You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Rehber, ehl-i sünnet âlimleridir

Rehber, ehl-i sünnet âlimleridir

Profesör
Rehber, ehl-i sünnet âlimleridir
İnsanın diğer varlıklardan en büyük farkı, rûhunun bulunması, düşünebilmesi, bütün olayları aklı ile muhâkeme edebilmesi, karar vermesi, bu kararı uygulayabilmesi, iyilik ve kötülüğü ayırabilmesi, hatâ işlediğini anlayabilmesi, bunun için pişmanlık duyması ve benzeri gibi üstünlüklerdir. İnsan, kendisine verilen bu özellikleri, kendi başına ve hiçbir rehber, yol gösterici olmadan, kullanamamış, kendi başına doğru yolu bulamamış ve Allahü teâlâyı tanıyamamıştır. İnsanlık târîhi incelendiği zaman, insanların önlerinde, Allahü teâlânın gönderdiği bir rehber olmadan kendi başlarına gittiklerinde, hep yanlış yollara saptıkları görülmüştür. Bu sebeple Allahü teâlâ, insanlara rehber olarak Peygamberler göndermiştir. Bu Peygamberlerin yani rehberlerin sonuncusu, Muhammed aleyhisselâmdır ve Onun vârisi olan Ehl-i sünnet âlimleridir. Herkese doğru yolu gösteren ve Muhammed aleyhisselâmın dînini, değişmeden, bozulmadan öğrenmemize rehber olan, Ehl-i sünnet âlimleridir.

DALÂLETTEN KURTULMAK İÇİN
İnsanı dalâletten, kötü yoldan ilim ve âlimler kurtarır. Rehber olmadan doğru yola kavuşulamaz. Bunun için, Ehl-i sünnet âlimlerini ve bunların yazdığı doğru din kitâplarını arayıp, bulmak lâzımdır. Mûsâ aleyhisselâmın bile, ilmin en yüksek derecesinde olduğu, Allahü teâlâ ile konuşmak şerefine kavuştuğu ve Allahü teâlânın muhabbet şerbetinden içtiği hâlde, ilim edinmek için, Hızır aleyhisselâmın talebesi olan Yûşa aleyhisselâma geldiği, Kehf sûresinde bildirilmektedir. Mûsâ aleyhisselâm mantık ilminin üstâdı iken, Hızır aleyhisselâmdan ilim öğrenmeye gitti.
İnsan için, ilim öğrenmekten, âlimlerin sohbetinde bulunmaktan dahâ kıymetli başka birşey bulunabilir mi? Dînimiz ilme kıymet vermeyi, âlimlere hürmet etmeyi ve Allah yolunda olanlarla berâber bulunmayı emretmektedir. Bunun için, kıymetli ömrü faydasız şeylerle geçirmemelidir. Hadîs-i şerîfde;
(Doğru ilim sâhibi olan ve ilmi ile amel eden bir âlim ile Peygamberler arasında bir derece fark vardır. Bu bir derece, peygamberlik makâmıdır) buyuruldu.
İtikât, îmân ve amel edilecek fıkıh, ilmihâl bilgilerini doğru olarak öğrendikten, bunlara uygun hareket ettikten sonra, Allahü teâlânın sevgisine kavuşturan yolda ilerlemek lâzımdır. Böylece zulmânî ve nûrânî konaklar aşılabilir. Bu konakları aşarak yükselebilmek için, yolu bilen, yolu gören, yol gösteren, kâmil yani yetişmiş ve mükemmil yani yetiştirebilen bir rehberin idâre etmesi ile olabilir. Böyle bir rehberin bakışları, kalb hastalıklarına şifâ verir. Onun kalbini bir kimseye çevirmesi, kötü, çirkin huyları insandan siler, süpürür. Bunun için önce, bir rehber aranır. Allahü teâlâ, ihsân ederek, böyle bir rehberi tanıtırsa, bunu tanımayı en büyük nimet bilmeli, ondan ayrılmamalıdır. Abdullah-i Ensârî hazretleri buyuruyor ki:
“Yâ Rabbî! Dostlarını nasıl yaptın ki, onları tanıyan, sana kavuşuyor. Sana kavuşamıyacaklar, onları tanıyamıyor.”

VERÂ VE TAKVÂ
Netice olarak, bir rehber buluncaya kadar, rehbere kavuşturması için, Allahü teâlâya yalvarmalıdır. Bu yolda gözetilmesi lâzım olan şartları da öğrenmek ve bunlara riâyet etmek lâzımdır. Bu şartların en başta geleni, nefse uymamaktır. Bu da, verâ ve takvâ ile olur. Verâ ve takvâ, harâmlardan sakınmak demektir. Harâmlardan sakınabilmek için, mubâhların lüzûmundan fazlasını terketmelidir. Çünkü mubâhları, yani yasak olmıyan şeyleri, alabildiğine yapan kimse, şüpheli olanları işlemeye başlar. Uçurum kenârında yürüyen, içine düşebilir. Allahü teâlânın sevgisine kavuşabilmek için verâ ve takvâ sâhibi olmak şarttır. Çünkü insanın işleri, yâ emredilen, yâhut yasak edilen şeylerdendir. Melekler de, emredilenleri yapmaktadır. Sadece emredilenleri yapmak, insanı ilerletseydi, melekler de, ilerlerdi. Melekler, yasakları, harâmları yapamıyacak şekilde yaratıldıkları için, harâm işleyemezler, emredilenleri yaparlar ve yaratıldıkları makamda kalırlar. İlerlemek, yükselmek, yasaklardan, harâmlardan sakınmakla olabilmektedir. Bütün bunlar, her bakımdan yetişmiş, olgun ve olgunlaştırabilin bir rehberden öğrenilir. Bu zamanda rehber ies, ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarıdır.
.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Acemi Üye
RE: Rehber, ehl-i sünnet âlimleridir
kur an alimleri rehberden sayılmıyormu? kur an nın yeri nedir bir insanın hayatında? hani o rehber idi insanlık için?o değişmeyecek değiştirilemeyecek Alahh sözü? allah sözünü bıraklıp sünnet alimlerininmi yolundan gideceğiz? ne kadar doğrudur o sünnet alimlerinin yolu??
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: Rehber, ehl-i sünnet âlimleridir
sunnet peygamberımızın hayatıdır kısaca.peygamberın hayatı da kuran ahlakı ıledır.
ehlı sunnet alımlerının yolunu, Allah ın hukumlerıne serıatıne,peygamberın sunnetıne uyup uymadıgı ıle ılıskılıdır.
.
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Rehber, ehl-i sünnet âlimleridir
allah in peygamberleri yalnizca postaci midirlar?
Irkçılık ideolojik bir düşünce değil, aksine psikolojik bir hastalıktır.(Şehid İnşaAllah Malcolm x-Malik El Şahbaz)

Sizi rahatsız etmeye geldim!
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: Rehber, ehl-i sünnet âlimleridir
tamamda bunun sağlamasını nasıl yapacağız?
saglamsını sana verılen akıllı yapacaksın.

peygamberin devrinde yaşamadığımız için onun sünentini ne kadar doğru biliyoruz? ne kadar onun sünneti olmayan şeyleri bize sünnet diye öğretiyorlar?
sunnetı en ıyı bılen onlar oldugu ıcın ehlı sunnet alımlerı dıyoruz.


şuan sünnet diye bildiklerimizin kaçı gerçekte peygamberin sünneti?
eger dusunebılıyorsan bulamaman ıcın bır sebep yok.

sünnetsiz kur an bir işe yaramıyormu? nerde kaldı o zaman kur anın değişmeyeceği kesin hüküm olduğu? peygamber i haşa tanrılaştırmış olmuyormuyuz?
kuranı acıp okursan sunnetın ıse yarayıp yaramadıgını ogrenenılırsın.
kuranın hukumlerı degısmez.peygamberler bu hukumlerı degıstırmek ıcın degıl anlatmak ıcın var.
karadamlaların da dedıgı gıbı peygamberler,mektubu bırakıp teslım aldıgına daır ımzayı attırıp gerı donup gıtmek ıcın gonderılemedı.
.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 15-11-2012, Saat:02:42 PM, Düzenleyen: taha yusuf.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.