You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Rahman ve Rahim olan Allahın adı ile

Rahman ve Rahim olan Allahın adı ile

Acemi Üye
Rahman ve Rahim olan Allahın adı ile
İnsanın eğitim süreci Hz.Adem(a.s.) ile başlamış ve kıyamete kadar devam edecek olan bir süreçtir.İlk eğitim, daha dünyaya inmeden evvel Hz.Adem ve tertemiz eşi HzHavva'ya,şeytanın nasıl bir düşman olduğunu anlatmak ve insanın kendi nefsine uyunca neler kaybedeceğini göstermek amacı ile meşhur meyvesi yenmesi yasaklanan ağaç olayı ile verilmiştir.

Dünyaya iniş ve imtihan olma sürecinin başlangıcı ile birlikte uyarı ve peygamberlik misyonu da başlamıştır.Yaşanan hayatın çekiciliği,nefsin hazır olan lezzetlere duyduğu haz onu erdemlerden geri bırakmakta ve uzun emelli olmaya sevk etmektedir.Öfkesine ve şehvetine tabi olan insanın her geçen gün biraz daha dünyaya bağlılığı artmakta ve artan hevesini tatmin için daha çok çaba göstermektedir.Bu ise insanın zulüm etmesine sebep vermektedir.Kişi kendi arzularını elde etmek için aklını,gücünü ve diğer yeteneklerini devreye sokmakta ve hile,desise,yalan,iftira,öldürme,aç bırakma v.b. yollara başvurmaktan çekinmemektedir.Aklı, heva ve hevesinin elinde adeta bir köle olmaktadır.Adeta aklın ve vicdanın önü bir perde ile örtülmüştür.

Peygamberler (a.s.) işte bu durumdan insanları kurtarmak ve onları kemallere yöneltmek için gelmişlerdır.Onlar insanoğluna sunulan en büyük nimetlerdendirler.Varlıkları ile alemi şereflendirmiş ve her asra damgalarını vurmuşlardır.Bu gün dünyanın neresinde hayırdan ve iyilikten yana birşey varsa, bu onların irşadlarından kalan bir parıltıdır.

Bu cehd ve gayret yolunda nebiler yanlız olmamışlardır.Her devirde onlara destek çıkan ve yollarını sürdürmelerinde yardımcı olan kişiler muhakkak çıkmışlardır.Son peygamber,efendimiz ve rehberimiz Hz.Muhammed'in (s.a.v.) ahirete irtihalinden sonra her ne kadar nübüvvet sona ermişse de insanların terbiye edilmesi ve ıslah yolu kıyamete kadar devam etmektedir.Gerçek alimler peygamberlerin varisleri olarak bu vazife ile vazifelendirilmişlerdir.İnsanoğlu kıyamete kadar eğitime muhtaç olacaktır.

Bir insanın kendi kendine bir sanatta veya bir ilimde ustalaşması ve derinleşmesi,bir eğitmen ve hoca olmaksızın imkansızdır.Onun tecrübelerinden,göstereceği açılımlardan ve ona sunacağı eskilerin mirasından yararlanmadan kendi kendine uğraşmak hem çok zor,hem gereksiz ve hem de abes bir iştir.Herhangi birimizin kendi kendine tıp ilminde derinleşmesi ve kendisini ameliyat etmesi mümkün olmayan bir iştir.Ya da kendi kendine ders görmeden,bir hocadan ilim okumadan en karışık mühendislik hesaplarını yapması,uzay matematiği ile ilgili problemleri çözmesi düşünülemez.Bu işte muhakkak bir üstada ihtiyacı vardır.Aynen bunun gibi de insanın ahlakını düzeltmesi,erdemlerle dolabilmesi için bir ahlak hocasına ve ruh terbiyecisine ihtiyacı vardır.Kendi kendine ahlakını düzeltmek ve kamil bir insan olmak mümkün değildir.

Nefis gizli,sinsi,gaddar ve ne zaman,hangi şekilde saldıracağı belli olmayan bir düşmandır.Şeytan ve dünya ise aldatıcı ve hileci düşmanlardır.Bunların elinden kurtuluşun çaresi;selim bir kalbe sahip olmaktır.Eğer insan böyle bir kalb-i selim sahibi değilse,bu yolun üstadları olan sadatlara yani ruh terbiyecisi, hikmet ehli insanlara tabi olmalıdır.Onlar insan sarraflarıdırlar.Keskin zekaları ve ferasetleri ile kişiyi gördüklerinde veya onunla konuştuklarında halini hemen anlamakta ve ona gerekli kurtuluş reçetesini sunmaktadırlar.Bu babta Şeyh İzzeddin Hazretleri(k.s.) bir sohbetlerinde binaları yapan,köprüler inşa eden bir mühendis topluluğuna ;'Sizler ilminiz ile bu yapıları inşa edebilirisiniz.Binaları dikip,köprüler inşa edebilirsiniz.Peki bir insanın kalbinden kini ve nefreti sökebilir misiniz!Ondan dünya sevgisini giderebilir misiniz!İşte bu da bizim işimizdir.' demişlerdi.

Niyazi-yi Mısri (k.s.) için anlatılan bir kıssada onun tasavvufa ilk giriş yıllarından bahsedilmektedir. Çok zengin bir zat olan Mısri bu yola girdikten sonra tüm varlığını,kendi davası yolunda harcar ve bir o kadar daha da borçlanır.Fakat bunların hiç birine ehemmiyet vermeden vazifesini ifa etmeye devam eder.Birgün üstadı dergahta bulunan tüm müridleri toplar ve hepsinden Niyazi-yi Mısri'yi terslemelerini, ona selam vermemelerini ve hiç itibar göstermemelerini emreder.Herkes bu emri yerine getirirken,bir tek Şeyhi ona iyi davranmakta ve onunla ilişkisini devam ettirmektedir.Bu hal epey bir müddet böyle devam ettikten sonra bir gün üstadı onu yanına çağırarak,huzurundan kovar ve artık onunla işi kalmadığını ve bu tekkeyi terk etmesini ondan ister.Mısri perişen olmuş,afallamış ve bütün dünyası yıkılmış bir halde orasını hıçkıra hıçkıra ağlayarak terk eder.Bir mağaraya sığınır.Ağlayarak gözyaşları içerisinde Allah'a ellerini açarak dua etmeye başlar;'Ya Rabbi! Senden başka herşey yalanmış! Sadece Sen varmışsın!.Senin dışında herşey boşmuş! Ben sadece sana sığındım ve Sana yöneldim.' Bu yöneliş öyle içtendir ki onun üzerine çok büyük bir nur ve feyiz iner.Çok yüce bir mertebe elde eder.Yüce Allah ona rahmet nazarı ile bakmış ve onu yüceltmiştir.İçi imanın kemalı ile dolmuştur.O zamana kadar yaptığı ibadet ve hizmetler ile elde edemediği bir makama ulaştığını görmüştür.Tam bu anda geri döner ve birde bakar ki,mağaranın içinde şeyhi ve tüm müridler onu izlemektedirler.Onun peşinden gelmişlerdir.Şeyhi ona;' İşte tüm bu yapılanlar,senin bu mertebeye ulaşman içindi.' diye söyler.

Bu yüce zatlar kalplerin tabipleridirler.İnsanların eğitimi ve yüce ahlaki değerlerle boyanmaları için birer rehberdirler.Onlarla birlikte olmak,onların yoluna girmek en büyük kazançtır.Kişinin yalnız,tek başına kaldığı sürece, nefisini yenmesi ve şeytanın hilelerinden kurtulması mümkün değildir.Bu yola giren insanın imanı zayıfsa kuvvetlenir.İbadetlerde eksikleri varsa,onlar tamam hale gelir.İbadetlerini tam olarak yapan biri ise,gerçek ihlasa ulaşır.İhlas sahibi ise yakin sahibi olur.Yakini varsa,hal sahibi yüce makamlara eren birisi olur.Kalbi selim bir halde Rabbi Rahimine kavuşur.En önemlisi de nefsine muhalefet etmiş,onu serbest bırakmamış ve Allah'a (c.c.) tam kul olması için,onu bir mürşid eline verip,ıslah yoluna sokmuştur.
Degerli konyevi42 Kullanicisi May 2009 Tarihinden Beri İmam Hatip, İslami Forum, Dini Forum, Genel Forum Üyesidir.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Kıdemli Üye
RE: Rahman ve Rahim olan Allahın adı ile
u yüce zatlar kalplerin tabipleridirler.İnsanların eğitimi ve yüce ahlaki değerlerle boyanmaları için birer rehberdirler.Onlarla birlikte olmak,onların yoluna girmek en büyük kazançtır

Allah razı olsun kardeşim
[Resim: allahmuhammedduais5.gif]
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.