''İnsan nefsini kontrol etsin, eğer nefsinde Rasulullah sallallahu aleyhi ve
sellem’den kendisine sahih olarak ulaşan, O’nun hüküm verdiği her
habere karşı sıkıntı duyuyorsa ya da Rasulullah sallallahu aleyhi ve
sellem’den gelenlere karşı nefsi teslim olmamışsa, nefsi falan ve filanın sözüne veya kıyasına ya da istihsânına meylediyorsa veya çekiştiği konularda Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’den başka birine muhakeme oluyorsa bilsin ki Allah Teâlâ yemin ederek söylemiştir - ki O’nun sözü haktır – o mü’min değildir. Allah Teâlâ doğruyu söyleyendir.
Bu kimse mü’min olmadığına göre, o bir kâfirdir. Üçüncü bir kısma yol yoktur.
Allah’ım! Sen biliyorsun ki, aramızda geçen hiçbir şeyde, çekiştiğimiz hiçbir konuda, hükmünde ihtilâf ettiğimiz hiçbir hususta Senin kelâmın ve peygamberinin – aleyhi's-salâtu ves-selâm - kelamından başkasına muhakeme olmayız. Yeryüzündeki herkes bize öfkelense de, bize muhâlefet etseler, gruplaşarak harp etseler de Peygamberinin hükmettiği hiçbir şeyde nefislerimizde sıkıntı duymayız. Bizler buna gönülden teslim olanlarız. Tereddüt etmeden o hükme koşarız. Buna muhalefet eden herkes isyânkârlardır. Bunun senin katında hata olduğuna kesinlikle iman ederiz. Ben senin katındaki doğruya isabet edenim. Allah’ım! Bizi bunda sabit kıl, buna muhalif kılma! Allah’ım! Senden çocuklarımızla beraber bizi ve Müslüman kardeşlerimizi de karşılık yurduna ulaşmamıza kadar bu yola sıkı sarılanlardan kılmanı dilerim. Âmin ey merhametlilerin en merhametlisi!”
İmam İbn Hazm