bir rehberdir."Bakara, 2/2.
el-Kitâbu lâ raybe fîhi huden lilmuttekin = Risale-i Nur’un mebde-i intisarı 1922-
1921. Tılsımlar Mecmûası, 184, Mâîdetü’l-Kur'an.
• "Eger kulumuz (Muhammed)a indirdigimiz (Kur'an)den süphe içindeyseniz, haydi
onun (surelerinden birisi) gibi bir sure getirin! (Bunun için) Allah’tan baska
sahitlerinizi de (yardıma) çagırın; eger sözünüzde dogru kimseler iseniz."Bakara, 2/23
Ve in kuntum fî raybin mimmâ nezzelnâ ‘alâ ‘abdinâ = 1372. (1372, "devr-i Nur’un
baslangıç" tarihidir.Bak. Tılsımlar Mecmûası, 181, Mâîdetü’l-Kur'an.)
Sems-i Kur'an’ın meydan okumasına bir zeyl olarak ondan lâ-yenfek bir insiâ’ olan
envar-ı nuriyenin bütün aktar-ı âleme okuyusunu gösteriyor.Tılsımlar Mecmûası, 193, Mâîdetü’l-Kur'an.
Fe'tû bisûratin min mislih = 1880. Son asırların tagut dalâletinin dogumu olup,
onun temsil ettigi ruh-u dalâlete hazret-i Kur'an’ın ve ondan nebean eden Risale-i
Nur meydan okumasını gösterir.Tılsımlar Mecmûası, 193, Mâîdetü’l-Kur'an.
• "(Melekler de) demislerdi ki: '(Rabbimiz!) Seni tenzih ederiz. Senin bize
ögrettiginden baska bizim bilgimiz yoktur. Süphesiz (her seyi) bilen, hakim olan
ancak sensin."Bakara, 2/32
Lâ ‘ilme lenâ illâ mâ ‘allemtenâ = 974 Risâletu’n-Nûr = Aslı ile, yani lam-ı tarifle
976.Tılsımlar Mecmûası, 189, Mâîdetü’l-Kur'an/Hâsiye 4.
• "Rabbimiz, onlara kendi içlerinden, senin ayetlerini kendilerine okuyacak, onlara
Kitabı ve hikmeti ögretecek, onları temizleyecek bir elçi gönder! Her zaman üstün
gelen, her seyi yerli yerince yapan yalnız sensin, sen!"Bakara, 2/129.
Meâl-i icmalîsi der ki: "Kur'an ve hikmet-i kudsiyeyi size bildiriyor. Sizi mânevî
kirlerden temizlendiriyor." Bu âyetin küllî ve umumî mânasında Risale-in-Nur
kasdî bir surette dahil olduguna iki kuvvetli emâre var. (...)
Âyetin makam-ı cifrîsi bin üçyüz iki ederek Risale-i Nur müellifinin Kur'an dersini
aldıgı tarihe tam tamına tevafuk ile remzen Kur'anın bâhir bir bürhanı olan Resâilin-
Nur’a bakar.Sikke-i Tasdîk-ı Gaybî, 87, Birinci Sua/Onbirinci Âyet.
kendi kendimi tebrik ederim güzel yazmışım