gam dağlarının altında un ufak olsun ve hiçbir şekilde teselli bulmayayım. Yüce ALLAH istiyor ki, tehlikeli sellerde boğulayım. Öyle ki, istirahat imkânım olmasın.

Yüce ALLAH emretmiş ki, tehlikeli tufanlar beni saman gibi hadiselerin arasında bir taraftan öbür tarafa götürüp dursun ve hiçbir zaman huzura ulaşamayayım.

Budur benim yaşamım, budur kaderim; yüce ALLAH'ın bana takdir ettiği… Ben de âşıkane ve mütevazı onun iradesine teslim olmuşum ve bundan başka bir şey de istemiyorum.

İlahi! Razı olduğuna razıyım, takdirine sabır… Emrine teslimim. Senden başka ma'bud yok! Ey çare dileyenlerin çaresi!
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: Ruhun İrfanla Yükselişi yazıları
Dervişin biri tekkenin bahçesinde namaz kılıyormuş.Namazda otururken Mecnun hızla önünden geçmiş.Bir müddet sonra derviş Mecnun ile karşılaşmış.Derviş Mecnun’a sitem ile söylenmiş:
Seninle tanışırız, dostuz.Ben namazda iken tam önümden geçtin beni nasıl görmedin?
Mecnun cevap vermiş:
Sen dervişsin Allah’a aşıksın.Sonsuz olana bağlanmşsın.İçindeki aşk ona ait. Ben ise Leyla’ya aşığım.Beşer olana geçici olana aşığım.Ben fani olan bu dünyada beşer olan ölümü olan Leyla’ya o kadar aşığım ki onu ararken gözlerim hiç kimseyi namaza oturmuş bir dervişi bile görmez.Peki sen nasıl olurda Allah’a aşıkken ve ona ibadetle onunla konuşurken benim önünden geçtiğimi gördün?Söyle bakalım hangimiz daha aşığız.
Geldi üzerime üç keder bir anda,
Yalnızlık,esaret ve sevgilinin hasreti,
Yalnızlığın ve esaretin çaresi var,
Ama sevgilinin hasreti,
Sevgilinin hasreti..
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.