“Ey iman edenler! Allah’tan korkulması gerektiği gibi korkun ve sizler ancak müslümanlar olarak ölün!” (Al-i İmran: 102)
“Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratan ve ikisinden birçok erkekler ve kadınlar üretip yayan Rabbinizden sakının! Adını kullanarak birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allahtan ve akrabalık haklarına riayetsizlikten sakının! Şüphesiz Allah sizin üzerinize gözetleyicidir.” (Nisa: 1)
“Ey iman edenler! Allah’tan sakının ve sözün en doğrusunu söyleyin ki Allah, amellerinizi ıslah etsin ve günahlarınızı bağışlasın. Kim Allah (c.c)’a ve rasulüne itaat ederse büyük bir kurtuluşa ermiş olur.” (Ahzab: 70-71)
En doğru söz; Allah (c.c)’ın kitabı ve en hayırlı yolu gösteren Rasulünün sünnetidir. En şerli şey; bidat olan şeydir. Her bidat dalalettir. Her dalalet ateştedir.
İnsanların hatta bütün mahlukatın varoluş gayesi; sadece Allah (c.c)’a ibadet etmek ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmamaktır.
Allah (c.c) bu konuda şöyle buyuruyor:
“Şüphesiz ki ben, cinleri ve insanları sadece bana ibadet etsinler diye yarattım.” (Zariyat: 56)
“Oysa onlar, dini O’na has kılarak ihlaslı bir şekilde yalnız Allah’a ibadet etmekle emrolunmuşlardı.” (Beyyine: 5)
“(Ey Muhammed!) Dosdoğru olarak yüzünü dine, Allah’ın insanları ona göre yarattığı fıtratına çevir! Allah’ın yaratışında hiçbir değişme yoktur” (Rum: 30)
Rasulullah (s.a.s) da bu konuda şöyle dedi:
“Her doğan fıtrat üzerine doğar.” (Müslim)
Allah (c.c), kudsi bir hadiste şöyle buyuruyor:
“Kullarımın hepsini hanif (müslim ve muvahhid) olarak yarattım. Fakat şeytanlar onları değiştirdi. Kendilerine helal kıldığımı onlara haram kıldı ve onları bana ortak koşmaya sevketti.” (Müslim)
)