Bu konulardaki yazdıklarım sadece düşünce ve yorumdur…
Şu yaşadığımız çağda toplumlar rekabet içindedir. Bu rekabetin en önemli ayağı bilimsel teknolojik üstünlük, bunun diğer ayağı ise buna bağlı olarak ekonomik güçtür. Ekonomik güç, bunun sağladığı toplumdaki refah seviyesinin yüksekliği, tek başına bir gösterge değildir. Günümüzde bazı doğu toplumlarının, zenginliği, ekonomik gücü, refah seviyesinin yüksekliği, onların güçlü olduğunu, gelişmiş olduğunu göstermez . çünkü, bu toplumlar hazır yiyici tüketici toplumlardır. Ellerinin altındaki doğal kaynaklardan beslenmektedirler. (petrol, doğalgaz) v.s gibi… bu toplumların ipi genelde, batının uygar toplumlarının elindedir. Batının gelişmiş devletleri, bu toplumları, gerek kendi istekleriyle, gerekse ekonomik veya askeri yaptırım uygulayarak sömürmektedir.
Günümüzde gücün temeli, bilimsel teknolojik gelişmeye bağlıdır. Bilimsel teknolojik gelişme ise, o toplumdaki eğitim düzeyi yüksek bireylerin oranına, kalifiyeli eleman sayısına bağlıdır. Günümüz batı toplumunun temelleri, eğitim düzeyi yüksek yetişmiş kalifiyeli elemanlarla beslendiği için, büyük savaşlar, ekonomik yıkımlar yaşasa da çabuk toparlanabilen dinamik bir yapıya sahiptir yani “çağımızın en medeni ezici güç sahibi uygarlığı batı uygarlığıdır.”
Halbuki tarihe baktığımızda çok garip bir döngü vardır. Eskinin en medeni gelişmiş toplumları, “Ortadoğu, Mezopotamya, Anadolu uygarlıkları günümüzün en geri kalmış toplumları olmuş, batının barbar kavimleri günümüzün en gelişmiş uygar toplumları olmuştur...