Her nefis ölümü tadacaktır. Sonunda bize döndürüleceksiniz. Ankebut-57
Bu dünya hayatı sadece bir eğlence ve oyundan ibarettir. Asıl hayat ahiret yurdundaki hayattır. Keşke bilseler! Ankebut-64
Peygamber Efendimizin Hadisleri Bu Başlık Altında
Peygamber Efendimizin Hadisleri Bu Başlık Altında
"Bedir ganimetlerinden hisseme düşen yetişkin bir devem vardı. Rasulullah (s.a.v.), Humus'tan bana yetişkin bir deve daha vermişti. Rasulullah (s.a.v.)'in kızı Fatıma ile evlenmek istediğimde, Benî Kaynuka Yahudileri'nden bir kuyumcu ile, izhîr getirmemiz için benimle yola çıkması hususunda sözleştik. Amacım, bu izhîr otlarını kuyumculara satıp düğün yemeğine yardım etmekti. Derken, ben develerimi Ensar'dan bir adamın odasının yanına çöktürmüş, bu iki devem için semer, çuval ve iplerden gerekli olan malzemeleri tedarik ediyordum. Develerimin yanına döndüğümde bir de ne göreyim! Develerimin hörgüçleri kesilmiş, böğürleri yarılmış, ciğerlerinin bir kısmı da alınmıştı. Artık bu manzarayı görünce gözlerime hakim olamadım ve ağladım.
- "Bu işi kim yaptı?" dedim.
- "Hamza b. Abdulmuttalib yaptı" dediler.
Meğer Hamza, Ensar'dan birisinin evinde, bir cariyenin şarkıları arasında işret alemine dalmış. Cariye şarkılarında şunları söylüyordu:
"Hey Hamza! şu semiz develere bak. Avluya bağlanmışlar. Bıçağı onların şah damarlarına yerleştir de onları kana boya Hamza. O develerin parça parça etlerinden, kızgın taş üzerinde kızartılmış kebap yedir bize. Zira sen ey Ebû Umare, üzerimizden zarar ve belanın kaldırılmasını kendisinden umduğumuz kimsesin."
Bu tahrik edici mısraları dinleyen Hamza, derhal sıçrayıp kılıcı aldı ve aynı anda iki devenin hörgüçlerini kesip böğürlerini yardı ve karaciğerlerinden bir miktar aldı.
Bunun üzerine ben, derhal gidip Rasulullah'ın huzuruna çıktım. Yanında Zeyd b. Harise vardı. Rasulullah (s.a.v.) gelmemin sebebini anladı da:
"Sana ne oluyor?" buyurdu.
Dedim ki: "Ey Allah'ın Rasulü, ben bugünkü gün gibi bir gün görmedim. Hamza, develerime hücum edip hörgüçlerini kesti, böğürlerini yardı. İşte bakınız şu evde içki içenlerle beraber bulunuyor."
Bunun üzerine Rasulullah (s.a.v.) ridasını istetti. Sonra da yürümeye koyuldu. Ben ve Zeyd b. Harise de kendisini takib ettik. Hamza'nın, içinde bulunduğu eve gelince izin istedi. Kendisine izin verildi. Baktı ki içki içiyorlar. Rasulullah (s.a.v.) Hamza'yı, işlediği fiil hakkında kınamaya başladı. O vakit Hamza, sarhoş, gözleri kızarmış bir vaziyetteydi. Hamza önce Rasulullah (s.a.v.)'a baktı, sonra bakışlarını yukarılara çevirdi ve Rasulullah (s.a.v.)'ın dizine baktı. Sonra tekrar yukarılara baktı, ardından Rasulullah (s.a.v.)'in yüzüne bakıp sonra da:
"Siz, babam Abdülmattalib'in köleleri değil misiniz?" dedi.
Bunun üzerine Rasulullah (s.a.v.), onun sarhoş olduğunu anladı da derhal izinin üzerine dönüp geri geri giderek dışan çıktı, biz de beraber çıktık."
Buhari; Buyu: 2089, Humus: 3091, Kitabu'ş-Şirb ve'1-Musâkât: 2375, Meğazi: 4003, Libas: 5793.
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi
