You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Ruhun İrfanla Yükselişi yazıları

Ruhun İrfanla Yükselişi yazıları

Profesör
RE: Ruhun İrfanla Yükselişi yazıları


Bir gece ateş bir sazlığa düştü
Yaktı, aşkın can yakması gibi
Kıvılcım işine başlayınca
Her kamış kendi mezarı için sanki bir mum oldu
Kamış ateşe dedi nedir bu isyan
(bizi) yakmaktan kastın, amacın nedir?
Ateş dedi boşuna yapmıyorum
Senin anlamsız gururunu/benliğini yakıyorum
Çünkü sen yüz cilve ile "ben ney'im diyordun"
Ama hep kendi benliğinin tuzağında giriftardın
Yiğidin bir derdi olsa o zaman yiğittir
Dertsizlik derdinin ilacı ateşten ibarettir
Dertsizlik derdinin ilacı ateştir
Ateştir!
Geldi üzerime üç keder bir anda,
Yalnızlık,esaret ve sevgilinin hasreti,
Yalnızlığın ve esaretin çaresi var,
Ama sevgilinin hasreti,
Sevgilinin hasreti..
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: Ruhun İrfanla Yükselişi yazıları


Hepimiz mum ateşi önündeki üç kelebek gibiyiz
Âşıklar cihanında bir efsaneyiz her birimiz
İlki ateşe yaklaşmış ve demiş: ben aşkı biliyorum, aşkı anlıyorum
İkincisi ateşin yakınında yavaşça kanat çırpmış ve demiş: aşkın ateşinde yandım
Üçüncüsü kendini ateşin ta ortasına atamış
Evet, evet, budur işte gerçek aşkın anlamı!
Ey güneş gel çünkü
Onun emriyle bütün evren raks ediyor
Mutluluktan perişan ruhlar raks ediyor
Kulağına nerede raks ettiklerini söyleyeceğim
Havada ve çöldeki tüm zerreler
İyi bilin, onlar sanki bizim gibi deli divaneler
Her bir zerre ister mutlu ister mahzun
Nedenini sormadan güneş divanesi olmuşlar
Geldi üzerime üç keder bir anda,
Yalnızlık,esaret ve sevgilinin hasreti,
Yalnızlığın ve esaretin çaresi var,
Ama sevgilinin hasreti,
Sevgilinin hasreti..
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 10-10-2015, Saat:10:35 AM, Düzenleyen: €L€Z.
Profesör
RE: Ruhun İrfanla Yükselişi yazıları


Yalnız olduğuna inanma
Ben sende gizliyim sen bende
Sen benden daha yakınsın bana
Ben sana senden daha yakınım
İnanma yalnızlığına
Bir gönül, bir derdin olduğu sürece
Geldi üzerime üç keder bir anda,
Yalnızlık,esaret ve sevgilinin hasreti,
Yalnızlığın ve esaretin çaresi var,
Ama sevgilinin hasreti,
Sevgilinin hasreti..
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: Ruhun İrfanla Yükselişi yazıları


Bu gece kafamda bir sarhoşluk var
Bu gece yüreğimde bir ışık var
Yine de bu gece göklerin zirvesindeyim
Yıldızlarla bir sırrımı paylaşıyorum
Bu gece tam neşe içinde kafam
Sanki bu âlemden uzağım
Mutluluktan uçup gökadalara gidiyorum
Varoluşun şarkısını söylüyorum huri ve meleklerin arasında
Gökte mahşer uyandırıyorum
Çömleği düşürüyorum, kadehi kırıyorum sarhoşluktan
Bu gece tam neşe içinde kafam
Sanki bu âlemden uzağım
Ay'la, Ülker'le konuşuyorum
Ay yüzlümden bir eser arıyorum
Bu Gecelerden canlanıyorum
Kederlerimi gideriyorum
Ay ve Venüs'ü heyecanlandırıyorum
Kendimi kaybediyorum neşeden,
Dudaklarımda bir şarkı
Bu gece kafamda bir sarhoşluk var
Bu gece yüreğimde bir ışık var
Yine de bu gece göklerin zirvesindeyim
Yıldızlarla bir sırrım var
Bu gece tam neşe içinde kafam
Sanki bu âlemden uzağım
Geldi üzerime üç keder bir anda,
Yalnızlık,esaret ve sevgilinin hasreti,
Yalnızlığın ve esaretin çaresi var,
Ama sevgilinin hasreti,
Sevgilinin hasreti..
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: Ruhun İrfanla Yükselişi yazıları



Geldi üzerime üç keder bir anda,
Yalnızlık,esaret ve sevgilinin hasreti,
Yalnızlığın ve esaretin çaresi var,
Ama sevgilinin hasreti,
Sevgilinin hasreti..
Geldi üzerime üç keder bir anda,
Yalnızlık,esaret ve sevgilinin hasreti,
Yalnızlığın ve esaretin çaresi var,
Ama sevgilinin hasreti,
Sevgilinin hasreti..
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: Ruhun İrfanla Yükselişi yazıları


– Hasan, Seni bekliyordum.
+ Beni mi bekliyordun?
– İntikalime tanık olman için.
+ Neden ben? Ben ölümden çok korkarım
– Muhakkak. Eğer bebeğe zifiri karanlıkta Anne karnında şöyle denseydi: “Dışarıda ışığın dünyası var,
Yüksek dağları, Muntazam denizleri, Engebeli düzlükleri, Çiçek açan muhteşem bahçeleri, nehirleri,
Yıldızlarla dolu seması Ve parlayan güneşiyle Ve sen tüm bu ihtişama rağmen, Burada karanlıklar arasındasın… ”
Doğmamış sabî, Bu ihtişam hakkında hiçbirşey bilmez, Ve hiçbirine inanmazdı. Tıpkı bizim ölümle karşılaşmamız gibi.
Bunun içindir ki, korkuyoruz.
+ Fakat ölümün içinde nur olamaz, Çünkü o her şeyin sonudur.
– Bidâyeti olmayan şeyin, Nihâyeti nasıl olur? Hasan, evladım, Zifaf gecemde mahzun durma.

+ Zifaf gecen mi?
– Evet, ebediyet ile nikâh gecem. Vakit geldi. Şimdi beni yalnız bırak. Sonra vücudumu kumla örtmek için dön…
Geldi üzerime üç keder bir anda,
Yalnızlık,esaret ve sevgilinin hasreti,
Yalnızlığın ve esaretin çaresi var,
Ama sevgilinin hasreti,
Sevgilinin hasreti..
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 23-10-2015, Saat:10:06 AM, Düzenleyen: €L€Z.
Profesör
RE: Ruhun İrfanla Yükselişi yazıları
[Resim: hqdefault.jpg]

-Bu şehrin hepsi yeryüzü olmuş.. Artık göğü yok bu şehrin Murtaza.. Benim gönlüm gökyüzü istiyor..

-Eğer gönlünde gökyüzü varsa, Kenan’ın kuyusunda da olsan ya da Harun’un zindanında, mavi gökyüzü hep vardır..

-Bu gökyüzünü nerede bulurum Murtaza bana söyle..

-Sadece gözlerini aç. Gözlerini kendine kapat. Gözlerinin sahibinin gökyüzünü başının üstünde göresin.. Yer ve gök onun gözlerinden nur alıyor..
Geldi üzerime üç keder bir anda,
Yalnızlık,esaret ve sevgilinin hasreti,
Yalnızlığın ve esaretin çaresi var,
Ama sevgilinin hasreti,
Sevgilinin hasreti..
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: Ruhun İrfanla Yükselişi yazıları


Öğretmenimiz Allah'ın, göremedikleri için körleri daha çok sevdiğini söylüyor. ama ben de ona eğer öyle olsaydı o'nu göremeyelim diye bizi kör yapmazdı dedim. O da bana "Allah görünmezdir. O her yerdedir. Onu hissedebilirsin. Onu parmak uçlarıyla görebilirsin" dedi. Şimdi ellerim O'na dokunacağı güne kadar her yerde Allah'a uzanacağım ve ona her şeyi anlatacağım, kalbimdeki tüm sırları bile
Geldi üzerime üç keder bir anda,
Yalnızlık,esaret ve sevgilinin hasreti,
Yalnızlığın ve esaretin çaresi var,
Ama sevgilinin hasreti,
Sevgilinin hasreti..
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: Ruhun İrfanla Yükselişi yazıları
Bişr-i Hâfî hazretleri anlatıyor:
"Bir gün Bağdât'ta bir adam gördüm. Bin kırbaç dayak yediği hâlde hiç sesini çıkarmadı. Sonra kendisini cezâevine götürdüler. Peşini tâkib ettim ve niçin dövüldüğünü kendisinden sordum. Bir kadına âşık olduğundan bu hâle düştüğünü söyledi. Bu kadar dayak yediği hâlde neden ses çıkarmadığını sordum. Sevgilim bana bakıyordu, dedi. Bunun üzerine kendisine; "Ya Allahü teâlânın seni devamlı gördüğünü bilseydin hâlin nice olurdu?" dediğimde, hemen haykırarak yere düştü ve öldü."
Geldi üzerime üç keder bir anda,
Yalnızlık,esaret ve sevgilinin hasreti,
Yalnızlığın ve esaretin çaresi var,
Ama sevgilinin hasreti,
Sevgilinin hasreti..
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.