You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Rabia-tül Adeviyye... Hasan Basri (ks)..

Rabia-tül Adeviyye... Hasan Basri (ks)..

Administrator
Rabia-tül Adeviyye... Hasan Basri (ks)..
Hasan-ı Basri, kadınları irşad edecek, onlara Allah ve Resulü’nü sevdirecek bir insanla hayatına devam etmek istiyordu. Bu sebeple Rabiatül Adeviyye ile evlenmek istedi. Onunla görüşmeleri için aracılar yolladı. Rabiatül Adeviyye bu teklifi duyunca:

─ Ben dokuz nefsime sahip oldum da, O bir nefisine sahip olamadı mı? Hayır, istemiyorum” deyip aracıları geri yolladı.


Cevabı duyan Hasan-ı Basri Hazretleri:

─ Eyvah! Teklifimi nefsanî zannetmiş, yanlış anlaşılmışım, deyip, bizzat kendisi yanına gitti. Ona:
─ Ya Rabia! Biz seni burada mahcup gördük. Seni Allah için nikâhlayıp, haneme götürmek istedim. Tüm mü’minlerin senden ve senin ilminden istifade etmesini arzuladım, deyince.

Rabiatül Adeviyye:

─ Eğer benim son nefesimde imanla gideceğime, kabrimde suallere cevap verebileceğime, sırat köprüsünden geçebileceğime dair bir ruhsat, bir imza verebilirsen, hemen kıyalım nikâhımızı, dedi.

Bunun üzerine Hasan-ı Basri Hazretleri:

─ Katiyen böyle bir şey yapamam” deyip ağlayarak evine gitti. Bu olaydan kısa bir süre sonra Rabiatül Adeviyye vefat etti. O’nun tabiri ile: “Âşık, maşukuna kavuştu”

.






Rabia`tül-Adeviyye K.S. Hazretleri Kimdir?
Tabiin devrinde yetişen büyük hanım evliyalardandır Dünyaya düşkün olmaması ve
ibadetleriyle meşhur bir hanımdırBasrada doğduAilenin dördüncü çocuğu olduğundan ismini bu manaya gelen RABİA koydular

Babası çok fakir olduğundan o doğduğu gece evinde ihtiyaç olan şeylerden hiçbiri yoktuAnnesi çok ağlayıp mahsun olmuştuO gece babası rüyasında Peygamberimizi (sav) gördü ve kızının büyük bir kimse olacağı müjdelenip, basra beyine bir kağıda; ‘Her gece Rasulullah’a yüz salavat getirdin,dün gece unuttun,bunun için bu kağıdı getirene 400 dinar ver’diye yazıp götürmesini söylediBunun üzerine babası böylece yazıp götürdüBasra beyi memnuniyetle on bin kızıl altın verip,onlara hep yardımcı olacağını söylediBundan sonra rahatlayıp kızlarını büyüttüler.

Rabia-i Adeviyye biraz büyüyünce anna babası öldüler,kızkardeşleri dağıldıBasrada kıtlık başgösterdiO da bir ihtiyara hizmete yani köleliğe başladı öyle ki bir gece ;’Ya Rabbi, biliyorsunki benim arzum senin emirlerine uymaktırEğer iş benim elimde olsa sana ibadetten bir an geri kalmazdım fakat ihtiyara hizmet ettiğim için sana gereği gibi ibadet edemiyorum’derken efendisi bunları duydu ve onun nasıl bir kişi olduğunu anlayarak azad etti ve kabul ederse ona hizmet edebileceğini söylediAncak Rabia-i Adeviyye kabul etmeyerek onun yanından ayrıldı.

Günlerini sürekli ibadetle geçirirdi,geceleride ibadet ederdiKefenini daima yanında taşır,namazını üzerinde kılardıKefenini yanına almadan gezdiğini,konuştuğunu kimse görmediÇok oruç tutardıBir defasında bir hafta yiyecek bulamadı,sekizinci gece açlığı iyice şiddetlendi,nefsine eziyet ettiğini düşünürken kapı çaldıBir tabak yemek getirdi,mum almaya gitmiştiki döndüğünde kedinin yemeğini döktüğünü gördüSu bardağını almaya gitti mum söndü içmek isterken bardak düştü,kırıldıO da ‘Ya Rabbi,bu zavallı kulunu imtihan ediyorsun,fakat acizliğimden sabredemiyorum!’diyerek ah çektiBu ahtan neredeyse ev yanacaktıBir ses duyuldu’Ey Rabia,istersen dünya nimetlerini üstüne saçayım fakat gamımı alayımÇünkü benim gamım ile dünya birarada bulunmaz!Bu sözü işitince şöyle dua etti; ‘Ya Rabbi, beni seninle meşgul eyle ve senden alıkoyacak işlere beni bulaştırma!’

Bir gece yarısı yine kalkmış Rabbiyle başbaşayken arkadan biri yaklaşmış onun minacatını dinliyor’Allah’ım gece oldu sevgililer sevgililerinin yataklarına gittilerAşık maşuk şimdi sarmaş dolaşBenim MAŞUKUM SENSİN!BENDE KALKTIM SENİN YANINA GELDİM! Sana çeşitli şeyleri şefaatçi olarak arzediyorumBenim sevgimde bir hayli derindir…İsteğim,dileğim çokturAşığın maşuktan istediği herşeyi istiyorumAşkımı şefaatçi değil,senin bana olan alakanı şefaatçi yapıyorum!!!!!’ Dikkat ediniz bu emin bir kalbin ifadesidir’Allah’ın sizi ne kadar sevdiğini öğrenmek istiyorsanız onu nekadar sevdiğinize bakın’ O öyle çok öyle delicesine seviyorduki Rabbininde onu nekadar sevdiğini bildiğinden kendi sevgisini değil Rabbinin ona olan sevgisini şefaatçi yapıyordu.

Rabia-tül Adeviyye son derece tevekkül ve sabır ve hertürlü güzel ahlaka sahip,dünyaya değer vermeyen yani düşkün olmayan,Rabbinin rızasından başka birşey düşünmeyen,gece ve gündüzünü ona ibadet ve tefekkürle geçiren,hayatı boyunca çok işkence ve eziyet görmesine rağmen imanından dönmeyip sabreden, kısacası gözlerine Rabbinin hayalinden başka hayal girmeyen çok yüce bir kadın evliyadır752′de (doğumu bilinmemektedir) Kudüs civarında vefat etmiştirAllah bizi onun şefaatine nail eylesin.
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.