You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Peygamberler diyarı

Peygamberler diyarı

General
RE: Peygamberler diyarı
Kaynak islam ansiklopedisi android programı
HAZRET-İ  MUHAMMED (S.A.S) Medine devri

İbni seleme nasıl müslüman oldu

*Peygamberimizin mübarek cemaline, aşık olanlardan, mübarek sözlerini ve okuduğu Kur'an-ı kerime hayran kalıp Müslüman olanlardan biri de Abdullah Selam hazretleridir. Tevrat ve İncil'i  bilen Selam, iman etmeden önce bir Yahudi alimi idi.
*Abdullah selam ra Müslüman oluşunu şöyle anlatır:Ben Tevrat'ı babamdan okuyup öğrenmiştim. ahir zaman peygamberinin sıfatlarını alametlerini anlattı ve; O, Harun evladından gelirse tabi olurum; yoksa olmam!" dedi ve Resulullah'ın Medine'ye gelişinden önce öldü.*Resulullahın Mekke'de nübüvvetini işittiğimde O'nun sıfatlarını, ismini ve geleceğini biliyordum. O'nu gözleyip durdum. *Resulullah  Kubada  Avfoğullarının evinde misafirdi bahçemde yaş hurma toplarken, Nadir oğulları Arabların adamı geldi" diyince Beni bir titreme aldı Allahü ekber" diyerek tekbir getirdim. binti Haris, yaşlı bir kadındı. Tekbirimi işitince; "Allah elini boşa çıkarsın ve seni umduğuna kavuşturmasın. Vallahi sen, Musa bin İmran'ın geleceğine bundan fazla sevinmezdin!" diyerek bçıkıştı. *O, vallahi Musa bin İmran'ın kardeşidir ve O'nun gibi peygamberdir. O'nun yolundadır ve O'nun gönderildiği tevhid ile gönderilmiştir" Ey kardeşimin oğlu O, kıyamete yakın gönderileceği bildirilen peygamberdir"
*efendimiz Medine'ye hicret ettiğinde onu görmek için halka karıştım. Mübarek cemalini, nurlu yüzünü görünce O'nun yüzü yalancı bir yüz olamaz dedim. 
*Resulullah, insanlara İslâmiyeti anlatıyor, nasihatler veriyordu.işittiğim ilk hadis-i şerif şudur:
Selamı yayın aç doyurun, sıla-i rahm yapıp  akrabaları ziyaret edin İnsanlar uykuda iken namaz kılın Böylece Cennet'e selametle girersiniz."
*Fahr-i alem, beni tanıyıp, "Sen, Medine alimi İbn-i Selam mısın?" buyurdu. Ben de; "Evet" deyince, Peygamberimiz; "Yaklaş" buyurarak, şu suali sordu: "Ey Abdullah! Allahü teâlâ için söyle! Tevrat'ta benim vasıflarımı öğrenmedin mi?" 
Ben de; "Allahü teâlânın sıfatları nelerdir, dedim. Cebrail aleyhisselam İhlas suresini indirdi. 
efendimizin okuduğu sureyi işitince, ya Resulullah!  şehadet ederim ki, Allahü teâlâdan başka ilah yoktur. Sen O'nun kulu ve Resulüsün" diyerek şehadet getirip Müslüman oldum.

*efendimiz, Yahudilere; "Abdullah bin Selamı  sordu. Yahudiler O bizim en yüksek alimimiz ve en büyük alimimizin de oğludur! dediler. efendimiz, Yahudilere; o Müslüman olduysa, siz ne dersiniz?" diye sordu. Yahudiler; "Allah onu bundan korusun!" Dediler.*O sırada selem "Ey Yahudiler Allahü teâlâdan korkunuz! kabul ediniz. Allahü teâlâya yemin ederim ki, Tevrat'ta isminin ve sıfatlarının yazılı olduğu Allahü teâlânın resulü budur. şehadet ederim ki, Allahü teâlâdan başka ilah yoktur. 
şehadet ederim ki, Muhammed aleyhisselam O'nun kulu ve resulüdür" *Yahudiler; ibni selem için O bizim en kötümüzdür ve en kötümüzün oğludur!" diyerek  iftiralarda bulunup selemi kötülediler. selem Ya Resulallah! Ben onların zalim, yalancı, kötülükten çekinmeyen, iftiracı bir millet olduğunu haber vermemiş miydim? İşte hepsi ortaya çıktı! dedi*Resulullah Yahudilere; "Birinci şehadetiniz kafidir, ikincisi lüzumsuzdur" buyurdu. evime döndüm. Ailemi ve akrabalarımı İslâmiyete davet ettim. hepsi Müslüman oldular.*bazı Yahudiler samimi olarak Müslüman oldular. bazı Yahudiler; "İslâmiyete yalnız şerlilerimiz inandı. onlar hayırlılarımızdan olsalardı, atalarının dinini bırakmazlardı" dediler. 
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Peygamberler diyarı
Kaynak islam ansiklopedisi android programı
HAZRET-İ  MUHAMMED (S.A.S) Medine devri

Müslümanlarla yahudiler İlk yazılı antlaşma 

*Hicretin birinci senesinde; Ensardan Zürare, Bera MuhacirlerdenMaz'un vefat etti. Kafirlerle savaşa izin verildi. Medine'nin hava ve suyuna dayanamayan hz Ebu Bekir ile Bilal-i Habeşi sıtmaya tutuldular. Resulullah; "Ya Rabbi! Mekke'yi sevdirdiğin gibi Medine'yi de sevdir ve bize bereket ve rızık ver" diye dua ettiler. Cenab-ı Hak duasını kabul buyurup, Muhacirlere Medine'yi sevdirdi.
*Hicri birinci yılda efendimizin iştirak ettikleri Ebva, Veddan gazaları yapılmıştır. İkinci yılın başlarında; 
Buvat, Safevan, Züluşeyre seferleri olmuş  savaş vuku bulmamıştır. Mekkeli müşrikler boş durmayıp, efendimize, Mekke'de yapamadıklarını Medine'de yapmaya kalkışmışlardır*Mekkeli müşrikler Medineli müşriklere tehdit mektupları gönderdikleri  Medine'deki Yahudi kabilelerini de tehdit ettiler Yahudiler, efendimizin huzurunda sulha geldik. antlaşma yapalım  birbirimize zararımız olmasın" dediler. Peygamberimizle onlarla elli beş maddelik, Müslümanların ilk yazılı antlaşmasını yaptılar *Efendimizle medine yahudilerinin yaptığı antlaşma  şöyledir:antlaşma; Resulullah tarafından Mekkeli ve Medineli Müslümanlarla, onlara tabi olanlar ve  beraber savaşanlar arasında yazılan bir belgedir.
Şüphesiz bunlar diğer ayrı bir cemaattir.
- Her kabile, esirlerinin akçelerini ortaklaşa ödeyeceklerdir.*Müslümanlar, karışıklık çıkaranlara, evlatları bile olsa, cephe alacaklardır.Yahudilerden Müslümanlara tabi olanlar, herhangi zulme uğramayacak ve onlara yardım edilecektir.
Yahudiler, kendi dininin icablarını yerine getirecektir.*Hiçbir kimse,  kötülük etmeyecek, zulme uğrayana yardım edilecektir. Medine Vadisi, dokunulmaz bölgedir.Mekkeli müşrikler ve onlara yardım edenler himaye edilmeyeceklerdir.
Medine'ye hücum edenlere karşı, Müslümanlar ile Yahudiler yardımlaşacaklardır.Yahudiler, Müslümanlara iyi davranacak  kin tutmayacak düşmanlıkta bulunmayacaklardı. 

*efendimizin hicretinden önce, Medine'de Hazrec kabilesinin reisi Abdullah Medine'ye hükümdar seçilecekti. Akabe biatları, ve hicret hadisesiyle Evs ve Hazrec kabileleri Müslüman olunca, Abdullah ın hükümdarlığı gerçekleşmedi.  *Abdullah efendimiz ve Eshab-ı kirama, diş biliyor, düşmanlığını gösteremiyordu münafıklar zümresini teşekkül ettirdi. Müslümanların  İslâm dinine girdiklerini söylüyor, ve alay ediyorlardı. Gizliden gizliye nifak tohumları ekip ve fitne çıkardılar
Fahr-i alem efendimizin mübarek sözlerini değiştirdiler *Düşmanlıklarını saklıyan Yahudiler, efendimizle  antlaşdılar. gruplar halinde geldiler. çok zor sorular sordular. Aldıkları cevaplardan O'nun, hak peygamber olduğunu anladılar. inad ve kıskançlıkla iman etmediler. Peygamberimiz; "Bana Yahudi alimlerinden on kişi iman etmiş olsaydı, Yahudilerin hepsi iman ederlerdi" buyurdular. *efendimizin mahzun olmasını, Allahü teâlâ şu ayet-i kerimesiyle teselli eyledi: Ey Habibim! Kalbleriyle inanmadıkları halde, ağızlarıyla inandık diyenler küfür içinde koşuşanlar, seni mahzun etmesin. Onlar, durmadan casusluk edenlerdir. Kelimeleri a değiştirirler. *Eğer size fetva verilirse, kabul edin, verilmezse sakının" derler. Allahü teâlâ, kimin fitneye düşmesini dilerse, sen, Allahü teâlânın iradesini önlemeye muktedir olamazsın.*Onlar öyle kimselerdir ki, Allahü teâlâ, onların kalblerini temizlemek dilememiştir. Onlara, dünyada hakir ve perişanlık; ahırette de pek büyük bir azab vardır." (Maide suresi: 41)*Yapılan antlaşma sebebiyle, sahabe Yahudilerle dostluk kurmuşlardı. Allahü teâlâ, onları  bundan men ederek buyurdu ki: Ey iman edenler! Din kardeşlerinizden başkasını dost edinmeyin. Onlar fenalık yapmakda, fesat çıkarmakda kusur etmezler ve sıkıntıyı arzu ederler. kin ve düşmanlıkları, ağızlarından dökülmüştür. Kalblerindeki düşmanlık büyüktür. düşmanlık ayetlerini açıkladık, eğer düşünür anlarsanız..." (Al-i İmran suresi)

*Mekkeli müşrikler, Medine'deki müşrikleri münafıkları, Yahudileri ve Medine kabilelerini tahrik ve tehdid ediyorlardı. İslâmın nurunu söndürmeye çalışıyorlar, Peygamberimizin mübarek vücudunu ortadan kaldırmanın yollarını arıyorlardı. 
*Münafıkların ve müşriklerin, sinsi düşmanlığına rağmen,  efendimiz hep barış, istiyordu. Fakat müşrikler düşmanlıkta ısrarlıydı Eshab-ı kiram düşmana karşı çıkmayı arzu ediyor ve; "Ya Rabbi! Bizim için, senin yolunda, müşriklerle mücadele etmekten kıymetlisi yoktur. Kureyşli müşrikler  Habibini Peygamberi yalanladılar ve Mekke'den çıkardılar savaşa müsaade et!.." diye dua ediyorlardı. *efendimiz Allahü teâlânın emriyle hareket ediyordu. beklenen izin çıktı. vahiyde şöyle buyuruluyordu: Size karşı harp açanlarla,  Allahü teâlânın yolunda çarpışın. haddi aşmayın Muhakkak ki, Allahü teâlâ aşırı gidenleri sevmez. 
*Onlar sizi Mekke'den çıkardıkları gibi, siz de onları çıkarın. Onların şirk ve fitneleri, öldürmekten kötüdür. Mescid-i Haram'da sizinle çarpışmadıkça, siz de harp etmeyin. Fakat, onlar sizi  öldürürlerse, siz de onları öldürün. Kafirlerin cezası böyledir.
*onlar, Allahü teâlâyı inkardan ve muharebeden vazgeçerlerse, siz de bırakın. muhakkak ki, Allahü teâlâ mağfiret ve merhamet edicidir."
(Bekara suresi) "Şirk fitnesinden eser kalmayıncaya din yalnız Allahü teâlânın oluncaya ve yalnız Allahü teâlâya ibadet edilinceye kadar, müşriklerle harp edin. Şirkten vaz geçerlerse, zulüm yoktur düşmanlık ve ceza ancak zalimler üzerinedir.(Bekara suresi)
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Peygamberler diyarı
Kaynak islam ansiklopedisi android programı
HAZRET-İ  MUHAMMED (S.A.S) Medine devri

Seriyyelerin kurulması

*Fahr-i Kainat efendimiz, Medine'nin asayişini korumak, ve düşmanların durumunu kontrol etmek için seriyyeler kurdu  Medine'de nöbet tutma usulünü koyarak emniyet tedbirleri aldı.
*Müşrikleri, ticari ve iktisadi yönden zayıf düşürmek lazımdı. Bunun için Suriye ticaret yollarını kesmeliydiler .müşrik kervanının Medineden  geçmekteydi Peygamberimiz, seferi emretti süvarilerinin başına hazret-i Hamza'yı kumandan verdi . Allahü teâlâdan korkmayı, emri altındakilere  iyilik  buyurdu*Efendimiz "Allahü teâlânın yolunda, Allahü teâlânın ismini anarak gazaya çıkınız! Allahü teâlâyı tanımayanlarla çarpışınız..." buyurdular. *Hazret-i Hamza emrindeki birliklerle üç yüz süvarilik müşrik kervanına harekete etti müşrik ve müminlerin müttefiki Mecdi az olduğunu göz önüne alıp yenileceklerini düşündü. Müslüman devletinin ilelebet devamını umarak iki tarafı çarpışmaktan vazgeçirdi. *hazret-i Hamza ve arkadaşları Medine'ye savaşmadan döndüler. efendimiz  memnuniyetini bildirerek; "İyi ve doğru bir iş yapılmıştır" buyurdular. *Müslümanlara, savaş izni çıkınca, seriyyelerin, arkası kesilmedi. Ubeyde hazretlerinin emrine altmış veya seksen asker verilerek, Rabig'e gönderildi. Müşrikler, kaçtılar
*efendimiz Kureyş müşriklerini gözetlemede Nahle'ye seriyyesine  Ubeyde Cerrah hazretlerini kumandan yapmayı istediler. Ubeyde emri alınca, Peygamberimizden uzak kalmanın acısıyla ağladı. Resulullah, onun yerine Abdullah Cahş hazretlerini emir tayin ettiler.

ilk ganimet

*Abdullah Cahş, İslâmiyeti heyecanla yaşayan zatlardandı. Müslüman olduğu zaman, kafirlerin tüm  işkencelerine iman gücü ile karşı koymuş, eza ve cefalara metanetle katlanmıştı. efendimiz, onun için Açlığa ve susuzluğa en çok dayanan ve katlananınızdır" buyurmuştu. *Abdullah bin Cahş,efendimizin şehidler için verdiği müjdeleri duyarak, şehadete can atmış. Harplerde en önde kahramanca çarpışmıştı*Hazret-i Cahş anlatır: aleyhisselam yatsı namazını kılınca, yanıma gel. Silahın yanında olsun. Seni bir tarafa göndereceğim" buyurdu. Sabah olunca, mescide gittim. Kılıcım, yayım, oklarım ve çantam üzerimde, kalkanım da yanımda idi.aleyhisselamı bekliyordum. Muhacirlerle geldi Seni kumandan tayin ettim" buyurarak mektup verdi. "Git mektubda yazılanlara göre hareket et" buyurdu. *Ya Resulallah! Hangi tarafa gideyim?" diye sordum. "Necdiye yolunu tut. Rekiye, kuyusuna yönel!" buyurdu. Abdullah Cahş, Nahle seferine memur edildiği zaman, kendisine ilk defa, Emir-ül-mü'minin sıfatı verildi.İslâmda ilk defa bu isimle anılan emir, odur. *Hz cahş  efendimizin mektubunu açtı Bismillahirrahmanirrahim. mektubu gözden geçirdiğinde,  Nahle vadisine kadar, Allahü teâlânın ismi ve bereketiyle gidersin. Arkadaşlarından hiç birini, zorlamayasın! Nahle vadisindeki Kureyşilerin kervanını bize bildiresin" yazılıydı.*Emir-ül-mü'minin hz Cahş, İşittim ve itaat ettim. Allahü teâlânın ve sevgili Resulünün emrini yerine getireceğim" diyordu*Arkadaşları Allahü teâlâya, Resulullaha ve sana itaat edicileriz. Nereye istersen, Allahü teâlânın bereketi üzere yürü" diye cevap verdiler. *Hz cahş Nahle'ye vardı Kureyş kafilesi geçiyordu. Mücahidler, kafileyi  İslâma davet ettiler.ve savaşarak  Galip geldiler Müşriklerin malını aldılar Abdullah Cahş, ganimet mallarının beşte birini efendimize ayırdı. Bu, ilk ganimetti
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Peygamberler diyarı
Kaynak islam ansiklopedisi android programı
HAZRET-İ  MUHAMMED (S.A.S) Medine devri

Mescid-i Kıbleteyn 

*Sevgili Peygamberimiz, Medine-i münevvereye hicret edeli on yedi ay olmuştu. Şimdiye kadar hep Kudüs-i şerifteki Beyt-i Makdis'e dönerek namazlarını kılarlardı. *Medine Yahudilerle doluydu ve. Onların da kıblesi Kudüstü... Ne acaib iştir! Dini bizden ayrı, fakat kıblesi bizim gibi!" sözleri efendimize geldi. kalb-i şerifleri incindi. *Cebrail aleyhisselama efendimizEy Cebrail! Allahü teâlânın, yüzümü, Yahudilerin kıblesinden Kabe'ye çevirmesini arzu ediyorum." Cebrail aleyhisselam
Ben, bir kulum. Bunu, Allahü teâlâdan niyaz et dedi
*Bekara suresinin 144. ayet-i kerimesi nazil oldu. Buyuruldu ki:Ey Habibim! Vahyin gelmesi için yüzünün semaya çevrildiğini görüyoruz. biz seni, razı olacağın bir kıbleye çevireceğiz. yüzünü Mescid-i Haram a döndür. Ey mü'minler  nerede olursanız yüzünüzü namazlarda o tarafa çeviriniz.
*Şüphe yok ki, kendilerine kitap verilenler, kıble çevrilişinin, Rableri tarafından hak olduğunu bilirler. Allahü teâlâ onların yapacaklarından gafil değildir." 
*Bir gün Ümmü Bişr'in evinde öğle namazı kılınıyordu. Allahın Resulü önde, arkalarında vecde dalmış saf saf Sahabiler...vardı
Namazın iki rekatı kılınmıştı... tüm insanlığın imamı 3. Rek'ata ayağa kalktı gelen emirle Resulullah ağır ağır istikamet değiştirip,kabe istikametine durdular. *Kıble değişikliği  her tarafta duyuldu. Karalamak için Yahudiler ve  münafıklar iftiralarla ortaya çıkdılar:Önce bir yöne sonra başka yöne, bu ne demek? "Eğer bizim kıblemizde kalsaydı, kitaplarımızda haber verilen peygamber O'dur derdik" dediler*Müşrikler ve münafıklar kendileri sözlerine inanmıyorlardı Maksatları zihinleri karıştırmaktı... onlar da biliyordu ki, Resulullah kitaplarında bildirilen Peygamberdi.  kabul etmediler.  kendilerinden omayan bir peygamberi..  hazmedemediler.*Kıble değişince Eshab sordu:Ey Allahın Resulü bu zamana kadar kıldığımız namazlar ne olacak?Cevap ayet-i kerimeymle geldi Allah sizin imanınızı zayi etmez!"namazın kılındığı mescide Mescid-i kıbleteyn,iki kıbleli mescid" denildi. Resulullah Kuba da ilk mescidin mihrabını mübarek elleriyle yeniden yaptı ve mescidin duvarlarını değiştirdi.
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Peygamberler diyarı
Kaynak islam ansiklopedisi android programı
HAZRET-İ  MUHAMMED (S.A.S) Bedir Savaşı

*Müşriklerle savaşa izin çıkınca , Resulullahın birliklerinin, harekatlarda başarılı olması, müşrikleri korkuttu.kervanlar, askerlerle sefere çıkıyordu. 
Hicretin ikinci yılında, Mekkeli müşrikler her aileden sermaye alıp, bin develik bir kervanı Şam'a gönderdiler. Başlarında Süfyan vardı ve Müslüman olmamıştı. *Müşrik Kervanında kırk muhafız vazifelendirmişti. Mallar satılınca silah satın alacaklar ve Müslümanlarla savaşacaklardı efendimiz, müşriklerin kervanını haber alınca, keşif için, Muhacirleri vazifelendirdi.*Küfür ehlinin, silah ve malları alınırsa, Müslümanlara zararları dokunmaz ve dirençleri kırılırdı. efendimiz, Talha ile Zeyd hazretlerini, kervanın üzerine gönderdi Hz Osman ve altı kişiye Medine'de kalmalarını emir buyurdular. *Muhacirlerden ve Ensardan üç yüz beş sahabi Ramazan-ı şerifin on ikinci günü Bedir mevkiine yürüdüler. Sayıları, vazifeli ve Medine'de kalanlarla birlikte 313 kişiydi*sefere çıkmak için yetişen gençler, ve kadınlar efendimize yalvarıyorlardı. Resulullahın huzurunda
"Anam babam sana feda olsun ya Resulallah! sizinle gelmek istiyorum. Yaralıların yaralarını sarar, hastaların hizmetini görürüm. Allahü teâlâ şehidlik nasib eder!" diyordu *Habibullah evinde Kur'an-ı kerim oku. Şüphesiz ki, Allahü teâlâ şehidliği nasib eder" buyurmuştur.

*Ebi Vakkas ra. Bedirdeki sefer hazırlığını şöyle anlatır: Kardeşim Umeyr'in saklandığını gördüm. on altı yaşında idi. 'Sana ne oldu ki, gizleniyorsun?' dedim. efendimizin beni de küçük görüp geri çevirmesinden korkuyorum. gazaya katılıp, Allahü teâlânın şehidlik nasib etmesini arzu ediyorum, dedi. efendimiz kardeşime geri dön' buyurdular. kardeşim ağladı. Merhamet deryası 
Habib-i gözyaşına dayanamayıp, müsaade ettiler."
*Bedirde Alemlerin efendisinin sancağını; Mus'ab Mu'az ve hz Ali taşıyorlardı. Eshab-ı kiramın yanlarınd iki at ve yetmiş deve vardı. nöbetleşerek biniyorlardı. *Eshab aleyhisselamın yürümeyip deve üzerinde gitmesi için; "Canımız sana feda ya Resulallah! deveden inmeyiniz. Yüksek zatınızın yerine biz yürürüz" diyerek yalvarıyorlardı. Fakat Kainatın sultanı, kendisini farklı görmeyip; Siz, yürümekte benden kuvvetli olmadığınız gibi, ecir ve mükafat hususunda da ben sizden müstagni ve ihtiyaçsız değilim" buyurdular.*efendimiz ve yüce Eshabı, çölde kavurucu bir sıcak altında Bedir istikametine yürüyorlardı. oruçluydular. Eshab-ı kiram, İslâmiyet'i yaymak için, pek çok sıkıntılara katlandı efendimizin peşinden aşk ve şevkle gidiyorlardı... Çünkü Allahü teâlânın ve Resulünün rızası şehitlik ve Cennet vardı...

*Peygamberimiz, Eshabının hallerine bakıp; Allahım! Onlar, yayadırlar. Sen, onlara binek hayvanı ver! Allahım! Onlar açık ve çıplaktırlar. Sen, onları giydir! Allahım! Onlar açdırlar, onları doyur! Fakirdirler, fadl-ı kereminle onları zengin eyle!" diye dua buyurdular.*efendimiz ve mübarek ordusu, şiddetli sıcak altında Bedir'e ilerlerken, müşriklerin Şam kervanı Bedir'e yaklaşmıştı. efendimizin, kervan üzerine gönderdiği iki sahabi, kervanın iki gün içinde Bedir'e geleceğini öğrenip, sür'atle efendimizin yanına döndüler. *Kervandakiler, Müslüman casuslarından haberiniz var mıdır?" diye sordular. Süfyan, yerdeki deve pisliklerini ezdi ve içindeki yem çekirdeklerini gördü Bunlar Medine yemleridir. o iki adam Müslümanların casuslarıdır" dedi.
*Müslümanların çok yakınlardaydı müşrikler büyük bir korkuya kapıldı. Kervanlarından endişeye düşerek, gece-gündüz yürüyüp, Kızıldeniz sahilinden Mekke'ye gittiler Gıfari isminde birini, Mekke'ye haberci gönderdiler gıffarı Mekke'ye gelince gömleğini yırttı. İmdaaat! İmdat!.. Ey Kureyşliler! Yetişin!.. Kervanınıza, Ebu Süfyana mallarınıza, Muhammed ve Eshabı saldırdılar. yetişin kervanı kurtarın diye feryad etti
*Mekkeliler, Yedi yüz develi, yüz atlı süvari ve yüz elli piyade toparladılar. Leheb'e; "Haydi sen de katıl!" dediklerinde, korkusundan hastalığını bahane etti. Yerine, Hişam'ı bedel olarak gönderdi. Ümeyye harbe hazırlanmakta gevşekti
efendimizin; "Eshabım, Ümeyye'yi katleder" buyurmuştu. O eshabdan korkuyordu. Cehil'in onu korkaklıkla itham etmesiyle savaşa gitmek mecburiyetinde kaldı.
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Peygamberler diyarı
Kaynak islam ansiklopedisi android programı
HAZRET-İ  MUHAMMED (S.A.S) Bedir Savaşı

*Müşrik ordusu zırhlı idi. Yanlarında güzel sesli kadınlar vardı. Çalgı aletleri ve içkileri vardı Bu kadar güçlü bir ordu ile, değil üç yüz kişiye, bin kişilik bir orduya bile galip geliriz zannında idiler. *Müşrikler Yola çıkmadan öldürecekleri müslümanları ve ganimetlerini hesap ettiler müşriklerin en büyük emeli; İslâm'ı ortadan kaldırmaktı...azgın müşrik sürüsü, kadınların çaldığı defler ve söylediği şarkılarla yola çıktı... 
Savaşta ısrar ediyorlardı *Müşrik kafilesinin reisi Süfyan, Kays ismindeki adamını Kureyş'e gönderip;"Ey Kureyşliler! kervanınızı, adamlarınızı ve mallarınızı muhafaza için Mekke'den yola çıtınız. Biz tehlikeden kurtulduk. geri dönünüz!.." dedi. "Müslümanlarla çarpışmak üzere Medine'ye gitmekten sakının!" diye tavsiyede bulundu. 
*Ebu Cehil; "Yemin ederim ki, Bedir'e varıp üç gün üç gece şenlik yapıp, develer boğazlar, şarab içeriz. kabileler bizi seyrederek, imrenirler ve hiç kimseden korkmadığımızı görürler. heybetimizden, kimse bize saldırmaya cesaret edemez. Ey yenilmez Kureyş ordusu! Yürüyün..." dedi.
*Ebu Cehil söz dinleyecek halde değildi İleriyi gören ve tedbirli olan Süfyan; Eyvah! Yazık oldu Kureyş'e!.. Cehil Bu işi baş olma sevdasıyle yaptı. azgınlık, eksiklik ve uğursuzluktur. Kureyş'in vay haline!.." dedi Kervanıyla müşrik ordusuna yetişti.

*Server-i kainat efendimiz, Eshabıyla Bedir'e yaklaşıyordu Medineli müşriklerden Hubeyb ile Kaysı İslâm ordusunda gördüler. Hubeyb harp san'atını bilen, yiğit bir pehlivandı. Peygamberimiz onlara; "Siz, bizimle niçin geliyorsunuz?" buyurdular. Onlar da; "Sen, bizim kızkardeşimizin oğlusun komşumuzsun. Biz kavmimizle ganimet toplamaya geliyoruz!" dediler.*Efendimiz, Hubeyb'e; Allahü teâlâya ve Resulüne iman ettin mi?" buyurunca; "Hayır" dedi. aleyhisselam; geri dön! Bizim dinimizde olmayan, bizimle beraber olamaz" buyurdu.*Hubeyb efendimize yiğitliğimi, kahramanlığımı ve düşmanda yaralar açan bir pehlivan olduğumu herkes bilir. Ganimet için senin yanında, düşmana harb ederim" dedi. efendimiz, onun yardımını Müslüman olmadıkça kabul edilemeyeceğini bildirdi. *Revha mevkiinde Hubeyb, Resulullahın huzurunda Ya Resulallah! Allahü teâlânın, alemlerin rabbi olduğuna ve senin peygamberliğine inandım, iman ettim" dedi.
Server-i kainat efendimiz çok sevindiler. Kays Medine'ye döndükten sonra imanla şereflendi .
*efendimiz ile Eshabı, Safra Vadisi'ne geldiğinde, Mekkelilerin Bedir'e yürüdükleri haberi alındı. 
Medineli Müslümanlar, efendimize Akabe'de "Ya Resulallah! şehrimize gel. Seni , düşmanına canımız pahasına da olsa, koruyacağız diye söz vermişlerdi. 

*Bedir gününde Medine müslümanlarının Karşılarında kendilerinden; sayı, silah ve malca kat kat fazla büyük bir düşman ordusu vardı. 
*efendimiz, Eshabına, fikirlerini sorunca, hz Sıddik ve hz Ömer düşman ordusuyla çarpışalım dediler. 
Muhacirlerden Esved Ya Resulullah! Allahü teâlânın emri ni yerine getir. O'nun fermanıyla yürü. seninle beraberiz, ayrılmayız. *Biz İsrailoğullarının Musa aleyhisselama dedikleri gibi; "Ya Musa! Cebbarlar, zalimler kavmi o bölgede bulundukları müddetçe biz oraya gidecek değiliz. sen ve Rabbin beraber gidin ikiniz muharebe edin, çarpışın. Biz oturucularız..." (Maide suresi: 24) şeklinde söz söylemeyiz. Canımızı başımızı Allah ve Resulüne feda ederiz. *Seni, hak peygamber gönderen Allahü teâlâya yemin ederiz ki, deniz ötesi Habeşistan'a göndersen, yine gideriz. Sana muhalefette bulunmayız. Her arzunuzu yerine getirmek için hazırız. Anam-babam, canım sana feda olsun ya Resulallah!..Hz. Mikdad'ın konuşması, Peygamberimizi memnun etti. hayır dualarda bulundu.*Medineli Müslümanlar çok önemliydi. Resulullah'ı Medine'de korumaya söz vermişlerdi. Medine dışında çarpışmak vaadleri yoktu. Ensar'dan Mu'az ayağa kalktı Ya Resulallah! Biz, sana iman ettik, peygamberliğini tasdik ettik. Her getirdiğin haktır, itaat etmek üzere sana kesin söz verip yemin ettik. *Biz, sözümüzden dönmeyiz ve her nereye teşrif ederseniz emrindeyiz. Emrin başımızın üzerinde Canımızı ve başımız yoluna feda Seni hak peygamber gönderen Allahü teâlâya yemin ederiz ki, denize dalsan peşinden dalarız. bir adım geri kalmayız. emreyle tutarız. Malımız canımız feda olsun. Düşmandan yüz döndürmeyiz. Cenkte sabırlıyız. Ümidimiz rızana kavuşmaktır..." 
*Düşman ne kadar çok, ve güçlü olursa olsun, şanlı Eshab, Peygamberimizin peşinden göz kırpmadan şehadete yürüyecekler; Allah ve Resulünün rızasını kazanacaklardı. Kainatın efendisi oldukça gidilmeyecek yer yoktu... efendimizin uğrunda Ciğerparelerini feda ettiler 
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Peygamberler diyarı
Kaynak islam ansiklopedisi android programı
HAZRET-İ  MUHAMMED (S.A.S) Bedir Savaşı

*Fahr-i alem efendimiz, Ordusu ile Bedir'e ilerlerken, Eshabının kendisine bağlılığına çok sevindi.Haydi, yürüyünüz! Allahü teâlânın lütfu ile şad olunuz. Vallahi, şimdi Kureyş kavminin harp meydanında vurulup düşecekleri yerlere bakıyor, onları görüyorum!" buyurarak, müjde verdi.
*Eshab-ı kiram aşk ile efendimizin peşinden yürüdüler.Bedirde Cuma gecesi idi. Hz Ali ve arkadaşları kuyu başına gittiler. Kureyş'in devecileri kaçtılar. Hacacoğullarının kölesi Eslem, ve *Sa'idoğullarının kölesi Ebu Yesar yakalanıp
efendimizin huzuruna getirildiler , Resulullah sordu:- Kureyşliler nerededir?- kum tepesinin arkasında - Kaç kişiler- Bilmeyiz.- Günde on deve kesiyorlar?- Kureyş eşrafından - Utbe, Şeybe, Haris bin Amr, Ebü'l-Bühteri, Hakim bin Huzam, Ebu Cehil, Ümeyye bin Halef...var?efendimiz, Eshabına dönüp; "Mekke ehli, ciğerparelerini size feda etti" buyurdular. *Efendimiz Kureyş'ten geri dönen oldu mu diye sordu Beni Zühre'den Ahnes bin Ebi Şerik geri döndü.O, doğru yolda değilken, ahıret, Allahü teâlâ ve kitap bilmezken; Beni Zührelere doğru yolu göstermiştir... *Kan dökülmemesi için efendimiz, hazret-i Ömer'i, Kureyşlilere gönderdi. Hattab onlara Ey inatçı kavim! aleyhisselam buyurur ki: "Herkes vazgeçsin. Selametle dönsün. sizden başkası ile çarpışmak, bana, sizinle çarpışmaktan daha makbuldür!.." dedi. *Kureyş müşriklerinden Huzam ileri çıkıp; "Ey Kureyşliler! Muhammed size insaflı davrandı. İstediğini yapmazsanız, yemin ederim ki, size hiç insaf etmez!.." dedi.Cehil, Huzama kızarak Bunu kabul etmeyiz Müslümanlardan intikam almadıkça, geri dönmeyiz. kimse, kervanımıza taarruz edemesin!.." dedi ve barış yollarını kapadı. Hazret-i Ömer geri döndü. Kureyşliler barışa yanaşmayınca savaş artık kaçınılmaz olmuştu.

*efendimiz ve şanlı Eshabı, Bedir'e müşriklerden önce gelip, kuyulara indiler. efendimiz, Eshabına karargah yerini sordu. otuz üç yaşındaki Münzir,
"Ya Resulallah! Burası, Allahü teâlânın size karargah için emrettiği yer midir diye sual eyledi. 
efendimiz harp tedbiri burası seçildi" buyurdu.
*Habbab Şu Kureyşlilerin konacağı kuyuda tatlı ve bol su var. konalım. kuyuları kapatalım. havuzun içini su ile dolduralım. Düşmanla çarpışırken, susadıkça havuzumuzdan su içeriz. Düşman ise su bulamaz ve perişan olur" dedi.Cebrail aleyhisselam Ey Habbab! Doğrudur buyurdular ve efendimizle bedirle kuyuları kapatıp, büyük bir havuz yaptılar. *hz Mu'az, efendimizin huzur-ı şeriflerinde Ya Resulallah! sana, hurma dallarından, oturacağınız bir gölgelik yapalım mı?" dedi Fahr-i alem memnun oldular dua buyurdular. Derhal bir gölgelik yapıldı.*Peygamberlerin Sultanı, şerefli Eshabıyla harp sahasını gezdi. İnşaallah, yarın sabah filanın vurulup düşeceği yer şurasıdır! buyurarak mübarek elleriyle Kureyşli müşriklerin öldürüleceği yerleri gösterdiler.*hazret-i Ömer müşriklerden her birinin, Resul-i ekremin mübarek elini koyduğu yerde öldürüldüğünü gördüm. Ne birazcık ileride, ne de geride idiler" demiştir.*Alemlerin efendisi, Eshab-ı kiramı üç gruba ayırdı. Muhacir sancağını Mus'aba Hazreclilerinkini Münzir'e verdiler. sancakları toplandılar. orduyu saf haline geçirip, nizama soktu.saftan ileri çıkan Sevad bin Gaziyye'nin göğsüne, çubuk ile dokundular Hizaya gel, ya Sevad!" buyurdular. *Sevad ; "Ya Resulallah! Elinizdeki çubuk canımı acıttı. Ben de size çubukla dokunmak isterim" dedi. Efendimiz"Haydi, kısas et ve hakkını al" buyurdular. Sevad, Habib-i ekremin mübarek göğsünü öptü. Bugün, Allahü teâlânın emriyle ecelimin geldiğini görüyorum. bu son dakikalarda, mübarek vücudunuza dudaklarımın değmesini arzu ettim" dedi.efendimiz de Sevad'a dua buyurdular. 

*Bedir Savaşının son hazırlıklarıydı Ordusunun sağ kanadına kahraman mücahid Zübeyr sol kanadına Mikdad kumanda edecekti.efendimiz, şerefli Eshabıyla, savaş istişaresi buyurdular. 
*Asım elinde yayı ve oku ile Ya Resulallah Kureyşliler yüz metre yaklaştıklarında, ok atışına tutalım. taş atımına geldiklerinde, taş atalım. Mızrağa yaklaştıklarında kırılıncaya kadar mızraklarımızla mücadele edelim. Sonra da kılıçlarımızı sıyırıp çarpışalım!" diyerek reyini bildirdi.*efendimiz Eshabına şu talimatı verdi:
Hatlarınızı bırakmadan Bir yere kımıldamadan sebat edin emir vermedikçe harbe başlamayın Oklarınızı,yaklaşmadan israf etmeyin Düşman, kalkanını açtığında ok atın Düşman sokulunca taş atın mızrak kullanın Düşmanla göğüs göğüse gelindiğinde kılıçlarınızla çarpışınız..."*Eshabı kirama istirahat verildi. Allahü teâlânın hikmetiyle derin bir uykuya daldılar ki, göz kapaklarını kaldıracak halde değildiler.*efendimiz hurma dallarıyla yapılan gölgeliğe çekildiklerinde, hz Ebu Bekir, ve Sa'd kılıçlarıyla nöbet tuttular.  Peygamberimiz mübarek elleriyle Allahü teâlâya; "Ya Rabbi! Sen şu bir avuç cemaati helak edersen, artık sana yer yüzünde hiç ibadet olunmaz..." diyerek yalvarmaya başladı.Ve hazin dua sabaha kadar devam etti...*Mübarek İslâm ordusunun karargahı kumluktu. güçlük çekiliyor ve ayaklar kuma gömülüyordu. Allahü teâlânın İhsanı, efendimizin duasıyla bereket yağmuru yağdı Derelerde taştı Su kapları dolduruldu, zemin, sertleşti. Müşrikler çamur ve sel içinde kaldılar
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Peygamberler diyarı
Kaynak islam ansiklopedisi android programı
HAZRET-İ  MUHAMMED (S.A.S) Bedir Savaşı

*efendimiz Eshabını namaza kaldırdı cihad ve şehidliğin faziletiyle savaşa teşvik eylediler
"Muhakkak ki, Allahü teâlâ, hakkı emreder. Allah teâlânın rızası için yapılmayan amel kabul edilmez... Rabbimizin rahmetini ve magfiretini emrini yerine getirip imtihanı kazanınız*O'nun vaadi hak, sözü gerçek, cezası şiddetlidir. Ben ve siz, Hayy ve Kayyum olan Allahü teâlâya bağlıyız. O'na sığındık, tutunduk, dayandık. En son dönüşümüz O'nadır. Allahü teâlâ, beni ve bütün Müslümanları bağışlasın!.." buyurdular. *Allah, sabredenlerledir Ramazan-ı şerifin on yedisinde Cuma gününün güneşi doğdu... Biraz sonra tarihin en amansız, en nisbetsiz, en mühim, en büyük savaşı başlayacaktı... *Bir tarafta Fahr-i alem ve canlarını feda etmekten zerre çekinmeyen bir avuç şerefli Eshabı, diğer tarafta islâmı boğmak, Allahü teâlânın habibi olmakla şereflenen peygamberi yok etmek için toplanan azgın ve taşkın kafirler güruhu... *Ne yazık ki, kafirler gurubunda Resul-i ekremin akrabaları da bulunuyordu. Onlar da sevgili yeğenleri ile çarpışmak için Bedir'e gelmişlerdi.

*efendimiz, ordusunun gözden geçirip, talimatları tekrarladılar. Kureyş müşrikleri Bedir vadisine doğru akmaya başladılar. üzeri zırhlarla kaplı idi. Büyük bir gurur ve kibirle islama hücum ettiler efendimiz, mübarek ellerini kaldırarak cenab-ı Hakk'a yalvardı; *"Ya Rabbi! Kureyş müşrikleri gurur ve kibirleri ile geliyor!.. Sana meydan okuyor, Peygamberini yalanlıyor Ey Allahım! yardım ve zafer vaadini yerine getirmeni istiyorum!.. Allahım! Eğer şu bir avuç Müslümanın helakini diliyorsan, sana ibadet eden bulunmayacaktır!.."*Efendimiz yardım dileyerek Allahü teâlâya yalvarıyordu. efendimizin, hazin ve içleri parçalayan yalvarışı, ridasının mübarek omuzundan düşmesine kadar devam etti. *Efendimizin içli yakarışına dayanamayan hz Ebu Bekir, mübarek ridayı büyük bir hürmetle yerden kaldırıp, efendimizin mübarek omuzuna koyarken;Canım sana feda olsun ya Resulallah! Bu kadar yalvarmanız yetişir!.. Rabbine duada ısrar buyurdunuz! Muhakkak ki, Allahü teâlâ, sana vaad ettiği zaferi yakında verecektir" diye teselli eyledi.*alemlerin efendisi şu ayet-i kerimeleri okudu Bedir'deki topluluk, muhakkak bozulup hezimete uğrayacak arkalarını dönüp kaçacaklar. onların azab vakti, kıyamettedir. O vaktin azabı müthiş acıdır" (Kamer suresi)*Sevgili Peygamberimiz, ordusuna ve Şanlı Eshabına, şu ayet-i kerimeleri okudular Ey iman edenler! düşman topluluğu ile karşılaştığınızda sebat edin ve Allahü teâlâyı çok zirkredin ki kurtulasınız... Sabır ve sebat gösteriniz. Allahü teâlâ sabredenlerle beraberdir" (Enfal suresi: 45,46) 

*Toplu olarak düşman ile yapılan ilk savaş bedir savaşıdır Savaş başlamak üzereydi. Heyecan son haddine gelmişti. efendimizin işareti bekleniyordu
*Eshab-ı kiram, efendimizin; "Allahü teâlâyı çok zikredin..." mealindeki ayet-i kerimeyi okumasıyla Allahü ekber!.. Allahü ekber!..." demeye ve zafer için cenab-ı Hakk'a yalvarmaya başladılar.  *Arapların adetinde İki ordu savaşmadan önce, yiğitler meydana çıkar, karşılıklı çarpışırlardı. savaşma hiddeti ve arzusu çoğalır, savaşa ısınılırdı
Müşriklerden Hadrami bu kaideyi çiğneyerek, İslâm ordusuna ok attı. Muhacirlerden Mihca şehid olup, mübarek ruhu Cennete yükseldi. 
*Peygamberlerin efendisi ilk şehid için; "Mihca, şehidlerin efendisidir" buyurarak müjde verdi.
*Eshab-ı kiram yerinde duramaz haldeydi Efendimizden emir gelmeden harekette bulunamıyorlardı.içleri birer volkan gibi kaynıyordu müşrik ordusundan azılı İslâm düşmanları Utbe, kardeşi Şeybe ve oğlu Velid Mücahidlere "İçinizde bizimle çarpışabilecek var mıdır?" diye bağırdılar.
*Eshab-ı kiramdan, hz Huzeyfe, babası Utbe'ye karşı çarpışmaya ilerledi, Alemlerin sultanı Sen dur buyurdular.Medineli mücahidlerden Afra Hatun'un oğulları; Mu'az ve Mu'avvez, Abdullah Revaha Utbe, Şeybe ve Velid'in karşılarına dikildiler. Ellerinde kılıç bekliyorlardı.*Müşrikler; "Siz kimsiniz?" sizlerle işimiz yok! Bize Abdülmuttaliboğullarıyla çarpışmak isteriz" Ya Muhammed! karşımıza, kavmimizden dengimiz olanları çıkar!" diye bağırdılar.*efendimiz, Ey Haşimoğulları! Kalkınız! Allahü teâlânın nurunu, batıl dinleriyle söndürmek isteyenlerle Hak yolunda çarpışınız Allahü teâlâ Peygamberinizi de bunun için göndermiştir Kalk, ya Ubeyde! Kalk, ya Hamza! Kalk, ya Ali!" buyurdular.*Allahü teâlânın aslanları Hamza, Ali ve Ubeyde miğferleriyle meydana yürüdüler. müşrikler; "Siz kimsiniz dengimiz iseniz çarpışırız" dediler. Ben Hamza Ben Ali Ben Ubeyde'yim!" diye cevap verince, müşrikler; "Sizler bizim gibi şerefli kimselersiniz. Sizinle çarpışmayı kabul ettik" dediler.*Kahraman İslâm mücahidleri, müşrikleri, imana davet ettilerse de, kabul etmediler. kılıçlarını sıyırıp müşriklerin üzerine saldırdılar. Hz Hamza ve hz Ali, Utbe ve Velid kafirlerini bir hamlede öldürdüler. Hz Ubeyde, Şeybe'yi. Şeybe de, Ubeyde'yi yaraladı. Hamza ve Ali, Ubeyde'nin yardımına yetişip, Şeybe'yi öldürdüler. *Hz Ubeydenin mübarek ayak bileğinden, kanlar akıyordu. O, hiç aldırış etmeden, "Canım sana feda olsun ya Resulallah! Ben ölürsem şehid miyim?" diye sual etti.efendimiz Evet, sen şehidsin" buyurarak cennetlik olduğunu müjdelediler. 
*Bedirde üç mühim adamını kaybeden müşrikler, şaşkına döndüler. Kara olsun yüzleri 
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Peygamberler diyarı
Kaynak islam ansiklopedisi android programı
HAZRET-İ  MUHAMMED (S.A.S) Bedir Savaşı

*Resulullahın, kahraman Eshabı,müşrikleri kılıçlarıyla cezalandırmak için sabırsızlanıyordu. efendimiz mübarek dilinden şu duayı tekrarlıyordu "Allahım! vaadini yerine getir!.. Allahım! Şu bir avuç İslâm cemaatini helak edersen sana yeryüzünde 
ibadet edecek kimse kalmaz!.."*müşrik saflarında, Kureyş'in en cesaretli ve keskin ok atıcılarından hz Ebu Bekir'in Müslüman olmayan oğlu Abdurrahman meydana er diledi.Mücahidlerin saflarından ilk Müslüman ve Sıddık peygamberlerden sonra en üstün insan, kahraman Ebu Bekir'di!.. Oğluyla savaşmak için ileri atılmıştı.
*Alemlerin efendisi Ya Eba Bekir! Bilmez misin sen benim, gören gözüm, işiten kulağım yerindesin!.." buyurarak oğluyla çarpışmaktan men etti. hz Sıddık, oğluna; "Ey habis! Bana olan münasebetin nerede kaldı?" demekten kendini alamadı*peygamberlerin sultanı Habib-i ekrem bir avuç kum aldı kumları düşmana savurdu "Kara olsun yüzleri!.. Allahım! Kalblerine korku Sal, ayaklarına titreme ver!" buyurdu ve Eshabına dönüp; "Hücuma kalkınız!.. Saldırınız!.." emrini verdiler. *Eshab, verilen talimatla Allahü ekber!.. Allahü ekber!.." nidalarıyla ok atıyor, taşları hedeflerini buluyor , mızraklar müşriklerin zırhlarını deliyordu *Allahü teâlânın aslanları hazret-i Ali, hazret-i Ömer, Zübeyr Ebi Vakkas, Ebu Dücane, Abdullah bin Cahş müşrik saflarına bir ucundan girip bir ucundan çıkıyor kafirleri şaşkına çeviriyorlardı. *Her biri geçilmez birer kale olmuştu. "Allahü ekber!.." Allahü ekber!.." sadaları alemi dolduruyor, Allahü teâlânın şanının büyüklüğü, kafirlerin beyinlerine balyoz gibi indiriliyordu. Peygamber efendimiz; "Ya Hayyu! Ya Kayyum!" diye, Allahü teâlâya yalvarıyordu. 
*Hazret-i Ali; "Bedir'de hepimizin en cesaretlisi, en kahramanı Resul aleyhisselamdı. Müşrik saflarına en yakın olan O idi. Sıkıştığımız zaman O'na sığınırdık" demiştir.

*Hz Ali, bir müşrikle çarpışıyordu. Müşrik, kılıcını hz Ali'ye sallamış, kılıç kalkana saplanmıştı. Hz.Ali Zülfikarını, müşrikin zırhlı vücuduna salladı , omuzundan göğsüne doğru zırhıyla birlikte biçtiği sırada başı üzerinden bir kılıç parladı müşrikin kellesi miğferiyle beraber yere düştü. *Hz. Ali amcası hz Hamza'yı iki kılıçla çarpışır gördü. Peygamberimiz, Eshabının yiğitçe çarpıştığını gördükçe; "Onlar, Allahü teâlânın yeryüzündeki aslanlarıdır" buyurarak, onları takdir ediyordu.*efendimizin yanıbaşında çarpışan hz Ukaşe'nin kılıcı kırıldı. Peygamberimiz, bir sopa uzattı Ukaşe ra sopayı alınca Peygamberimizin mucizesi olarak; sopa uzun kuvvetli ve keskin bir kılıç oluverdi. Harbin sonuna kadar bu kılıçla müşrikler öldürüldü.Savaş tüm şiddetiyle devam ediyordu... *Alemlerin efendisi savaşıyor, ve şu mübarek hadis-i şerifini söylüyordu: Varlığım kudret elinde bulunan Allahü teâlâya yemin ederim ki, cenab-ı Hakk'ın rızasıyla, sabır ve sebatla çarpışanları, arkalarına dönmeden ilerlerken öldürülenleri, Hak teâlâ, muhakkak Cennetine koyacaktır."*Efendimizin mübarek sözünü işiten Umeyr Ne güzel! Ne güzel! Demek, Cennet için şehidlikten başkası lazım değilmiş" diyerek, hücumlarını daha da sıklaştırdı. düşmanla vuruşuyor, ve "Allahü teâlâya maddi azıkla değil, Hakk korkusu, ahıret ameli, cihadda sabır ve sebatla gidilir. Bunun dışındaki azıklar şüphesiz biter ve tükenir!.." diyordu. Ve şehid oluncaya kadar çarpışıyordu

*Muharebe şiddetlenmişti!.. Bir sahabeye üç müşrik saldırıyordu. Her birine kılıç yetiştiren şanlı Eshab-ı hiçbir şey yıldıramıyordu. "Allahü ekber! Allahü ekber!.." sesiyle güçleniyor, düşmana saldırmaktan usanmıyorlardı. *müşriklerin hücumu şiddetlendi. Eshab zora düştü.efendimiz, hazret-i Ebu Bekir ile Allahü teâlâya Ya vahiy geldi. buyruluyordu ki: Rabbinizden yardım ve zafer istiyordunuz O size; ben arka arkaya bin melaike ile imdad ediyorum" diye duanızı kabul buyurmuştu." (Enfal suresi)*efendimiz, ayağa kalktılar ve; "Müjde ya Eba Bekir! Allahü teâlânın yardımı yetişti! Cebrail Kum tepelerinde, atının dizginini tutmuş, silahlanmış emir bekliyor" buyurdu.*Enfal suresinde cenab-ı Hak, meleklere buyurmuştu ki: Rabbin meleklere Müslümanlara nusret ve yardımda sizinleyim.Haydi mü'minlere nusret müjdesiyle kalblerine sebat ilham ediniz. şimdi kafirlere dehşet ve korku salıvereceğim. 
*Vurun onların boyunlarının üstüne, vurun her bir parmaklarına mafsallarının hepsine onlar, Allahü teâlâya ve Resulüne karşı geldiler. Kim 
Allahü teâlâ ve Resulune karşı gelirse, Allahü teâlânın azabına uğrar cezası çok çetindir!" (Enfal suresi)
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Peygamberler diyarı
Kaynak islam ansiklopedisi android programı
HAZRET-İ  MUHAMMED (S.A.S) Bedir Savaşı

*Cebrail, Mikail ve İsrafil aleyhimüsselam, biner melekle Peygamberimizle; saf tuttular
Cebrail başına sarı bir sarık sarmıştı. meleklerin başlarında beyaz sarık vardı. beyaz atlara binmişlerdi.*efendimiz, Eshabına; "Melekler, alametli ve nişanlıdırlar. Siz de kendinize alamet ve nişan yapınız!" buyurdular. Zübeyr başına sarı, kırmızı bezi sarık sardılar. Hz Ali, beyaz tuğ, hz Hamza da, göğsüne deve kuşu kanadı taktı.
*Meleklerin harbe girmeleri ile durum değişti... 
Eshab kafire kılıç sallamadan, kafirin başı, gövdesinden yere düşüyordu. efendimizin safında tanınmayan kimseler müşriklerle çarpışıyordu
*Meleklerin yardımıyla harbin durumu değişti... Hazret-i Sehl anlatır: "Bedir gazasında, müşrike kılıcımız dokunmadan, kelleleri bedenlerinden ayrılıp yere yuvarlandığını görüyorduk!..
*Şavaş, hızla Müslümanların lehine değişti Müşrikler, şaşırdı Kafirlerin sancaktarı Umeyr esir edildi. *Kumandan Cahil Kureyşlileri cesaretlendirmek için şiirler söyleyerek, askerin moralini düzeltiyordu. Genç bir delikanlı gibi saldırıp Anam beni bugünlere doğurdu!.." diyerek böğürüyor, gençleri teşvik ediyordu.*Müşriklerden Sa'id, baştan ayağa zırhlıydı Sadece gözleri görünüyordu. Atının üzerinde Ben, Ebu Zatülkeriş'im! Ben Ebu Zatülkeriş'im!" yani ben büyük karınlıyım, karın babasıyım diyerek müslümanlara meydan okuyordu. *Kahraman mücahid Zübeyr bin Avvam, müşrik ubeydeyi nişanladı Allahü ekber!" deyip savurdu. Hedefini bulan mızrak, onu atından yere düşürdü. Hz.Zübeyr, yanına vardığında, Ubeyd ölmüştü. Ayağını, yanağına basıp, olanca kuvvetiyle çektiği mızrağı zor çıktı, eğilmişti.*Hazret-i Zübeyr'in, Bedir harbindeki kahramanlığı çok büyüktü. Vücudunda yaralanmadık yer yoktu oğlu Urve; babam üç kılıç darbesi almıştı. biri boynunda idi. Yara derin bir iz bırakmıştı ki, içine parmağımı sokabiliyordum" demiştir

*Abdurrahman Avf Kureyşlilerle çarpışıyor, yaralarına ve akan kanlara aldırmadan, herkesi deviriyordu. Hz Abdurrahman kimse kalmamıştı. Sağımda Ensardan iki delikanlı gözüme ilişti. Ben kuvvetlisi Ey amca! Cehil'i tanır mısın!" diye sordu. 
tanırım" dedim ne yapacaksın?" diye sorunca; "Resulullah'a sövermiş. Allahü teâlâya yemin ederim ki, onu görürsem, öldürünceye veya ölünceye kadar onlan savaşacağım" dedi.
*Cahil Kureyş askeri içinde ileri geri dönüyordu Ey gençler! Öteye beriye telaşla giden şu şahıs, Ebu Cehil'dir" deyince, kılıçlarına sarıldılar ve çarpışdılar.gençler, Afra Hatun'un çocuklarıydı
*Eshab-ı kiramın kahramanlarından Mu'az Cehil'in yanına sokuldu. Cehil'in bacağına kılıcını çaldı. Cehil'in bacağı yere düştü. babasının imdadına yetişen Müşrik İkrime, hz Mu'az ile çarpıştı
Mu'az ve Mu'avvez kardeşler şahin gibi ileri atıldı Önlerine geleni devirerek Cahil'e Kılıçlarıyla öldü zannedinceye kadar vurdular. *Hazret-i Mu'az Bedir'de İkrime ile yaptığı çarpışmada yaralanmıştı. Mübarek eli bileğinden kesilmiş, eli deride sallanıp kalmıştı. Çarpışmaya kendini kaptıran Mu'az ın eliyle oyalanacak, tedavi zamanı yoktu. Kesik eli deride sallanırken bile kahramanca çarpışıyordu. *Bu görülecek bir manzara idi... Hazret-i Mu'az 'ın eli kopacak haldeydi bir müddet böyle vuruştuktan sonra, hareket kabiliyeti azaldı Buna sebep, kesik eli idi. Onu derhal ayağının altına alarak koparıp attı...

*azılı İslâm düşmanlarından, Kureyş'in en gözde pehlivanı Hüveylid, durmadan bağırıyor, müşrik sürüsünü galeyana getiriyordu. *efendimiz, Allah'ım Hüveylid'e karşı bana yardımcı ol!" buyurarak dua etmişti. Allahü teâlânın aslanı hazret-i Ali, Nevfel müşrikinin üzerine atıldı. Şiddetle kılıcını indirdi. Öyle vurmuştu ki bacakları zırhlarla kaplı olduğu halde ikisi birden kesildi. kılıcını boynuna çalıp, başını gövdesinden kopardı.*Bilal-i Habeşi'yi kızgın kumlara yatırıp, göğsüne kocaman kayaları koyan Ümeyye müşriklerin en azılılarındandı.efendimize işkence yapmak için her fırsatı değerlendiren İslâm düşmanı Bedir vadisinde, müşrikleri toparluyor, İslâm'ın nurunu söndürmeye çabalıyordu. *hz Bilal, yalın kılıç ümeyyenin yanına yaklaştı Ey küfrün başı Ümeyye Sen kurtulursan ben kurtulmayayım!" deyip "Ey Ensari kardeşler! Yetişin, küfrün başı burada!" der demez, Eshab-ı kiram, Ümeyye'nin etrafını sarıp, öldürdüler.*Müşrik ordusunda, abaş kalmamıştı. ne yapacaklarını bilmiyor, kaçıyorlardı Küfrün kalesi yıkılmıştı. Şanlı Eshab Müşrikleri esir aldı. efendimizin amcası Abbas esirler arasındaydı.
Zafer inananlarındı... *efendimiz, şanlı Eshabına; Hüveylid hakkında bilgisi olan var mı?" buyurdular. Hazret-i Ali Ya Resulallah! Onu ben öldürdüm" dedi. Peygamberimiz; "Allahü ekber!" diyerek tekbir getirdiler ve; "Allahü teâlâ, onun hakkındaki duamı kabul eyledi" buyurdular.*Ümeyye öldürüldüğünde efendimiz sevindiler ve; "Elhamdülillah! Allahü teâlâya şükürler olsun, Rabbim kulunu tasdik etti, dinini üstün kıldı" buyurdular.
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.