ir. Böyleon onbeş çuval gezer... Hepsi çok iyi taklit yapıyorlardır.En son çuvala vurur ses yok. Daha sert vurur gene ses yok, tekme,tokat, tahta, tüfek, ses yok. Askerlere emir verir iyicene tekmeleyindiye. Çuvaldan kan sızmaya başlıyor. Beş dakika sonra da ince,bitkin bir ses:- Patateeeeeees
ŞAKA
Laz'ın biri, takasının içinde oturmuş, Allah'a yal varmaktadır: — Allahum, bu cün tuttuğum ilk paluğu pi fakirevereceğum, der. Ve lâz oltasını atarak beklemeye başlar. Neden sonra oltayı çeker. Bakar ki bir
de ne görsün? Ucunda koskocaman bir balık! — Haçan hiç pu da fakire verulur mu daa! Birden balık bir çırpınışta oltadan kurtulur ve denize atlar. Lâz üzgün ve şaşkın: — Allahum, ben şakacıktan demuştum daa... der.
TİLKİ
Tilki, bir gün başını alır, gezmeye çı kar. Köyün mey danına varır. Bir duvara çıkar, çev reyi seyre dalar. Oradan geçen köy muhtarı şaşırır: — Aaa, bir tilki!.. Köyün hocası camiye giderken duvardaki tilkiyi gö- rür: — Aaa, tilkiye bak!.. Bakkal da oradan geçerken bağırır: — Hay
Allah bir tilki!.. Kahvedekiler merak edip dışarı çıkarlar. Onlar da tilkiyi görünce şaşırırlar: Tilkiyi gördünüz mü? Vallahi bir tilki bu!.. Kalabalık çoğalıp sesler uğultuya dönüşünce tilki or mana kaçar. Dişi tilkiye: — Bugün öğle vakti köye indim. Orada herkes benitanıyor, ben hiçbirini tanımıyorum...
Alma Alma
Bir gün nasrettin hoca elma satıyormuş.her gittiğinde alma alma diyormuş.herkeste elmadan bahsetiyor sanmışlar. ve bir a
am gelip bir kilo almış ve elmalar çürük çıkmış.adam gelip hocam bu elmalar çürük demiş. hoca ben sana demedimmi alma alma
