You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Pencereden giren karanlık

Pencereden giren karanlık

General
Pencereden giren karanlık
Pencereden giren karanlık

Derin insanlık acılarının arasından geçip gündelik eğlencesine gidebilen sağır karaltılara çevirdiler bizi.
Üstümüzde; ne kadar yekinsek, ne kadar silkinsek de bir türlü kurtulamadığımız ağırlıkları var hayatın.
“Bu dünya, ezel ve ebed'in arasında sıkışıp kalmış bir göz yanılgısıdır” diyor Muhyiddin Şekûr'un şeyhi.
Kurduğumuz her insanî cümlenin, gelip yine kendi gövdemize saplanan bir zehirli ucu var.
Olduğumuz şeyi rötuşlayarak olduğumuzdan daha başka bir şeye dönüşmemiz mümkün değil; bizi, kendimize mahpus kılan her şeyden azad etmek zorundayız.
Modernliğin hayata açtığı gedikleri elleriyle tıkamaya çalışan iyi niyetli kaybedenleriz hepimiz. Gün gelecek, bu yaptığımızın bizi bir ömür yerimizde sabit kıldığını acı içinde farkedeceğiz.
Farzımuhal, içeriye ışık girsin diye duvara tırnaklarımızla kazıyarak bir küçük pencere açmaksa gayretimiz; bilelim ki bu, zindanı tahammül edilebilir hale getiren şey de olabilir.
“Söylenen sözleri hiç kimse üstüne almıyor artık!” dedi biri. “Altında kalmamak için!” dedi diğeri.
Her şeyin o kadar karmakarışık hale geldiği bir zamandayız ki; elini tümüyle kire bulayıp sabundan kalan son temizlikleri de gidermeye çalışanlar var!
Çok tedirgindi; bir gün biri çıkıp aniden “Yalan ölmüş!” diye bağırsa, kırk gün yas ilan edilir diye korkar olmuştu.
Yalancının mumunu hangi firma üretiyorsa, yatsı ezanına karşı bir tür bağışıklık formülü geliştirmiş olmalı!
Kimsenin endişe etmesine gerek yok, en can acıtıcı sözlerin etkisi dahi birkaç saatten fazla sürmüyor!
Değişmeye yeni başladığımız zamanlarda hepimiz yüzümüzde aslımızı gizleyecek maskelerle dolaşmak zorunda kalıyorduk, şimdi buna gerek kalmıyor.
“Her şey bitmiş gibi konuşuyorsun!” dediler, “Hayır! Sanki hiç bir şey başlamamış gibi konuşuyorum!” dedi.
Bir gün kapıyı çarparak kendinden çıkıp giden ve bir daha geri dönmeyen insanlar da var.
“Ne istiyorsun?” diye sordular, “Hiç!” diye cevapladı. “Boş yere bekleme, burada bir tek o yok!” dediler arsızca gülüşerek kendi aralarında.
Gecenin bir vakti aklıma gelen o müthiş cümleyi bir türlü hatırlayamadım; bu cümle onun yerini doldurmak için yazdığım cümle!
“Yarımsa bir aşk, öyküsü tamdır,/ Kays akıllanırsa, leylâ kötürüm olur” diyor 'Sultan'a Mektuplar'da Erdal Çakır.
Bazen sadra şifa olacak büyüklükte bir doğru, bir küçük yanlış anlamanın ucuna takılıdır.
Sen ne kadar çok seversen sev, deniz o kadar kucaklanamaz bir şey!
“Muhabbet nedir?” diye sordular, “can'ı CAN'a katmaktır” diye cevapladı.
“Olmadan ölen çok” dedi meczup, “ölmeden olan az!”

g.özcan
Bunu ilk beğenen sen ol.
-İKRA-
RE: Pencereden giren karanlık
Modernliğin hayata açtığı gedikleri elleriyle tıkamaya çalışan iyi niyetli kaybedenleriz hepimiz. Gün gelecek, bu yaptığımızın bizi bir ömür yerimizde sabit kıldığını acı içinde farkedeceğiz.

Düşündürücü... Teşekkür ederiz.
Allahümme salli alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âli seyyidina Muhammed
Bunu ilk beğenen sen ol.
Yeni Üye
RE: Pencereden giren karanlık
“Yalan ölmüş!” diye bağırsa, kırk gün yas ilan edilir diye korkar olmuştu.
Yalancının mumunu hangi firma üretiyorsa, yatsı ezanına karşı bir tür bağışıklık formülü geliştirmiş olmalı!

çok güzel yazı yazanın kalemine sağlık paylaşım için Allah razı olsun .....
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.